ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Rock’n finish çizgisi...Sayı: 834 - 24.07.2009


Aylardır heyecanla beklenen Rock’n Coke için 18 temmuzda yolla düştük. Saat başı Kadıköy’den kalkıp festival alanına yığınla insan taşıyan İETT otobüslerinden birine binmek üzere upuzun bir otobüs kuyruğuna girdik. O sırada elinde buz gibi su şişeleri, dilinde, “Sayın rakın kokh yolcuları... Yol uzun, hava sıcak. Su 50 kuruş. Gönül yarası hiçbir şeye benzemez. Aman susuz kalmayın” nameleriyle yanımıza yaklaşan sucunun tek derdi birkaç şişe su satabilmekti. Tabii karaborsa festival biletleri satmak için usul usul yaklaşanlar da yok değildi: “Abla biletin yoksa ayarlarız bir şeyler...”

Klimalı otobüste balık istifi...

Velhasıl otobüs geldi ve sırayla belediyenin klimalı araçlarından birine bindik; tabiri caizse istiflendik. Kapıların kapanmasıyla birlikte -hele de benim gibi ayakta kalanlar çok iyi bilir- yaklaşık bir saatlik “ayak sancılı” bir yolculuk başladı. İlk yarım saati şen şakrak geçen seyahatin kalan 25 dakikası haliyle suskun ve terli geçti.
Derin bir “Oh” çekip festivalin yapıldığı Formula 1 pistinin yakınlarında indik otobüsten. Adımımızı atmamızla birlikte sıcak hava otobüsü aratmaya başladı. Ki festival alanına girebilmek için yaklaşık 2 kilometrelik başka bir sancılı yolculuğun başladığını bilseydik bazılarımız tekrar otobüse binmek isteyebilirdi...

Derken karşımıza bir labirent çıktı; etraftan “Yav biz fare miyiz bu nasıl bir şey böyle” diye isyan sesleri yükseldi. Labirentin sonunda ise tahmin edersiniz, arama noktaları vardı; kadınlar sağdan, erkekler soldan... Saatimden gözlüğüme kadar arandıktan sonra bedava kola içip bir kuyruğa daha girdik. Bizi festival alanına götürecek asıl minibüse bindik, “Sancılı Turizm” bir kez daha iyi yolculuklar diler...

Ve mutlu son... Rock’n Coke alanındaydık... Heyecan doruktaydı. Her yerden cıvıl cıvıl insan ve illâ ki müzik sesleri geliyordu. O an anladım ki çok eğlenip çok yanacaktık. Çünkü belirli alanlar dışında yakıcı güneşin altında, asfaltın üzerinde iki gün geçirecektik.

Vortex’i -hani şu insanı bir hışımla yukarı savurup tepe taklak eden adrenalin makinesi, kamikaze- ve space jump’ı ile -ki emniyet kemerlerine dolanıp trambolinin üzerinde zıplayabildiğiniz kadar zıplayın diye sizi gökyüzüne doğru salıveriyorlar- bir lunapark içinden geçtik. İkisini de denedim, düşman başına...

Gelinliklisi de vardı şalvarlısı da

Alanda bir tur attıktan sonra soluklanmak için Hayko Cepkin, Duman, The Prodigy, Linkin Park ve dahasını seyredeceğimiz ana sahnenin hemen karşısındaki basın çadırına konuşlandık. Dinlenirken etraftaki birbirinden enteresan insanlara gözünün takılmaması imkânsızdı. Çocuğunu elinden tutup sevdiği grup çıktı diye sahneye koşanlar,  Anadolu insanına has entarisinin altına şalvarını giymiş 60 yaşlarındaki karısının elinden tutup, şalvarı ve başındaki Rock’n Coke hatırası hasır şapkayla gezen 70’lik dedeler -ki beni çok şaşırttılar-, mini gelinliğinin altında jartiyer, saçında da duvaktan bozma bir tülle herkesin ilgi odağı olmayı başaranlar vesaire vesaire... 
Sonrası konserler, su gibi içilen bira, dans, hatıra olsun diye yapılan alışveriş ve 19 temmuz sigara yasağı...

- Daha dün burada içiyorduk, açık hava burası. Peki şemsiyenin altından çıkayım, olmaz mı...

