ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Onlar, bir elin parmaklarını geçmeyen viyolacılarımızdan...Sayı: 1010 - 14.05.2010


Viyola, yaylı çalgılar ailesinin bir üyesidir. Alto ses tınısıyla öyle güzel bir sesi vardır ki, insanı alıp bir duygudan bir başka duyguya götürür. Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde saplantı haline gelmiş keman, gitar ve piyano dışında viyola’nın varlığı, Güzel Sanatlar Lisemiz sayesinde ismini duyurabilmiştir. Hatta, değerli dostum Ersen Sururi’nin sahnelerde uzun zamandan beri çaldığı enstrümanın keman olduğu zannedilmiştir. Belki de kemana çok benzer olmasından dolayıdır ki, bu böyle yanlış bilinmekteydi ama, dostumun uzun zamandan beri sahnelerdeki enstrümanı viyola idi.  Benim de aldığım keman eğitimi bir yana, viyola eğitimi ve öğretimini geliştirecek eğitimlerin ardından, Güzel Sanatlar’da bu enstrümanın eğitimini verecek düzeye geldikten sonra, viyola isminin toplumda ve öğrencilerin ensruman seçimlerinde artık viyolanın ismi de anılır olması benim için gurur kaynağı olmuştu. Özellikle, viyola öğrencilerinin sayısının az da olsa artması, bu enstrüman konusundaki ümitlerimizin daha da artmasına neden olmuştur. Artık Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde konservatuar mezunu viyolacıların olduğunu bilmek de sevindirici ümit vericidir.

Bir orkestranın viyolaya olan ihtiyacını karşılayacak öğrencilerimiz ve mezunların, Kuzey Kıbrıs sanat eğitimine ve sanat icrasına olan katkısı düşünülenden daha fazladır. İşte, yeni dönem viyola öğrencilerim olan Deniz Gür ve Melekcan Gönenoğlu Kuzey Kıbrıs’ın ilerki sanat icra dalında, birer isim olacaklar. Böylece viyola ismi, adanın daha da geniş coğrafyasına yayılabilecek.

Melekcan 16 yaşında Lefkoşa’da ikamet ediyor. Deniz ise 17 yaşında ve Mağusalı. İkisi de çok yetenekli sanat öğrencileri. Melekcan, annesinin eski piyanosuyla oynayarak başladığı sanat serüvenine, artık gerçek anlamda sanat eğitimi aldığı AGSL’de devam ediyor. Deniz ise, ailesinin kendisine aldığı kemanla ve aldığı özel derslerle sanat yaşamına katılmış. AGSL yetenek sınavlarını kazandıktan sonra, Ankara Hacettepe Konservatuarı sınavında da başarılı oldu. Bir süre Ankara’da süren eğitimin ardından tekrardan Kıbrıs’taki AGSL’ye döndü. İkisinin de tercihleri viyola oldu. İkisi de, viyola çalmanın verdiği keyifle ne kadar doğru bir seçim yaptıklarının farkındalar. Bir sene sonra AGSL’den mezun olacak olan sanat ve viyola aşığı bu gençleri, daha çok uzun ve zor bir yolculuk beklemekte. 2010, onlar için çok zor kararların verileceği bir tarih.

Özellikle sanat alanında, yurtdışında kendilerini geliştirecek üniversiteleri seçmeleri gerekecek. Artık sadece Türkiye değil, Avrupa’nın herhangi bir ülkesi de onlara çok yakın. Şu anda aldıkları eğitimle bu ülkelerde sanat eğitimlerini rahatlıkla ve cesurca sürdürebilecekler. Evet, şimdilik bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olan, Kıbrıslı viyola icracılarının sayısı hızla artmakta ve gelecek için bizlere ümit vermektedirler. Yine bir umutla,  bir gün açılabilecek olan bir senfoni orkestrası için de, hazır elemanlar onlar. Yani dışardan ithal değil yerli sanatçılarımız olacaklar. Alacakları yüksek eğitimin ardından ülkelerine dönmelerini sağlayacak iş ortamının yaratılması ise, yetkililerin sorumluluğunda. Yurtdışında sanat eğitimi alan birçok öğrencimiz adaya dönmüyor, dönemiyor. İşte bu günler, yetkili sayılan insanların sorumluluklarını ne kadar yerine getirdiklerini sorgulama zamanıdır.

Sanatçılarımızın KKTC’de yaşamalarını istiyorsak tabi.
  

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.