ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müzik zevkinizi siz mi belirliyorsunuz?Sayı: 615 - 29.08.2008


Teknoloji geliştikçe sinema ve müzik eserlerine erişmek daha kolay ve ucuz oldu. Bunu tartışmak bile gereksiz.

Bir taraftan bakacak olursanız müzik ve sinema artık büyük paraların döndüğü davasa 'endüstri' sektörleri oldular ve bizim 'tüketmemiz' için bir takım ürünler sunuyorlar.Ortaya konan bu ürünlerin 'sanat eseri' mi yoksa 'tüketim malı' mı olduğu sorusunun net bir cevabı yok. Aslında bu soruyu soran da pek yok.

Yeni çıkan bir albümün veya vizyona giren bir filmin 'başarısını' belirleyen kriterin 'satış rakamı' veya 'gişe hasılatı' olduğu bir dünyada 'sanatsal ve estetik değer' gözetilerek yapılan değerlendirmeler artık çok demode kalmış görünüyor.

Olayın bir de psikolojik boyutu var. (Tam da bu noktada 'tüketici psikolojisi' deyiminden özellikle kaçınmak gerek)

Herhangi bir şeyi elde etmek veya herhangi bir şeye ulaşmak için sarfettiğimiz çaba, harcadığımız para ve zaman ne kadar çok olursa o 'şey' bizim için o nispette değerli ve güzel oluyor. Geçmişten günümüze müzik ve sinema eserlerini değerlendirirken bu kural daha da belirginleşmekte.

'Short List' adlı İngiliz dergisinde kaleme aldığı 'Bu yıl neyi dinlemeliyim?' başlıklı yazısında Sam Delaney alaycı bir tarzda bu konuyu işliyor:

"Bir ödül dönemini daha geride bıraktık. Önce Grammy ödülleri ve sonra İngiliz müzik ödülleri, geçtiğimiz on iki ay boyunca neleri dinlemiş olmamız gerektiğini bize söylediler. Bu törenlerin çok faydalı olduğunu belirtmem lazım çünkü bu sayede iPod'uma neler yüklemem gerektiğini öğreniyorum.

Aslında benim bu tür meselelere aklımı yoracak kadar vaktim yok. İşim gücüm yok da müzik marketlerde dolaşıp yeni çıkan albümlerimi toplayayım? Henüz meşhur olma fırsatı bulamamış ve büyük olasılıkla da bulamayacak olan bir sürü grubu dinlemek için zaman mı harcayayım? Bütün gün televizyon başında oturup yeni çıkan video kliplerini mi izleyeyim?

Hangi parçaların daha iyi olduğuna karar vermek için kendi kulaklarımı ve zihnimi kullanmak mı? Bütün bu yorucu süreci düşünmek bile bana sıkıntı verir.

Bir zamanlar daha kolaydı bu işler. Eğer bir Sony Walkman'ininiz varsa elinizi attığınız her kaset işinizi görürdü. O yıllarda tek bir albüm satın almak için bile iki haftalık harçlığınızı gözden çıkarmanız gerekirdi. Müzik çok değerliydi o zamanlar. Bir Pet Shop Boys albümünü araklayabilir ve açlıktan ölmek üzere olan bir adamın kremalı bisküvitle kendine ziyafet çekerken duyacağı hazzı duyabilirdim o albümü dinlerken.

Bir keresinde iki haftalık bir okul gezisine gitmiştik ve bütün o gezi boyunca ben walkman'imdeki tek kasetle hiç sıkılmadan hoşça vakit geçirebilmiştim.

Şimdiyse kıytırık albümler arasında debelenip onları sevmeye çalışmak yerine sadece ödül törenlerini bekliyorum. Hangi albümleri 'sevmek gerektiğini' onlar bana söylüyor ben de gidip o albümleri download ediyorum ama onları asla ve asla dinlemiyorum.  O albümlere sahip olmanın verdği bir haz var, bilirsiniz. Bir tür materyalist memnuniyet işte.

Otobüs yolculuklarım sırasında ise ilk gençliğimde dinlediğim şarkıları dinliyorum kimseye çaktırmadan... Genç bir çocukken iki haftalık harçlığımı vermektense gizlice arakladığım bir albümü dinler gibi..."

Güncelnet
 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.