ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1830
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


İstanbul'a Senfonik ÜçlemeSayı: 867 - 16.10.2009


Yayıncı ve yazar Murat Malay öncülüğünde, Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanan İstanbul için senfonik bir üçle-me hazırlandı. İstanbul 2010 Trilogy adlı senfoni, Hasan Cihat Örter ve Tuğrul Karataş gibi önemli müzisyenlerin işbirliğiyle hazırlandı. Türkiye'nin ilk gitar konçertosunu da içinde bulunduran çalışma, üç albümden oluşuyor.

İstanbul, Avrupa kültür başkenti olmak için artık gün sayıyor. Bu süreçte şehri en iyi şekilde anlatmak için birçok kişi, kurum ve kuruluş tarafından proje üretildi, üretilmeye devam ediyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'na bugüne kadar iki bine yakın proje başvurusu yapıldı. Bu projelerden kimi bitti, kimi devam ediyor kimi de hâlâ değerlendirme aşamasında. Geçtiğimiz günlerde, bu süreçten bağımsız özel bir proje hayata geçirildi. Projenin adı: İstanbul 2010 Trilogy (İstanbul 2010 Üçlemesi). Üçleme, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için geliştirilmiş birbirinden bağımsız fakat birbirini tamamlayıcı, uluslararası karaktere sahip arşiv niteliğinde üç ayrı eserden oluşuyor. Yayıncı ve yazar Murat Malay tarafından Türkiye'nin tanıtımı için üretilen ve üç CD'den oluşan çalışma, Türkiye'nin ilk gitar konçertosu da dahil olmak üzere iki farklı senfoni, uluslararası karakterde bir akustik gitar albümü ve bir senfonik new age eserden meydana geliyor. Türk kültür ve sanatına evrensel mânâda katkı sağlamak amacıyla Hasan Cihat Örter ve Tuğrul Karataş gibi önemli müzisyenlerin de işbirliğiyle tasarlanan proje, herhangi bir kuruluşun desteği olmaksızın, bireysel özverilerle hayata geçirilerek MEM Production etiketiyle yayınlandı.

Üç Özel Çalışma

Hasan Cihat Örter tarafından hazırlanan ilk albüm "İstanbul'da 7 Gün" (7 Days In Istanbul) adını taşıyor. Örter çalışmasında, İstanbul'da geçen bir haftayı günlerine bölerek tek tek notaya dökmüş. "İstanbul'da 7 Gün" yer yer caz öğeleri taşıyan enstrümantal bir albüm. Projenin ikinci albümü ise "Anatolian Symphonic Suite & Anatolian Guitar Concerto" adını taşıyor. Tuğrul Karataş imzasını taşıyan albüm, Türkiye'nin ilk gitar konçertosu ve ayrıca Anadolu Senfonisi adlı eseri içinde barındırıyor. Albümdeki Anadolu Gitar Konçertosu, yakın bir tarihte Rusya'nın önemli gitaristlerinden Kako Vashalomidze tarafından canlı olarak çalınacak. Projenin üçüncü albümü ise Murat Malay imzalı, "Istanbul Symphony & Bediüzzaman new age" adlı çalışma. İstanbul'u gelişmekte olan modern yüzüyle Avrupa'ya ve dünyaya anlatmak için yazılan İstanbul Senfonisi, büyük orkestraların icra edebileceği tarzda klasik senfoni formatında geliştirilmiş ve yedi süitten oluşuyor. Bazı anonim temaların da yer aldığı albümde, Tiflisli müzisyen Vahdang Makalatia'nın katkılarıyla, müzikleri Murat Malay'a ait bir new age çalışma da yer alıyor.

Projenin mimarı Murat Malay, üçlemenin birbiri ardına eklenen sürprizlerle ortaya çıktığını söylüyor. Malay, dünya ile ilgisini zaruri ihtiyaçlar haricinde kesen ve kendisini senfonik çalışmalarına adayan Tuğrul Karataş ile bir Yunus Emre şiiri için yaptığı beste vesilesiyle tanışmış. Daha sonra bu tanışıklığı, pek fazla oyalanmaksızın, dört süitten oluşan bir Yunus Emre senfonisiyle neticelendirmişler. Hasan Cihat Örter ile de "Yalnız ben miyim eyvah şaşkın olmuş kullarda/ Bir toz bile değildik şu uçsuz kainatta" mısralarıyla biten bir şarkısına gitar çalması için ilişki kurmuş. Bu teşebbüsler sanatçıları ummadıkları mecralara sürüklemiş. Malay, gelişen süreci şu sözlerle anlatıyor: "Gelgitli frekanslarımız, az çok birbirini algıladı ve keskin muhalif duruşumuz, bizi mücadeleye yönelik bir merkez etrafında birleştirmeyi başardı. Her birimiz, deyim yerindeyse, hedefine kilitlenmiş birer füze gibiydik ve şartlar ne olursa olsun, yol almaya kararlıydık. Bazen yükseklerden uçuyor, bazense apansız karaya iniyorduk. Bazen ateşle oynuyor, bazen de hiç yoktan, soğuktan titriyorduk. Ancak hangi hal üzere olursa olsun, yılmak gibi bir düşünceye kapılmıyorduk."

Sembolik Bir Fidan

Üç sanatçı, vakit kaybetmeden ilk iş olarak, beş daldan oluşan sembolik bir fidan dikme kararı almış. Adını 'şimdilik' Istanbul 2010 Trilogy koymuşlar. "Bu öyle bir fidan olmalıydı ki, dört mevsim yeşil kalabilsin ve canlılığını korusun. Derinlere işleyecek kökleriyle, müzik dünyamızda oluşan erozyona karşı sınırlı çapta da olsa bir set teşkil edebilsin. Ve zamanla bu fidanın takipçileri gelsin ve ileride küçük bir koruluk oluşturulabilsin. Her biri istisnasız Türkiye'nin uluslararası çapta sanatçıları olan bu iki büyük yetenekle yollarımızın kesişmesi, benim açımdan işte böyle bir anlam ifade ediyor." diyen Malay, bu idealist projenin, kendilerinden sonra da ortada kalmayacağını, birilerinin bu çalışmalara sahip çıkacağını ve bir gün bunların Türkiye'de ve yurtdışında hak ettiği yere geleceğini ümit ediyor.

Alıntıdır.

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.