ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


İstanbul’dan Santana geçti...Sayı: 825 - 13.07.2009


Santana’nın Boğaz keyfi

Altmışını devirmiş bir efsane Carlos Santana... Belki de bugüne dek konser verdiği en muhteşem mekânlardan birinde, Kuruçeşme Arena’da sahneye çıktı. Pazartesi gecesi hayranlarıyla tam da sözleştiği üzere saat 21.00’da buluşan gitaristin meğer ne çok seveni varmış! İstanbul Boğazı’na varan on binden fazla Santana sever, dünyanın önünde saygıyla eğildiği gitar virtüözüyle gözgöze gelmek için çabalıyordu. Benim gibi Anadolu Yakası’ndan yola çıkanlar için ulaşım Boğaz Hattı motorlarıyla sadece 20 dakika tutmuştu. Elbette amaç Santana’yla buluşmaktı ama meşhur ‘İkoncan’ Eda Taşpınar’a denizden çıkarma yaparken rastlayınca sosyete mensuplarını görmek de an meselesiydi. Dosdoğru kendilerini ağırlamak için hazırlanan locaya çıkan magazin dünyasının figürleri, göz açıp kapayıncaya kadar halkla temas edip hemen ‘onlar’ oluvermişti. ‘Bizler’ ise sahnenin önüne yaklaşıp zat-ı muhteremle yakın temas kurmanın peşindeydik. Bir biraya 5 TL ödeyen ayaktaki çoğunluk, susuzluğunu bu içecekle gideriyordu. Grupta kadın sanatçı yoktu. Böylesi fazla enstrümanlı bir sahnede en azından kadın vokal olabilirdi. Ağzından hiç Türkçe kelime çıkmayan Santana, zaten şarkılara da eşlik etmedi çoğu kez. Gitarıyla haşır neşir olan efsane, tabir-i caizse öttürdü. Hippi olduğunu ifade eden sanatçı, ‘Turkey, İstanbul great’ diyerek ara gazıyla meydanı havaya soktu bazen.

Aşkın gücüne inandığını belirtip gücün sevgisini yeğlemediğini ifade eden usta, müthiş manzara eşliğinde sevilen şarkılarını icra etti. Black Magic Woman ortalığın yıkıldığı parçaydı tahmin edilebileceği üzere. İki solistin katkısıyla sahneyi pek de boş bırakmayan virtüözün konserinde tek eksik, tesisatın yeterli sesi vermemesiydi. Böylesi bir ustayı izlemek için çoluk, çocuk, genç, yaşlı demeden yollara dökülen binlerce insan 123’er TL ödemişti. Ve herkes memnundu hayatından. İstanbul’da müziğe aç o kadar gece var ki yeter ki konser olsun, gerisi teferruat...

Üç bas gitarın rüzgârıyla

Bas gitarın yaşayan en büyük ustalarından Stanley Clarke, 2006 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan The Bass Player dergisi tarafından kendisine verilen Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü almak için sahneye çıkmıştı. Uzun müzik yaşamı boyunca canlı bir mıknatıs gibi topraktan her gün yeni sesler çeken Stanley Clarke ödülünü aldıktan sonra yalnız kalmadı sahnede. Diğer iki ünlü bas virtüozu Marcus Miller ve Victor Wooten da eşlik etti ona. İlk kez o gece aynı sahneyi paylaşan üç sanatçı, sonu bir albüme kadar uzanacak bir birlikteliğin temellerini attıklarından haberdar değillerdi muhtemelen.

Stanley Clarke, Marcus Miller ve Victor Wooten’ın birlikteliği 2008’de yayınlanan Thunder albümünü doğurdu. Caz, funk, ambient ve klasik müzikten etkiler taşıyan bu albümün müzikseverlerle buluşmasının ardından turnelere çıktı sanatçılar. Bu turneleri de aynı albüm gibi SMV adıyla çıkardılar. SMV, onların isimlerinin baş harflerinin birleşmesinden oluşmuştu.

Bas gitarın üç ustası, yani SMV şimdi İstanbul’da. Bu akşam 16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali kapsamında, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde hayranlarının karşısına çıkacak olan sanatçılara tuşlu çalgılarda Federico Gonzalez Pena, davulda ise Derico Watson eşlik edecek. Stanley Clarke, Marcus Miller ve Victor Wooten konserde Thunder’da yer alan eserlerini de yorumlayacaklar.

Bas gitarın en eski ustalarından biri olan Stanley Clarke 30 Eylül 1951’de Philadelphia’da doğdu. Stanley Clarke’ın ilk albümü Children of Forever 1973’te yayınlandı. Sanatçının School Days adlı eseri Bass Player TV ve YouTube’da milyonlarca kez görüntülendi.

Slap tekniğinin temellerini atanlardan biri olan Clarke, sayısız solo albümün yanı sıra Chaka Khan, George Duke, Manhattan Project, Chick Corea, Lenny White ve Al di Meola gibi sanatçı ve gruplarla ortak çalışmalar yapmıştı.

Grammy ödülü sahibi olan Marcus Miller 14 Haziran 1959’da New York’ta dünyaya geldi.  Sanatçı, bas gitara başlamadan evvel piyano, org, klarnet ve saksofon çalmayı öğrenmişti. Ardından bas gitarla ömür boyu sürecek bir yolculuğa çıkan Marcus Miller, 13 yaşından beri müzik dünyasının en önemli adlarından biri. Klarnet, piyano ve bas klarnette de usta olan Miller, Miles Davis ve David Sunburn başta olmak üzere birçok ünlü müzisyenle çalıştı. Bunun yanında çok sayıda solo albüme imza attı. Türkiye’ye en son İstanbul Caz Festivali çerçevesinde 2008 yılının temmuz ayında gelen sanatçı, efsanevi caz trompetçisi Miles Davis’in uzun süre birlikte çalıştığı tek basçı olma özelliğini koruyor.

11 Eylül 1964 doğumlu Victor Wooten, Clarke ve Miller’a oranla genç olmasına rağmen önemli başarıların altında imzası var. Béla Fleck & the Flecktones’la çalan Victor Wooten, onlarla birlikte dünya turnesine de çıktı. Sanatçı şimdi Chick Corea Elektric Band ile çalışmalarına devam ediyor.
 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.