ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


ZÜhal Focan'la Jazz Dergisi Üzerine...Sayı: 780 - 08.05.2009


...ve Jazz dergisinin 51. sayısı raflarda yerini aldı. Koskoca 13 yılı geride bırakan dergi, “Bu iş yürümez” diyenlere inatla yoluna devam ediyor.

Türkiye’deki müzik piyasasında pazarı dahi bulunmayan bir müzik türünün basındaki tek temsilcisi (umarım şimdilik tek temsilcisi) hala yoluna bıkmadan devam ediyor. Neden mi ediyor? Çünkü o derginin editörlüğünü kendi çocuğuna özen gösterircesine anaç davranan bir bayan yürütüyor.

Jazz Dergisi’nin editörü Zuhal Focan ile 51. sayıya kadar nasıl geldikleri hakkında keyifli bir sohbet yaptık.

Jazz dergisi Boyut Yayın grubundan çıkıyor. Nasıl başladı bu serüven? Kaç yıl oldu? Boyut grubu mu size teklif getirdi yoksa siz mi onlara teklif götürdünüz?

Şimdilerde hayatta olmayan Caz Derneği’nin üyeleri arasında bulunuyordum. Derneğin bir yayın organı olması amacıyla edebiyatçı olduğum için ben görev aldım. Ama yönetim “yaşamaz” diye istemedi. Yaşamaz diyenler arasında Görgün Taner (şimdi İKSV genel müdürü), Pozitif’çiler (Ahmet, Mehmet, Cem), Cengiz Işılay gibi isimler vardı. Nedense o kadar araştırma içime oturdu. 1989’dan 1995’e kadar bu hayalimi nasıl gerçekleştirebilirim diye çalmadığım kapı kalmadı. En son Boyut Yayınevi’ne gittim, onlar çabuk ikna oldular. 1996 Ocak’ında derginin ilk sayısı piyasadaydı.

Down Beat, Jazz Hot gibi dergilerle karşılaştırdığınızda bu dergiyi tasarlarken neyi hedeflemiştiniz? Geçmiş yıllara bakarak hedeflerinize ulaşabildiniz mi yoksa daha alınacak yol var mı? Bu zaman zarfında yeni hedefler ortaya çıktı mı?

Aslında benim en beğendiğim dergi yıllardır abone olduğum Down Beat’dir. En çok resimlerini beğenirim, zira bizde tutarlı caz fotoğrafçısı bulmak çok zordur. Bir festival boyu çeker, sonra kaybolurlar. Bir de ilanları iyidir. Zira orada “caz” diye bir sektör olduğundan ilgili sektör ilan verir. Bizde ise moda sektöründen bile ilan almaya çalışıyoruz, acayip bir şey oluyor. Aman yeter ki yaşayalım diyoruz ama beni rahatsız ediyor tabi. İlk seneler çok iyiydi, ama 2002’den sonra uzun bir zaman çok zorlandık. Boyut Yayın Grubu işte o zaman çok destek oldu. Şimdilerde son dönem yine çok iyi.

13 yıl, kesintisiz Türkiye’de yayımlanmak çok önemli bir şey. Ben hedefimi çoktan aştım kabul ediyorum. Bundan sonraki hedefim her sayıda bir lokal müzisyen röportajının İngilizceye tercüme edilmesi. Bunu da yapacağım, önümüzdeki sayılarda inşallah.

Geçen 50 sayıya baktığımızda dikkati çeken bir özellik var. Hem derginin editörü bir bayan hem de bayan yazarların sayısı erkeklere oranla fazla. Bunun belirli bir nedeni var mı?

Siz söyleyince “öyle mi” diye düşündüm, hiç farkında değilim. Caz dünyası aslında “erkek” dünyasıdır. Biz, 3. dünya ülkesi, Müslüman kadın ülkesinde, elimizin hamuruyla, erkek işine burnumuzu soktuk. Normalinde bu tüm dünyayı ilgilendiren genel bir araştırmadır, kadınlar caz sevmezler. Ben önce dergi, daha sonra da Nardis Jazz Club ile bir kadın olarak bu işlere girme cesareti gösterdim. Etrafımdaki çalışkan hem cinslerim ile çalışmak bana daha çok güç verdi. Nardis’in de çok önemli bir kitlesi kadındır. Yurtdışından gelen promoter’lar bunu hemen fark ediyorlar.

Dergiyi gören editörlere yazarlardan da bahsetmem gerektiğini bu röportajdan anladım. Kadın arkadaşlarım inanın beni hiç üzmezler, yazılarını ne zaman istersem, hemen gönderirler.

İlk sayıdan bu güne Türkiye de caz etkinliklerinde nasıl bir gelişme oldu? “Türkiye de caz ile ilgili haberlerin sayısı arttı” diyebilir miyiz? Buna paralel olarak dergi satışlarında da bir artış söz konusu mu?

İlk sayıdan bu güne görünürde etkinlik arttı denilebilir. Ama izleyici kitlesi artmadı. Caz haberleri ise artık hiç yok. Buna paralel olarak dergi okuyucu sayısı da stabil. Bunun nedeni 2002’den sonra kriz nedeni ile basındaki kaliteli personel sayısının azaltılması. Kültür sanat sayfalarının kaldırılması. Bugün Milliyet ve Radikal dışında ciddi kültür sanat sayfası olan gazete yok. Sabah’da cuma günleri Bülent Denli “caz köşesi” yapıyor. Cumhuriyet Cumartesi günleri bazı haberlere yer veriyor. O kadar.

