ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Psikiyatr gözüyle MozartSayı: - 21.02.2006


Salzburg’da, Saray Orkestrası yöneticisi olan bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen bu dahi çocuk, müzik yeteneğini üç yaşında göstermeye başlamış. Diğer beş çocuğu ölmüş olan baba, oğlundan dört buçuk yaş büyük kızının müzik eğitimini vermeye başlamış. Bu sırada ablasının müzik derslerini bir köşeden izleyen “Wolferl” ablasından daha çabuk öğrenerek, hayrete düşen babasının dikkatini kendisine yöneltmesini sağlamış. Dört yaşındayken klavsen çalmaya başlayıp, beş yaşında ilk bestesini yapan harika çocuğun, sürekli gittiği turneler nedeniyle okul hayatı hiç olmamış. 7 yaşında babasıyla Viyana’ya geldiklerinde, İmparatorluk Sarayı’nda İmparatoriçe Maria Theresia’nın kucağına oturup, çocukluk bu ya, boynundan öptüğü söylenir. Onüç ondört yaşına gelene dek, büyük övgülerle karşılandıkları saraylar da dahil olmak üzere tüm Avrupa’yı görmüş. Babasının onu sadece bir müzik enstrümanı virtüözü olarak sınırlamayıp, kompozisyona yönlendirmesi de başarısını perçinledi.Yirmili yaşlara gelip de Viyana’ya yerleşene dek turneler nedeniyle gittiği yabancı ülkelerde üstün zekası nedeniyle bir çok yabancı dili anadili gibi konuşmayı kısa sürede öğrenmiş. İşlediği konular daha çok yaptığı yolculuklardan esinlenilmiştir. Gezdiği yerlerde boş durmayarak daha önce yorumlanan müzik eserlerini inceleyip, eserler üretmiştir. Tanışarak, dost olduğu Haydn’a göre O dünyanın yaşayan en büyük müzikçisi idi. Babasının iyi bir kadın olmadığını düşündüğü bir şarkıcı ile babasını çok kızdıran bir evlilik yapmış. Sürekli borç içinde yaşamış ve evliliği başarılı olmamış. 1787 yılında o dönem çevresince eserlerinin gereken başarıya ulaşamaması ve yaşadığı ekonomik zorluklar sonucu düşük bir ücretle Viyana Sarayı’nda oda müzikçisi olmuş. Bu dönemde de saray çevresinde diğer bestecilerin kıskançlıkları ile karşılaşmış. Parasızlık nedeniyle, evine odun alacak kadar bile parası olmayan besteci, kendini ısıtabilmek için yünlü giysilere ellerini sarıp oturur, soğuğu hissetmemek için dans etmeye çalışırmış. Söylentilere göre 1790 yılında evine gelen birisi, Avusturya’lı bir kişi için requem (ölüler için dua) yazmasını istemiş. Besteci, bunu kendi ölümünün yaklaştığının ifadesi şeklinde bir mesaj olarak algılamış. Verem hastalığı nedeniyle 35 yaşında iken bu requemi tamamlayamadan hayata gözlerini yumdu. Yağmurlu bir günde altı kişi tarafından izlenen cenazesi birçok ölünün beraber gömüldüğü bir mezara gömüldü.

Sahtelik, riyakârlık ve göz boyamaktan nefret eden besteci, konçertolar ve operalarda büyük başarı sağlamıştır. Mozart’ın bu denli kısa yaşam süresine karşın, Sihirli Flüt adlı eseri olmak üzere diğerlerine bakıldığında müzik adına yapılabileceklerinin tümünü yaptığı ve gerçek bir üstünlüğe ulaştığı görülebilir. Zekâsı özellikle lirik ve dramatik sanata eğilimliydi. Mozart’ı benzerlerinden ayıran en önemli özellik, duygular ve aklı tam bir uyum ile biraraya getirmesidir. “Benim en büyük zevkim çalışmak” diyen ünlü besteci yaşadığı pek çok olumsuz duruma karşın eserlerinde depresif ögelere yer vermedi ve hiçbir eseri bir diğerinin tekrarı olmadı. Eserlerinde yeni bir tür oluşturmamış, ancak başkalarının yazdığı yeni türde eserleri inceleyerek, bu türleri mükemmellik düzeyine getirmiştir. Müzikte romantik ekolün başlangıcına damgasını vurmuş, eserlerindeki canlılık ve çocuksu sevimlilik nedeniyle günümüz ve sonrasının beğenilerini kazanmıştır. Eserleri arasında bulunan Türk Marşı’nda Viyana kuşatması sırasında Osmanlı askerlerinin mehter marşından esinlenmiştir.

Her çocuk kendine özgü bir zekâ türü ile doğar. Kimisi matematik( ya da soyut uğraşılar), kimisi insanlarla ilişki, kimisi de mekanik sorunlara yönelik sorunları çözmede zekâsını kullanır. İnsanlardan her durumda aynı başarıyı beklemek yanlıştır. Kişilerin zekâlarının izleyeceği yön genetik özelliklerden etkilenebileceği gibi, bu yönün belirlenmesinde aile ya da çevrede küçük yaşta örnek alınabilecek uygun kişilerle karşılaşmak ve bu uğraşılara ailenin destekleyici yaklaşımının da büyük rolü vardır. Onların içindeki çocuksu yetenekleri geliştirmek için daha çok ilgilenmeli ve ondan hiçbir zaman için ümidi kesmemelisiniz.

Ne durumda olursanız olun, kendinizi üretime ya da sevgiye adarsanız, sağlığınızın daha iyi olabildiğini farketmişsinizdir. Herşeyin bittiğini düşünerek, depresif bir tablo içinde ölümü beklemek, genel vücut sağlığınızı da daha kötü etkileyecektir. Eski bir şarkının dediği gibi “Yaşamak dönme dolap gibidir, iner çıkar arkadaş”.

Dâhileri korumalı ve desteklemelisiniz. Onların bazı rutin durumlarda hata yapmaları sonucunda onların yeteneksiz olduğunu düşünmemeli, sadece ona uygun aktiviteler için arayış içinde olmanız gerekmektedir. İnsanların belli bir konuda zeki olmaları başarılı ve mutlu olmaları sonucunu doğurmaz. Mutluluk ve başarı ekip işidir. Bu nedenle dost ve eş seçimi hayati konulardır. Anne ve babanızı seçme şansınız yoktur ancak eşinizi seçmek sizin elinizdedir. Duygu ve mantığınızı bir araya getirmelisiniz. Karşınızdaki kişinin gelecekte sizinle aynı akordu tutturabilmesi için, onun sosyokültürel ve kişilik altyapısının yeterli ve güçlü olmasına dikkat etmelisiniz. Dış görünüşe aldanarak yapılacak evlilikler, ambalaja bakarak alışveriş yapmak gibidir. Aldığınız şeyi eve getirip, ambalajı açtığınızda, düşündüğünüz gibi kaliteli olmadığını fark edip, geri dönüşü zor bazen de olanaksız sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ekibini iyi kuranlar başarı ve mutluluğun elde edilmesi yarışına diğerlerinden önde başlar







Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.