ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Murat Katoğlu ve “Şematizmden Yaratıcılığa”Sayı: 826 - 14.07.2009


Kırmızı Yayınları tarafından yayınlanan "Şematizmden Yaratıcılığa"yı yazması için Murat Katoğlu’na yıllarca yalvardım.

Çünkü Murat konuşmayı yazmaktan daha çok sever. Yapıtları, dostlarıyla yaptığı konuşmalar ve tartışmalardır. Saha ve uygulama adamıdır. İzmir’in son on yılda kazandığı sanat ve estetik değerlerin gerisinde Murat vardır. Kadıköy Süreyya Sineması’nın Süreyya Operası’na dönüşmesi, arada Murat Katoğlu olmasaydı, bu denli görkemli olmazdı.

Kendisine bunları söyleseniz, "O Murat Katoğlu ben değilim!" der.

ÜLKEN’DEN ALINTI

Kitabın alt başlığı olarak, adının altında şu açıklama yer alıyor: "Cumhuriyet Türkiye’sinde Yüksek Sanat ve Kültür Hayatının Kamu Hizmeti Olarak Kurumlaşması"...

Murat Katoğlu, kitabı yazma amacını Hilmi Ziya Ülken’den bir alıntıyla açıklıyor:

"19. yüzyıl ortalarında iki álem (Doğu ile Batı. M.K.) arasındaki fark ölçülemeyecek kadar büyüktür. Her bakımdan yenilmiş bir álemin bu sarsıntılı devresinde dünya medeniyetinin fikir mahsullerini geniş buutlarıyla kavraması mümkün müdür?.. Uzun bir süre, iki álem hiçbir senteze ulaşamadan, aynı kafanın içinde yan yana yaşadı ve Türk toplumunun en buhranlı problemi bir senteze ulaşamayan bu ikici (düalist) görüşün devamıdır? Kısacası Tanzimat’ın devlet adamları bir çıkmazın içindeydi ve bütün iyi niyetleriyle birlikte bu çelişik durumda Batı medeniyetine yönelmek ve modernleşmek ile imparatorluğun siyasi bütünlüğünü korumanın uzlaşılmaz buhranı içinde bulunuyordu." (S.13)

TÜRK RÖNESANSI

Murat Katoğlu,
Cumhuriyet’in bu düalizmi ortadan kaldırmayı hedefleyen ideolojisini ve uygulamalarını tasvir ediyor. Cumhuriyet’in temel ilkeleri, kurucu felsefesi, bu ikiliği ortadan kaldırarak, kendi normlarını egemen kılmayı amaçlamaktadır.

Bunun sonucu olarak hukuk, kültür, etik ve estetik bağlamlarında Cumhuriyet devrimleri yapılmış; Anayasa’nın 174. maddesi tarafından korunan Devrim Yasaları çıkarılmış.

Herhangi bir kimse Cumhuriyet devrimlerini cinsiyet değiştirme operasyonlarına benzetirse, hiç de haksız sayılmaz. Murat Katoğlu bu operasyonların sanat, kültür ve düşünce alanlarında nasıl gerçekleştirildiğini anlatıyor ve asıl önemlisi, kamusal alanda kurumlaşan Türk Rönenansı’nı tanıtıyor.

"Bu ciddi ve köklü değişime karşı zaman zaman öne sürülen (özellikle eski alfabe ve yazının terk edilmesiyle) ’tarihsel mirastan kopma’ eleştirisi de bu bağlamda hatırlanmalı ve sorgulanmalıdır. İşin özüyle ilgili üç temel soru sorulabilir:

1. Kopulan, kaybedilen, unutulan mirasın yazılı, basılı, kayıtlı ürünleri ve eserleri nelerdir?

2. Bunlar içinde insanlığın ve kendi toplumunun gelişimine katkıda bulunabilecek iken değerlendirilmemiş bir fizikçi, biyolog, kimyacı, matematikçi, felsefeci, káşif, coğrafyacı, müellif ve sanatçı var mıdır?

3. Eski kaynakları kullanan, bunlardan yetkin biçimde ya da orta düzeyde yararlanan insan sayısı o dönemde ne idi?"

DOĞU KAZANIRSA

Düalizmin şematik Doğu geleneğine bağlı durağan kanadı, Türk Rönesansı’nı yaratan Cumhuriyet’e direnmesini hâlâ sürdürüyor. Doğu kanadı kazanırsa Osmanlı’ya geri döneceğiz ve çağdaşlaşma idealinin yüz yıllık zahmetli mücadelesi havasız kalıp boğulacak!

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.