Eski sayılarda derginin yanında özendirme amaçlı CD, takvim gibi hediyeler oluyordu. Bunlar tekrarlanacak mı yoksa artık olmayacak mı?

Eskiden oluyordu, sponsor buluyorduk, artık sponsorların cebinde akrep var.

Neden üç ayda bir? Bu benim gibi sabırsız okuyucular için oldukça uzun bir süre. Ayda bir yapma şansınız yok mu acaba rica etsem?

Ülkemizdeki etkinlik sayısına paralel olarak ancak üç ayda bir, yılda dört sayı çıkabiliyoruz. Bu alabildiğimiz ilan sayısı ile de ilgili normal olarak. Benim hedefim ilk zamanlarda ayda 10–20 yerli CD piyasaya çıksaydı eğer, derginin her ay çıkması beklenmeliydi. Şimdilerde ise kimse CD üretmek bile istemiyor. Sektörde kökten bir değişim söz konusu. Bu plaktan kasete, kasetten CD’ye, CD’den mp3’e ve i-pod’a geçişlerin sancısı gibi görünse de aslında başka şeylere de gebe gibi geliyor.

50 yıllık Fransız Jazz Hot dergisi geçtiğimiz aylarda kapandı, nedeni ise “ambalaj değişikliği” diye ifade edilir gibi oldu ama aslında demek istedikleri “caz bitti” idi. Fransa’da böyle oluyorsa, ABD’de kulüpler sırayla kapanıyorsa (caz dernekleri, birlikleri de kapanıyor), İtalyan, Alman cazcılar durmadan açlıktan bahsediyorlarsa durum aslında vahim. Bizde ise biraz daha vakit var, çünkü bizde zaten “sektör” diye bir şey olmadığından, yani her şey son derece kişisel olduğu için batacak olan sektör de olmayacak. Bizler olacağız.

Jazz dergisi harika bir arşiv niteliği taşıyor. Dergiyi yeni keşfeden okuyucular derginin eski sayılarına nasıl ulaşabilirler? Yada sizin dergiyi ilk sayıdan itibaren ciltler halinde çıkarmak gibi bir düşünceniz var mı?

Boyut Yayın Grubu ilk 10 sayı için yaptı bu dediğinizi. Ama sonrakiler ciltli olarak çıkmadı. İlk 6–7 sayı Boyut arşivinde de yok. Son yılların sayıları için Boyut ile irtibata geçilebilir. Ama daha aradaki sayılar için direkt benimle temasa geçmeniz gerekir.

Ben Jazz dergisinden çok müzisyen keşfettim. Ülkemizde dinlenilmeyi bekleyen albüm yapmamış hatta konser bile verememiş birçok caz müzisyeni olduğunu düşünüyorum. Onların tanıtılması için bir planınız var mı? Yada böyle müzisyenler kendilerini tanıtmak adına size ulaşıyor mu?

Evet, onlar için de bir takım kahramanlıklar icat edip, haklarında yazılar yazmaya çalışıyoruz. Sibel Köse maalesef bunların başında geliyor. Bu kadar uluslararası olup da kendi adına doğru dürüst bir kaydı olmaması çok üzücü. Neşet Ruacan ve İmer Demirer için de aynı. Fakat onlar TRT gibi bir kurumun üyesi olduklarından işleri daha da zor. Ama artık albüm yapmak çok önemli bir olay değil. ABD’de da böyle, Avrupa’nın birçok ülkesinde de böyle bu. Bahsettiğiniz tipteki müzisyenler için Nardis çok önemli bir sahne. Hem yerli hem yabancı pek çok müzisyene yer veriyoruz. Tanıtımlarını da yapıyoruz.

Son olarak sormak istediğim; hiç bu işten sıkıldınız mı? Dergi yayıncılığının zorlukları nelerdir?

Evet, bu soruyu bana soruyorlar, “yorulmadın mı” diye. Yoruluyorum tabi, ama dergi basılıp yeni sayı elime gelince hissettiğim mutluluk var ya, onu tarif etmem mümkün değil. Eskiden çok daha zordu. Boyut’un eski yeri Harbiye’deydi. Sabahlara kadar çalışmamı hiç unutamıyorum. O zamanlarda oğlum da çok küçüktü. Ama eşim Önder o kadar destek oldu ki, eğer o olmasaydı bunların hiçbirini yapamazdım. Hem kulüp, hem de dergicilik aynı anda daha da zor.

Şimdi oğlumuz büyüdü, şartlar kolaylaştı (bilgisayar, internet bizim işlerimizi çok rahatlattı). Şimdiki kadrom çok iyi, ilan bölümü ayrı çalışıyor, eskiden onu da ben yapıyordum. Artık evden, bilgisayar başında dergi yapıyoruz. Tüm dünyayı izlemek, anında habere ulaşmak çok kolay. Tek zorluk insanları dergiye ilan vermeleri konusunda ikna edebilmek.

Zuhal Hanım, Genç Cazcılara en fazla destek veren caz insanlarından biri. Dergi sayfalarında da önem verdiğimiz konulara onun yönlendirmeleri ile yer veriyoruz. Yoğun işinin arasında sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Güzel ülkemizde sanat ve özellikle caz adına yapılan tüm emeklere derin saygı duyuyoruz. İyi ki varsınız ve yolumuzu aydınlatıyorsunuz.


E-Posta:  
atil@genccazcilar.org

Kaynak:
http://genccazcilar.org/sanalsohbet1


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.