ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müziğin Soy Kütüğü Üzerine...Sayı: 832 - 22.07.2009


İlk başlarda insanoğlu doğanın ilkel sesleriyle kuşatılmıştı. Barınağında kamburlaşmış şekilde dururken yağmurun ritmik vuruşlarını, rüzgârın uğultusunu, deniz kıyısı boyunca dalgaların hiddetli vuruşlarından çıkan sesleri duydu. Ormanlarda kuşlar insanoğlu için şarkılarını söylediler. Kendi kalbi bile belli bir ritimde atıyor, baskı altına girdiği zamanlarda ise bu ritim yükseliyordu.

Duyduğu bu ritimleri ve hayvanların çiftleşme mevsimlerinde çıkardığı bu sesleri taklit etmek için kim bilir kaç bin sene bu sesleri dinledi. Sonunda kendi yetenekleri doğrultusunda birkaç ses oluşturmayı başardı. Bu an insanoğlunun müzik yaptığı ilk andı. İnsanoğlunun yaptığı ilk müzik ne kadar ilkel olsa da heyecan vericiydi. Muhtemelen yaptıkları şey ellerini çırpmak, bir şeylere ve ayaklarını yere vurmak, bağırmak gibi şeylerdi. Sonra yavaş yavaş denemelerini kendi vücutlarının ötesine taşıdılar: Boş deniz kabuklarından ve kaplumbağa kabuklarından tıkırtı, çubukları ve kemikleri birbirlerine sürterek de gıcırtı yaptılar. İçi oyulmuş ağaçlardan yaptıkları tokmakları aşağı ve yukarı hareket ettirerek ritim tutmaya başladılar. Bu ilkel enstrümanlardan birinin ismi ‘kükreyen boğa’ idi. Bu enstrüman bir telin ucuna tutturulmuş düz bir tahta ya da kemikten oluşmakta, kendi etrafında döndüğünde uğuldayan bir ses oluşturmaktaydı.

İŞ, AŞK VE ÖLÜM AĞITLARI

Sonraki dönemlerde insanlar kamışları ve yaş odunları keserek flüt yapmaya başladılar. Bazen çalgıcılar  flütü burun delikleriyle üflediler. Çünkü bu insanlar, ruhun burun deliklerinden üflenerek dışarı çıktığına inanıyordu. Flüt insanoğlunun ilk müzikal enstrümanıydı.

Erken dönem insanları elbette ki şarkı da söylüyordu fakat şarkılarının nasıl duyulduğu hakkında hiçbir bilgimiz olamaz. Büyük bir olasılıkla şarkıları iş, aşk  ve ölüm yası için yakılan ağıtlarla sınırlıydı. Bu şarkıların hiçbiri yazılmadığı ve kaydedilmediği için de ortadan kayboldu.

RÜZGAR, GÖK GÜRÜLTÜSÜ, ATEŞ...

İlkel müzik muhtemelen dünyanın her yerinde yapıldı. Fakat öyle görünüyor ki ilkel müziğin bir sanat olarak gelişimi ilk olarak Uzak Doğu’da başladı. Efsanelere göre tanrı Hindu’lara müziği verdi.

En eski zamanlarda Hindistan prensinin sarayında ozanlar bulunurdu. Bununla birlikte Hindu inanışına ait törenlerde müzik çok önemli bir yer tutardı. Yaylı çalgılardan oluşan Hindu orkestraların daha antik çağlarda ortaya çıktığı ve ‘ragas’ adı verilen, müzisyenlerin yeni besteler yapmak için kullandığı melodilerin belirli tanrılar tarafından kontrol edildiği bilgileri çok eski ve geçerli bilgilerdir. Kesin kuralları olan bu müzikte hangi ‘raga’nın ne zaman ve nasıl müziğin içinde yer alacağı belirlenmiştir. Bazen Hinduların Sanskritçe kelimeleri şarkılara eşlik eder. Hindular şarkı söylemenin onları daha cesur ve enerjik yaptığına, kalplerinin ise melodilerle huzur dolduğuna inanırlardı.

Çin’in müzik anlayışı ise Hint müzik anlayışından çok farklıdır. Bununla birlikte Çinliler de müziğin karakteri etkilediğine inanırlar. Çinlilere göre: ‘İyi müzik, iyi düzenlenmiş bir topluluğu garanti eder. Kötü müzik ise devleti tehlikeye sokar’. Devlet kâinatla uyum içinde olmalıdır. Bunu başarabilecek müzik enstrümanları ise rüzgar, gök gürültüsü, su, ateş, bütün yeryüzü ve akla gelebilecek bütün evrensel güçlerle birleşmelidir.



Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.