- Olmaz arkadaşım olmaz... Sigara içen arkadaşlarımızı tek şemsiye altında topladık. Bak ne yazıyor şemsiyenin altında “Sigara içilebilir alan.”

Çok gülüp çok eğlendiğim Rock’n Coke bazılarımız için bir felaketle son buldu. Bine yakın insan sağlık ekiplerinin bulunduğu çadırlara koştu. Kamp alanında kene tarafından ısırılanlar, alkol komasına girenler, güneş çarpanlar... Bir Rock’n Coke da böyle bitti. Başkalarını bilemem. Benim için biraz yorucu oldu. Ama yine de değdi...

‘Duman’lı hava sahası

Sigara yasağına bir gün kala The Prodigy öncesi sahneye çıkan Duman, son zamanların “bence” en iyi performansını sergiledi. Yeni ve eski albümünden şarkılarla o ana kadar ana sahnenin önünü en çok dolduran grup oldu. 

Grup, bir zamanlar Sezen Aksu’dan dinlediğimiz Beni Yak’ı söylerken bir anda şarkıyı Michael Jackson’ın Billie Jean cover’ıyla kesip, sonra da kaldıkları yerden devam edince, onları dinleyen binlerce kişi adeta kendinden geçti. Yaklaşık 50 dakika boyunca festival alanı da ‘Duman’lı hava sahası oldu. Yeni neslin sevdiği gruplardan Manga ile daha olgun olan bizim neslin bir ara dilinden düşürmediği üç-dört parçasıyla akıllarda yer eden Cartel kapışması pazar gününün belki de en çok beklenen performanslarındandı.

Gel gel gel Cartel’e gel

Manga sahneye çıkıp “headbang” eşliğinde şarkılarını söyleyip çekildikten sonra Cartel, Kurtlar Vadisi-vari kıyafetlerle sahneye çıktı. Gel gel gel Cartel’e gel parçasını söylemeye başladıklarında biraz önce Manga ile kendinden geçen 17’likler ne olduğunu şaşırdı. En ön sırada kafa sallayan gençler, arka sıralardaki orta yaşlı rock severlerin coşkusuyla bebekliklerinden hatırladıkları Cartel’in ünlü Evdeki ses şarkısına hep bir ağızdan katıldılar.

Unutulmaz konserler

Rock’n Coke’a gelen farklı müzik türlerinden hoşlanan 40 bine yakın müziksever, tam anlamıyla bir müzik ziyafeti yaşadı. Festivalin ilk günü sergiledikleri performanslar ile adından söz ettirenler arasında The Prodigy başı çekti. İlk kez 11 yıl önce İstanbul’a gelen grup, performansından hiçbir şey kaybetmediğini kanıtladı. İzleyicilerle diyalog içindeki, “My people, my Turkish people” nidalarıyla ortalığı yıkıp geçti, konseri izleyen binlerce insanı yere çöktürmeyi ve aynı anda zıplatmayı başardı.

Takipçilerinin uzun zamandır beklediği Nine Inch Nails, başarılı sahnesiyle severlerini memnun etti. Dikkat çeken şeylerden biri, grubun seyirciyle iletişim kurmamasıydı. Hiç konuşmayan grup, dinleyenlerin alkışlarına minnettarlık göstermese de kimse bu durumdan şikâyetçi değildi.

Pazar günü izleyicileri Linkin Park’a hazırlanırken, Hayko Cepkin, Razorlight, Kaiser Chiefs sahne aldı. Hayko Cepkin sıra dışı performansıyla akıllara kazınırken, Razorlight solisti Johnny Borrell tavırları ve dış görünüşüyle tam bir “rock star” olduğunu kanıtladı. Kaiser Chief ise sıcak tavırlarıyla müzikseverlere çok güzel bir saat geçirtti. Öyle ki grubu tanımayanlar bile onlarla dans etti.

Gecenin beklenen grubu Linkin Park, hayranlarını memnun edecek bir performans sergiledi. Grup, Somewhere I Belong, Breaking The Habit ve One Step Closer gibi şarkılarını coşkulu hayranlarıyla birlikte söyledi. Müzikle dolu geçen günlerin ardından ise “gelecek yıl hangi grupları dinleyebileceğiz” sorusu akıllarda, yorgun ama mutlu ayrıldık İstanbul Park’tan... 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.