ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Arap Dünyasından Aykırı Kadın SesleriSayı: 737 - 05.03.2009


Her biri ülkelerinin önemli ve ünlü isimleri. Kimi müzik, kimi sinema, kimi edebiyat alanında ülkelerinin kültür ve sanat yaşamlarına kadın bakışını sokmuş isimler.

Hafta boyunca ilgi alanlarına ilişkin panellerde, bir avuç katılımcıyla buluşan bu kadınların ortak özelliği; ya ülkelerinde yasaklı olmaları ya da mülteci konumunda bulunmaları.

Kısacası "Doğunun Kadınları" festivalinin konukları, kendi alanlarında birer "aykırı" isimler.

Arap dünyasının kadınları ve çelişkiler

Bejan Matur 'un bir İran gezisi sırasında karar verdiği "Doğunun Kadınları" festivali, iyi niyetli bir girişim olmasına karşın, "Arap Dünyasının Kadınları" olmaktan kurtulamıyor.

İran, Irak, Suudi Arabistan, Mısır, Filistin ve Lübnan'dan sinema, müzik ve edebiyat alanından 40 kadar kadının katıldığı festivalde, davet edilmesine karşın Cezayir'den kadın sanatçı bulunmuyor.

İsrail'den hiçbir kadın sanatçının davet edilmemesi festival komitesinin bir tercihi.

"Bölgesel hassasiyetler"in kollandığı festivalle ilgili düşülmesi gereken başka bir notsa, daha çok İslamcı medyanın ilgi gösterdiği festivale katılan kadınların, gerçekte, Türkiye'deki İslamcı hareketle son derece ters düşen kadın kimlikleri.

Salondaki türbanlı kadın sayısının fazlalığına karşın, ne İran, ne Irak, ne de Filistin ve Lübnan'dan gelen sanatçıların sıkma başlı olmaması.

Hem kadın olmak hem de mülteci

"Doğunun Kadınları"nın üçüncü gününde "Seslerin Başlangıcı ve Sonu" başlıklı panel vardı.

Katılımcıları Jahide Wehbe, Sussan Deyhim ve Reem Kelani'ydi.

Sanatçıların ülkelerindeki müzik çalışmaları ve müzik üzerine sözleriyle biçimlenen panelin zaafı, yönetici konumundaki Ulaş Özdemir 'in "Müzikte kadın olmak"la ilgili özele değil, "İran'da ya da Irakta müzik yapmak" gibi genel bir söyleme yönelmesiydi.

Mültecilerin mesleği olmalı

Ülkelerinin politik çalkantıları nedeniyle mülteci durumunda olan iki isim Filistinli caz sanatçısı Reem Kelani ve çağdaş müzik yapan Sussan Deyhim.

Müziğin her türlü bağnazlığın önüne geçtiğini belirten panelistler, ülkelerindeki şiddetin ve kadına yönelik şiddetin, müzikle önleneceği düşüncesindeler.

Oldukça renkli bir kişilik olan Reem Kelani, konuşmasında şunları söyledi:

"Müzikte kadın sesinin haram olması, Arap kadınının şarkı söylerken bedenini kullanmasındandır. Benim zorluğum iki yönlüydü. Hem kadındım hem de Filistinli. Filistinli göçmenlerin problemi çok olur. Sürgünde yaşayan bir insanın doktor, avukat ya da daha geçerli meslekleri seçmesi beklenir. Ben de müziği seçmekle beraber, Kur'an ve Deniz biyolojisi eğitimi aldım".

Klasik mi popüler müzik mi?

Şahın devrilmesi, Humeyni'nin gelmesi üzerine, ailesiyle birlikte İran'ı terkederek ABD'ye giden Sussan Deyhim'in asıl mesleği bale.

Uzun yıllar bale yapan Deyhim, daha sonra klasik müzikle geleneksel İran müziğini harmanlayarak çağdaş bir yorumla kendi müziğini yapar. Aynı zamanda besteci de olan Deyhim şöyle konuştu:

"İran'da müzik ve dans kadın için olumsuz ilgi alanları. Çocukluğumda bale eğitimi aldım. Devrimden ötürü kadının üzerindeki baskılar artınca ABD'ye gittim ve eğitimimi sürdürdüm. New York'ta batı müziğiyle tanıştım. Doğu ritimlerini batı ritimleriyle buluşturarak bir sentez yaptım".

Lübnanlı sanatçı Jahida Wehbe ise klasik Arap ezgileriyle müzik yapan bir sanatçı. Onun müzisyen olarak fark edildiği nokta, bestelerinde İbni Arabi ve Ömer Hayyam gibi şairleri kullanmasında.

Wehbe konuşmasında, müzikte Türkiye'de de yaşanan bir tartışmaya parmak bastı:

"Arap müziğinde aslında kadının şarkıcı olarak güçlü bir yeri vardır. Belli dönemlerde gerilese de, kadının şarkı söylemesi önlenememiştir. Şarkı söylemek, kadının kendisini ifade etme tarzıdır. Günümüzde müzikteki kokuşma küreselleşmenin bir ürünü. Geçmişte iyi sese önem verilirdi, şimdi iyi görüntüye".

(AD/EÜ)

Bianet
 

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.