ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Klasik müzik kulübüSayı: 1010 - 14.05.2010


Soğuktan büzülmüş halde üzerinde 2010 logosu bulunan şeffaf şemsiyemi açmış yürürken Kültür Başkenti Ajansı yöneticilerine karşı içimde bir şükran duygusu uyandı. İlk basın toplantısında dağıttıkları dolmakalemlerden sonra, elle tutulur ikinci büyük projelerini de gerçekleştirmişlerdi.* Haliç’teki 2010 fişek gösterisinden çıkıp Deniz Palas’taki Salon’un dingin açılış konserine uğradım. Müdavimi olacağımız belli bu sanat tapınağının ilk gecesinde daha ziyade İKSV çalışanları ve yakın dostlarından oluşan bir grup vardı. Bir müzik klübünde açık hava festivali gibi plastik bardaktan içki içmek biraz yadırgatıcıydı, sonra öğrendim ki aslında daha mekanın barı kurulmamış, sahneyi, ışığı, sesi filan tamamlayıp açılışı yapmışlar. İlk gün için bir caz grubunu seçmeleri de iyi olmuş, insanlar doya doya sohbet edebildiler.

Oradan evime giderken sigara yasağının bir nimetini daha fark ettim. Artık hangi mekanda hayat var hangisi ölü anlamak için ‘bir bakıp çıkıcam’ yapmaya, acaba giriş parasını ödersem sonra pişman olur muyum diye tereddüte kapılmaya gerek kalmamış. Sigaraya çıkanların kapı önü kalabalığı, içeride nasıl bir ortam olduğu hakkında da iyi bir fikir veriyor. Benim kapı önü gözlemim, Şişhane’nin yeni trendy mekanlarının mutlaka ziyaret edilmesi yönünde oldu.

***

Hep trendy mekanlar ve trendy insanları yazmak doğru değil tabii, geçen hafta daha ‘çekirdek’ topluluklara ilgi gösterdim. Mesela çıktım, Serhan Bali’nin önderliğinde kurulan Klasik Müzik Kulübü’nün Tünel’deki ilk toplantısına gittim. Üniversitedeki sinema kulübünden bu yana bir kulüp faaliyetine katılmamıştım. Mekana girdiğimde tabii kerli ferli klasik müzik tutkunlarından oluşan neredeyse 100 kişilik bir toplulukla karşılaştım. 14 Ocak gecesi, ‘Klasik Müzik Ayın 14’ü Gibi Güzeldir’ (bu harika sloganı mutlaka Serhan Bali bulmuştur) sloganıyla düzenlenen toplantıya her yaştan müziksever katılmıştı. Ben de kalabalıkta kendimi belli etmeden bir kenara oturdum ve bir iki kadeh bir şey içip gecenin şerefine Gülsin Onay’ın verdiği minik konseri dinledim. Konser güzeldi ama daha bulunmazı, gecenin ilerleyen saatlerinde Gülsin Onay’ın aynı masada oturduğu arkadaşlarına yaptığı ‘köylü kadın’ sonra da ‘genç bir kemancıyı dinleyen Suna Kan ile Ayla Erduran’ taklitleri oldu. Kulübün Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya şubeleri-nin açıldığını, yakında faaliyete geçeceklerini da söylemeliyim. Artık cazcılar ne yapar bilmem.

Klasik müzikçilerden bir iki gün önce de bir edebiyat toplantısına uğradım. Özgür Edebiyat dergisi 4. yaşını kutladı. Eh, hala edebiyat dergisi çıkartanlar var. Biz, has edebiyat düşkünleri ‘tanıtım yazılarını eleştiri diye yutturan kitap ekleri’ne meydanı bırakmadıkları için bütün edebiyat dergilerini çok seviyor, ama nedense zahmet edip almıyoruz. Neyse alanlar yetiyor demek ki, Özgür Edebiyat dört yaşına girdi. Ben de gidip Cezayir Sokağı’nın keşmekeşine daldım ve Sakman Klüp’teki geceye katıldım. Şarap ve peynir ikram edilen akşamın ev sahipleri Atilla Birkiye, Adnan Özer, Metin Celal ve Özgür Yayınları’ndan Erol Uluğ ile Halit Karaoğlu’ydu. Leonard Cohen ve Edith Piaf gibi ozan şarkıcıların çalınıp edebiyat dedikodusunun yapıldığı gecede Neşe Yaşın, İbrahim Yıldırım, Selçuk Altun, Baki Ayhan, Deniz Durukan, Salih Bolat, Zeynep Köylü, Metin Üstündağ, Hatice Meryem, Mahir Öztaş gibi yazar ve edebiyatçılar vardı. Saat 22.30’da Selen Selvi sahneye çıktığında ise içeride kimse kalmamıştı. Belli ki kırmızı şarap ve peynir kimseyi kesmemiş, hatta midelerde küçük isyanla0r çıkartmış ve kalabalık, küçük ekipler halinde Asmalımescit meyhanelerine dağılmıştı.

*Dolmakalem esprisi Zaman’daki meslektaşım Kurşun Kalem’e aittir, hakkını teslim edelim.
 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.