ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Hayaller gerçek oldu Sayı: 1032 - 18.06.2010


Eric Clapton ve Steve Winwood İstanbul’u salladı, Kuruçeşme Arena böyle kalabalık, İstanbullu böyle virtüöz görmedi ama dinleyici pek iyi değildi

Aylar önce bu konserin haberini aldığımızda içimiz bir hoş oldu, yüreğimiz pır pır etti. Başladık geri saymaya... Neden? Çünkü koskoca Eric Clapton, koskoca Steve Winwood ile aynı sahneyi paylaşacaktı. Kışın aldığımız bu haber içimizi ısıttı, dün ise iyice ısındık ustaları sahnede izlerken. Turkcell Kuruçeşme Arena, şimdiye kadar pek çok konsere ve festivale ev sahipliği yaptı. Roger Waters, Depeche Mode, Kylie Minogue, R.E.M, Daft Punk gibi yıldızlar burada sahne aldı. Kendi adıma, ben Kuruçeşme Arenayı daha önce bu kadar kalabalık görmedim. Konsere girebilmek ve sahneyi görebilecek bir yere konuşlanabilmek gibi konsere gelme sebeplerimizi tatmin edebilmek bir hayli zor oldu. Ama pek de azımsanamayacak bir kesimin öncelikleri sanki bunlar değildi, yemek ve içki sırasında bekleyenler ve o arada konseri boşlayanların sayısı oldukça fazlaydı.

Maalesef ustaların sahneye çıkışına yetişmek benim için mümkün olmadı. Yaşlısı, genci, çocuğu “V.I.P”si derken konsere girmeye çalışan kalabalığın arasında sel gibi aktık Kuruçeşme Arenanın girişine. O sırada pek kişinin aklında da şu düşünceler akıyor olmalı: Bu konser Santralistanbulda olsa ne olacaktı acaba? Ne de olsa festival için ilk belirlenen mekân Santralistanbuldu. Eric Clapton ve Steve Winwoodu aynı sahnede izlemek isteyen binlerce kişi oraya nasıl sığacak derken, mekân değişikliğinin haberini almış, bu kararın bir hayli yerinde olduğunu düşünmüştük. Boğazda denize nazır Clapton ve Winwood izleme fikri tartışmasız çok yerinde. Ancak inişli çıkışlı Kuruçeşme Arenada sahneyi görebilecek yer bulmak çok güç, tabii eğer sahne önü ya da V.I.P bileti almadıysanız.

Her konserde olduğu gibi bunda da bir uğultu hâkimdi. Birbirine telefonundaki fotoğrafları gösterenler mi dersiniz, “Hadi baba, bir Cocaine çal artık da dinleyelim” diyenler mi dersiniz, fırsat bu fırsat “Gel seni omzuma alayım” diyenler mi dersiniz, hepsi mevcuttu. Olsun...

Dünya gözüyle Eric Clapton gördüm diyebilmek isterdim ancak bunu gönül rahatlığıyla diyemiyorum. Ama dinledim, can kulağıyla dinledim Clapton ve Winwoodu. İlerleyen yaşlarına rağmen ne kadar canlı, ne kadar enerjik olduklarını anladım. Claptonın turkuvaz Fender Stratocasterını nasıl konuşturduğunu duydum, Steve Winwoodun yumuşacık sesini dinledim, her şarkıda paslaşmalarını, birbirlerinin önüne geçmeye çalışmadan müziklerini icra etmelerini dinledim. Konseri benimle birlikte dinleyen ve sahneyi görme şansına erişen şanslı müzikseverler tahminimce anladı ki bu adamlar gerçekten efsane ve biz onları izleyebilme/duyabilme fırsatını yakaladığımız için hakikaten şanslıyız. Hayaller gerçek oldu desek yeri...

İkili, konserde After Midnight, Layla, Gimme Some Lovin, Cocaine, Voodoo Chile gibi şarkılar çaldı. Hatta öyle bir çaldılar ki bluesa doyduk. İki saati aşkın sahnede kalan Clapton ile Winwood, 20’ye yakın şarkı çaldı bizlere ve onlara eşlik edenler de en az onlar kadar başarılıydı. Clapton kibar ama “cool”du, şarkı aralarında alkışlara teşekkür etti, bir de “Steve Winwood” diyerek arkadaşını takdim etti. Ama inanın bu kadarı yetti, yetti de arttı...

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.