ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Şarkılar İstanbul’u anlatıyor.Sayı: 812 - 24.06.2009


Borges, bir konuşmasında Batı’nın Doğu’yu hiçbir zaman anlayamayacağını söyler. Batı için Doğu bir gizem merkezidir. Doğulular için de Batılıların bakışı daha önemli olmuştur hep. İstanbul üzerine yazılan kitapların çoğunda aynı alt başlık yer alır mesela. “Batılıların gözüyle İstanbul ya da Türkiye, ya da Osmanlı...” Batı bir karar merkezidir Doğulular için; medeniyettir. Onun karşısındaki ezikliğimizi İstanbul’un güzelliğiyle gidermek isteriz. İstanbul’la ilgilendiklerinde onları bizimle ilgilenmiş sayar seviniriz... Doğu’nun bakışı önemli değildir genelde bizler için. İki kıtaya yayılmış, Batının en doğusu, doğunun en batısı olan bir kenti şimdi Doğulu yazarlar anlatıyor ve onların gözünden izliyoruz İstanbul’u. Kültür A.Ş tarafından yayımlanan Doğulu Yazarların Gözüyle İstanbul adlı kitapta...

İngilizce ve Türkçe olarak iki dilde yayımlanan kitapta; Jamal Mahjoub, Adonis, Imane Humaydan Younes, Gamal Gitane, Hoda Barakat, Shamsur Rahman Faruqi, Hamid Dabashi, Salma Jayyusi, Abir Zaki, Reza Baraheni, Muhammed Siddik Mahmoud, Aamer Houssein ve Miral Al Tahawi’yi biraraya geliyor, hepsi kendi İstanbul’unu anlatıyor...

Kökleri Sudan’a dayanan Jamal Mahjoub, biraz da meslek aşkıyla bakıyor İstanbul’a... Orada kitapları, el yazmalarını ve İstanbul’un kültürel mirasını görüyor...

“İstanbul biz Doğudakilere de Batıdakilere olduğu kadar gizemli ve çekici gelmiştir. 16. yüzyılda Arapça konuşulan bütün ülkeler buradan yönetiliyordu. Bu şehir klasik edebiyatta yerini alıyor ve kütüphanelerinde Arap coğrafyası ve edebiyatının eski altın çağlarına kadar uzanan pek çok nadir el yazmalarını barındırıyor. Bilim, müzik ve edebiyat eserleri burada saklanıyor ve bütün bunlar şehrin bizimle paylaştığı bağın birer parçası.”

Suriyeli şair Adonis, elbette farklı biraz; onun bakışında kendisi var, şiirleriyle dolaşıyor İstanbul’u ve kendini buluyor kentte...

“Yürüdüm, dikkat ettim, gözlemledim, konuştum. Bir an, zaman duygusunu nasıl yitirdiğimi anlamadım. Zamanın yorgun düşürdüğü ve uykusuz bıraktığı, zamanda ve zamandan yorulan uykusuz kalan ben! Etrafımdaki her şey, uğradığım her yer şaşırtıcı, kışkırtıcı, heyecanlandırıcı ve iştah açıcı. İşte böyle, sürekliliği unuttum ya da bütünleştim onunla. Bir anın sonsuzluk, bir günün de bir andan daha kısa olduğunu düşündüm. Kendimi bu şehir gibi hissettim. Bir yanağım Doğu’ya, diğeri Batı’ya yönelmiş olarak evrene bakıyorum. Adeta önümde bir kıta açılıyor. ‘Ne Doğu, ne Batı.’ İnsan coğrafyasıyla ilgisi yeryüzü coğrafyasından fazla olan bir başka âlem daha var bu şehirde. Bu, ilk öğretmenlerimizden birinin dediği gibi; içinde büyük bir âlem barındıran ‘küçük bir gezegen”dir.

Sayfaları arasında bir İstanbul gezisine çıkıyor okur. Bu öyle bir gezi ki, ne Batılılar kadar oryantalist ne de yabancı birinin yeni bir yer keşfetmesi kadar bilinmez. Bizim yolculuğumuz sanki, biz geziyoruz ve aynı reflekslerle bir anne, kızına doğum günü hediyesi olarak vermek istiyor İstanbul’u. Çağdaş Arap edebiyatının en önemli yazarlarından Hoda Barakat şöyle yazıyor: “Kızıma: ‘Otuz yaş gününde hediyem İstanbul olacak!’ diyorum. Beyrut savaşları yüzünden çocukluğu yaralı olan, ergenliği Paris gurbetinde geçen sen, sıkıntılı zamanların endişesini taşıyan ruhun sakinleşecek ve o şehirde birbirinden uzak olan iki yakayı birleştireceksin. Orada, en dar boğazda, yaralarını dikmiştir dünya.”

Ve tarihe meraklı bir yazar Imane Humaydan Younes tüm bildiklerini gözden geçirmek istiyor İstanbul sokaklarında, bildiklerini bir daha sorguluyor ve yeni bir tarih yazmaya ant içiyor.

“İstanbul’da iken tarihi yeniden ve başka bir gözle okumaya dair karşı konulmaz bir istek doğdu içimde. Henüz yazılmamış yeni bir tarih nasıl yazabilirim? diye sormaya başladım. Tarihi yeniden şekillendirmeye hazırlanmam, aynı zamanda ilgime, hafızama ve şehre dair yeni bir okuma olacaktı. O anda bugünümü, geçmişime , Beyrut’u İstanbul’a bağlayan bağı araştırmak istedim. Beyrut ile İstanbul arasında farkedilmeyen benzerlikler vardır. İki şehrin ortak bir kültürleri, ortak karakterleri, ortak hikâyeleri, ortak göçleri ve dünyanın bu bölgesinde ortak Batı sevdaları var. Güneş ve denizin iki şehri. Çeşitli ve ardışık medeniyetlerin mekânı iki şehir...”
 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.