ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müzikle örülmüş şehir.Sayı: 1040 - 30.06.2010


İstanbul’da yaşamanın bazı yönleriyle bir nimet olduğunu bir kez daha anladığım bir hafta geçirdim. Aslında bu haftaya, heyecanla beklediğim bir konserle başlamayı umuyordum. Bir önceki hafta, Ataköy Sheraton havuzbaşında gerçek bir caz efsanesini, 1958’de Harlemde çekilmiş olan o eşsiz fotoğrafta, ‘A Great Day in Harlem’de yeralmış Benny Golson’u dinlemeye gitmiştim. Bu hafta ise aynı mekânda akordiyonun emsalsiz üstadı Richard Galliano’yu (Bir caz adamı şöyle demişti: “Caz akordiyonu ikiye ayrılır:  Galliano ve diğerleri”) dinlemeye hazırlanıyorduk ki, doluyla karışık yağmur vaziyeti doğdu. Gerçi organizasyondaki nazik hanımlar çadır kurulduğunu söyleyip davetlerini tekrar ettiler ama ben Arvo Pärt konserinden önce kovalarla boşaltılan yağmurun altında kalmış biri olarak, bir süre musluklardan akan sulara bile şüpheyle bakmıştım.

Gidemedim yani, ancak ertesi akşam Pina Bausch’un, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İKSV ortaklığında sahnelenen ‘Nefes’ine gittim; Bausch’un İstanbul’una. Geçen yıl bizi bırakıp giden Pina’yı, Nisan ayında da Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde oynayan ‘Dans Rüyaları’ ile anmıştık ama bu bambaşka bir şey. Bausch’un dans anlayışını bilen-sevenler için bir hazineydi.

Sonra da Mich Gerber bizi cepheden vurdu. Ayın 24’üydü, günlerden Perşembe. Mesai arkadaşlarımdan orada burada sürtüp duran bir eleman muamelesi görmeyi göze alarak, Aksanat’ın yolunu tuttum. Bas/kontrbas zaten çok severim, Mich Gerber’in kendisi de en takdir ettiğim basçılardan biridir. Klasik müzik eğitimi görmüş biri olarak, hem bu kaynaktan yararlanıp hem de olabildiğince uzaklara giden bir cazcıdır. Enstrümanını dans eder gibi çalması da işin cabası. Kendisi pek çok müzisyenle işbirliği yapmıştır, hatta bunlardan biri olan Imogen Heap de Caz Festivali’nde karşımızda olacak. Gerber Çarşamba akşamı Sakıp Sabancı Müzesi sahnesi ile Perşembe akşamı Aksanat sahnesine davulda Gert Stäuble, perküsyonda Fredrik Gille ve çok beğendiğimiz vokalisti Joy Frempong ile çıktı. Dört dörtlük bir konserdi.

Kaçırmış olma ruh hali içindeyseniz, hemen belirteyim: Bu Çarşamba, yani 30 Haziran’da iki konser var. Bir tanesi, gene Akbank Sanat’taki Lars Danielsson konseri. Programda üstadın kontrbas ve viyolonsel çalacağı söyleniyor. Ben çello çaldığı albümlerini biliyorum. Her neyse, Danielsson’a piyanoda Stavros Lantsias, gitarda John Parricelli eşlik edecek. ‘Zarif, lirik ve melodik’ sıfatlarına hak kazanmış üstat, besteci ve yapımcı yönleriyle de tanınır. Gerçekten pişman olmazsınız, vaktiniz varsa kaçırmayın.

Gelin görün ki, aynı akşam, neredeyse aynı saatte Haliç Teresanesi’nde de bir konser var. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, iki yıldır PÈcs ve Ruhr Ajanslarıyla işbirliği içerisinde sürdürdüğü ‘Geçici Kentler’ projesini bu konserle noktalıyor. Saat 19.30’da Haliç Tersanesi’nde Antwerp’li sıradışı DAAU -Die Anarchistische Abendunterhaltung / Anarşist Akşam Eğlencesi grubu, tersanenin havuzlarından birine yerleşterilecek olan yüzer sahnede çalacak. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilecek bu özel konser, aynı zamanda grubun İstanbul’daki ilk performansı. Adlarını, Hermann Hesse’nin Bozkırkurdu (1927) romanından çıkaran DAAU’yu dinlemeyi çok isterdik. Ne yazık ki Danielsson ile aynı akşama denk geldiler. Klarnette Han Stubbe, akordeonda Roel Van Camp, kontrbasta Hannes d’Hoine ve çelloda Simon Lenski ile sahneye çıkacak  Die Anarchistische Abendunterhaltung’un son albümünün adı, ‘The Shepherd’se Dream’. Onu henüz dinleyemedik ama, Danielsson’un son albümü ‘Tarantella’yı gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliriz. İstanbul’da rahatlıkla bulabilirsiniz, ayrıca alan da pişman olmaz...


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.