ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Kültür cinayetleri örtülmez.Sayı: 918 - 05.01.2010


Kültür cinayeti bir insanlık suçudur. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu’nun, Rum bestekârlara resmen reva gördüğü korkunç zulüm: onların sanat aşkıyla bestelediği masum yapıtları tahrip etmek, yok etmek! Bestecilerin uzun sürede ürettikleri, hem de Türkçe sözlü yapıtların güftesini ve ezgisini baştan sona bozarak yeryüzünden kazımak... Hemen somut bir örnekle katliamı sunalım: Yorgo Bacanos Türk sanat müziğinin en büyük ut sanatçılarından biri. Onun başyapıtlarının en mühimlerinden biri ise, Mahur makamındaki şu sevilen şarkısı: “Hâlâ kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar!”

Görüldüğü gibi sözler Türkçedir ve siyasi içerikli değildir. Fakat 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden sonra devletin müzik eserlerini denetlemekle görevlendirdiği ve hatta tek yetkili kıldığı şahıs sırf Rum olduğu için, söz konusu koca besteciyi ve cumhuriyetin ilk yıllarından beri sevilen o dehayı bir kalemde katletmeye karar veriyor. Adam öldüğüne göre nasıl yapacak bunu? Elbet yapıtını idam edecek... Devletin bu alanda tek yetkili kıldığı şahıs, özgün notaları imha eyleyip, “o eser öyle değil böyle yapılır” diye, şizofren, yeni bir nota kaleme alıyor. Bu nota bozan denetçi, devletin bu alandaki tek yetkilisidir. Hani tek vatan, tek bayrak, tek millet var ya, öyle bir şey işte. Bestecilerin notalarını babasının malıymış gibi, düzeltiyorum gibi yapıp hiç kimseye hesap vermeden değiştiriveriyor. Bestekâr Rum olunca kimse bunu yapmaktan çekinmiyor.

Yorgo Bacanos ustanın söz konusu bestesinin özgün notası -Cumhuriyetin gençlik döneminde, kendisi tarafından onaylanıp basılmış notası- da elimde, TRT’nin nota sünnetçisi tarafından sünnet edilmiş şekli de... İnsan insanlığından utanır. Sovyetler Birliği’ni kendi eliyle yıkan tek yetkililer arasından bile başka halkların kültür mirasını katledenler çıkmamıştı. Sen kimsin kardeş, bu yetkin gökten mi indi? Hayır, bir de kalkıp yedi sülalesini düzelttiğin notaların altına:

TRT Müzik Dairesi/ ‘Notada mevcut “hece dağılım hataları” giderilerek yeniden çoğaltıldı. A.H. 1994. 3.30’ biçiminde, cüretin, dilbilgisi yoksunluğunun, meydan okumanın, aşağılamanın, yetkisini gaddarca kullanmanın örneğini, hiç kimseden korkmadan belgelendiriyorsun! Kültürü bırak, hislerini ifade etmiş ve azınlık mensubu olduğu için nispeten korunmasız bir kimliğin-azınlık olmasa ne yazar, bir kişiliğin, yani bir şahsiyetin-sanattaki en basit üretim özgürlüğünü çiğneme salahiyetini sana ne tür bir tek bayrak, tek vatan, tek millet yapısı verebilir arkadaş, yoldaş, kahraman-asil yurttaş? Cesaret damarlarındaki asil kanda mevcutsa mevcut, ne yapalım yani? Ona kalırsa ben de bu ülkenin beyazlarından birisiyim: Sünni-Türküm!

Şimdi kalkıp, resmi ve yarı resmi medya tarafından başlatılan Patrik linçine ben de mi katılayım? Patriğe ve onun mensup bulunduğu kadim kültüre vuruyorsan vur, fakat hiç olmazsa adamlarını dinle; dillerini koparmaya kadar götürme bu gaddarlığı. Devletin sana, modern çağlara asla yakışmayacak biçimde, hem de siyasal veya suçla ilintili hiçbir yönü olmayan müzik eserlerini denetlemek gibi şizofren bir görevi tevdi ediyorsa, kabul etme! İlerde sanat tarihine nasıl bir sıfatla geçeceğini önemsemiyorsan, bari seni sanat üstü yetkilerle donatan devlete acı; onu uyar, kirli kültür katliamlarına girişmemek konusunda, devletin yetkilerini kötüye kullanan yetki dağıtıcılarını uyar!

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.