ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Klasik müzik orkestraları ondan özel beste istiyor...Sayı: 998 - 28.04.2010


Popçularımız yabancı sözlerle yurtdışına açılmaya çalışadursun, özgün işleriyle uluslararası arenada kendine yer bulan müzisyenlerimiz de var. Hollanda'da yaşayan genç besteci Evrim Demirel de onlardan biri. Klasik müzik orkestralarına siparişle beste yapan Demirel'in ilk albümü "Makamsız" geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Yurtdışında temsil edilmenin pek çok yolu var; Eurovision ve UEFA belki en bilinenleri. Bir de sessiz sedasız, yaptığı işle anılan sanatçılar var. İngilizce albüm yapmadan da insanlara ulaşabilen bu isimlerden biri de çalışmalarını Hollanda'da sürdüren besteci Evrim Demirel. Genç yaşına rağmen Avrupa'nın önde gelen klasik müzik orkestraları için özel sipariş üzerine yaptığı besteleri ile tanınan sanatçı, ilk albümü "Makamsız"ı müzikseverlerin beğenisine sundu.

Adından anlaşılacağı gibi albümün genelinde Türk müziği etkileri var. Demirel, kimliği, sanattaki en önemli unsurlardan biri sayıyor ve kendi kimliğini ararken de Türk ve Osmanlı müzik geleneğinden yararlanıyor. Bu, makamsal özelliklerde hissediliyor en çok. Demirel, "Geleneksel Türk müziği penceresinden bakıldığında bu makamsal durum, makamsız olarak değerlendirilebilir; makamsız bir makamlılık söz konusu." diyor. Sanatçının rotası ise çağdaş müzik. "Günün müziği ancak çağdaş olabilir." diyen Demirel, bunun tartışılacak bir tarafı olmadığını söylüyor. Genç besteci, günün müziğinin sunduğu imkânları değerlendirmeye açık; farklı disiplinlerdeki müzikleri, kendi müziği içinde kullanmaktan yana. "Benim kafamda Batı müziği, Türk müziği diye kesin duvarlar yok. İkisi de incelenmesi, öğrenilmesi gereken müzik disiplinleri. Öğrenip besteleyip çalıştığım sürece bir rota oluşuyor. Nitekim bugüne kadar böyle oldu, büyük bir ihtimalle de böyle devam edecektir."

Osmanlı dönemi saz eserlerinden halk şarkılarına, mehterden sufi müziğine kadar çeşitli etkileri, çağdaş, akıcı, doğal ve anlaşılır bir dille sunan "Makamsız"da Hollanda'nın önemli orkestraları yer alıyor. Albümde en dikkat çekici eserlerden biri hiç kuşkusuz "Anadolu'dan Dört Halk Şarkısı". Çin, İran, Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye ve Hollanda'nın önde gelen müzisyenlerini bir çatı altında birleştiren Atlas Ensemble, bu coğrafyaların enstrümanlarıyla Batılı enstrümanları bir araya getiriyor. Bütün bu yönleri ile "Makamsız" kafamızda Türk müziğinin geleceğine dair soru işaretleri oluşturacak gibi görünüyor.

Türkiye'de senelerdir sorulan "Neden uluslararası düzeyde yeterince besteci çıkmıyor?" sorusuna oldukça dokunaklı cevaplar veriyor genç besteci. Türkiye'de uluslararası arenada yarışabilecek çok fazla besteci ve besteci adaylarının olduğunu; fakat Türkiye'de besteciliğin henüz profesyonel bir meslek olmadığı görüşünde. "Bu şu demek" diyor ve sorularla anlatıyor sıkıntılarını: "Bugün Türkiye'de sanatsal anlamda ciddi müzik besteleyen neredeyse hiçbir besteci, sadece besteleyerek hayatını idame ettiremez.

Sanatsal müzik üretimi için ayrılan bir bütçe var mı? Her yıl kaç yeni eser için siparişler veriliyor? Senfoni orkestralarımız her sezon kaç yeni Türk eserinin ilk seslendirilişini gerçekleştiriyor? Devletin çağdaş müzik üretimi için ayırdığı bütçe ne büyüklükte? Böyle bir bütçe var mı? Bütün bu olanaksızlıklara rağmen bu kadar çok bestecimizin olması müthiş bir başarı ve özveri. Türkiye'de büyük bir klasik müzik potansiyeli var, inanıyorum ki 100 yıl sonra Türkiye'deki klasik müzik dünyası çok farklı olacak." Önümüzdeki aylarda Türkiye'ye dönecek ve bundan sonraki müzik hayatına Türkiye'de devam edecek olan Evrim Demirel'in birçok önemli hayali var. Klasik Türk müziği korosu ve bir senfoni orkestrası için büyük çapta bir yapıt bestelemek gibi bir hayali olduğunu öğreniyoruz önce. Ayrıca piyano konçertosu ve kanun konçertosu gibi hayalleri de var. Şu anda Hollandalı bir film yapımcısının bir çalışması için müzik yapan Demirel, bunun müthiş bir zevk olduğunu ve müziğin görselliğe inanılmaz katkıda bulunan bir sanat olduğunu da ışıldayan gözlerle söylüyor.

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.