ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Halk Ezgilerimizin Laik YapısıSayı: 607 - 19.08.2008


Tam bağımsız, başı dik, güvenli, onurlu, kendine ve içinde yaşattığı tüm değerlere bölge, bölge sorumlu olan eşsiz güzellik; halk ezgilerimizin değişmeyen ve olmazsa olmaz özelliklerini içeren kendine özgü zenginliğini oluşturmaktadır.

Halk ezgilerimizin hiç bir zaman yıkılmayacak dik duruşunda anıtlaşan değerler bütünlüğü,  bizlere diğer bir yandan da Türkiye Cumhuriyeti’nin  sarsılmaz özellikteki laik yapısını vurgular. Çünkü, burada vurgulanan ortak değerler  Türk halkının ve ulusunun kültürel karakteristiğinin özü ile ilgilidir.

Bu çizgi, ezgilerimizdeki çok yönlülüğü, doğu ve batı arasındaki kendimize özgü yapımızı, bilgimizi, bilgeliğimizi, sıcaklığımızı ve insani değerlerimizi simgeleyen çok duyarlı bir çizgidir.

Duyarlı çizgiden kasıt;  sağından solundan çekiştirilemeyecek adeta bir pusula ayarındaki gelişmeleri vurgular. Bu özellik, günümüz koşullarında çok daha fazla önem kazanan Cumhuriyet yurttaşının sahip olduğu tüm yetileri ve genel profili tanımlar. Hukuk bilinci, doğruluk, kararlılık, paylaşım ve cumhuriyet değerlerinin tümüne sevda ile bağlılık  modern Cumhuriyet bireylerinin içsel yetileridir.

Ezgilerimiz sağından solundan çekiştirilmiş ve taklit edilmiş bir yapıda siyasi söylemlere alet edildiğinde bünyemize uymayan,  yanlı, derinliksiz bir kimliğe sokulmuş demektir. Bu onun özgür, bağımsız ve dik yapısının asla kabullenmediği geçici bir durumdur. Günümüzde yanlı ve güdümlü hedeflerle demokrasimizin oradan buradan çekiştirilmek istenmesi ve bozulmak istenmesinin ne kadar yanlış olduğuna hiç ummadığınız ama en gerçekçi cevap, müzik kültürümüzün içerisinde halk ezgilerimizin doğasına bakmakla ve oradan gerekli dersleri çıkarmakla verilebilir.  Kuşkusuz bunu yapabilmek müzik eğitiminin de ötesinde önemli bir kültürel düzey gerektirir. Özgürlük ve bölgesel kültürlere saygı ulusumuzun ve ezgilerimizin temel özelliğidir. Ancak, ulusal bütünlüğümüz ve ulusların bütünlüğüne saygı da temel ilkemizdir. 

Halk ezgisine mistik bir katkı, mistik bir katkıdır. Ancak, bu süreç sürekli mistik yapıyı içermez ve halk ezgisinin sürekli dokusunu belirlemez. Halk ezgilerimizin tarafsız ve laik yapısı; onu sürekli taşıdığı duyarlılıkla ve sorumlulukla halkımızın karakterini de işaret eden  pusula duyarlılığına adeta geri getirir.

Halk ezgilerimizin modernizasyonu ezgilerimize modernize edilmiş bir tat ve yaratıcı katkı getirir. Ancak, kültürel ve otantik inceliklerimizi bünyesinde taşıyan ezgilerimiz tümden değişmeyi asla kabullenemez. Onu klasik ve pop müzik çalışmalarında şimdiye değin ısrarla yapıldığı gibi batıya tutsak veya bağımlı bir konuma taşıyamazsınız. O nedenle modernizasyon yaklaşımının ilkelerini, yöntemini ezgilerimiz kendi doğasında ve kurallarında özümsemek ister. Böylece,  sizi kendine özgü bir yöntem ve arayışın yaratıcı deneyselliğine itekler. Bünyesindeki kendine özgü inceliklerden ve zenginliklerden asla ödün vermez. Sizi özde davranışlara ve tasarımlara zorlar.

Ona sürekli korumacı ve egemen olmayı, dizginlemeyi sağlayacak bir yaklaşım kısa sürede etkisini yitirir. Çünkü boyunduruğu hiçbir zaman kabullenmez. O nedenle yapılacak yenilikler sürekli gelişimi ve yaratıcılığı gerektirir. Eskiye dönmeyi ve yapaylığı değil öze bağlılığı yeğler.

Onu çok geriye çekmeniz o nedenle mümkün değildir. Pranga ve esareti asla kabullenmez. Salt geçmişin anlayışıyla değerlendirilmeyi ise kesinlikle dışlar.

Otantik ve klasiği, moderni tartışabilen, sorgulayabilen akademik ortamlar, çok yönlülük, yetkinlik ve özgün dışavurum süreçleri, bilimsel tavır ya da tümden doğallık “saf doğallık” halk ezgilerinin yörüngesinde olan temel uğrak yerleridir. Kendi eksenine sadık kalır, ileriye dönüktür, yalnızca geleceği kulaçlar.

Paylaşımcılık ana yörüngesinde olan en önemli unsur olmasına rağmen ona eğlence veya piyasa kültürünü tüketim ölçütlerini yüklemeye çalıştığınızda da bu yükün altında asla kalmaz. Ödün vermez, çıkarlara alet olmaz. Küresel dayatmalarla gerçekleşen sonuçlar, pusulasının ve  yörüngesinin üst düzeyde duyarlılıkla dışladığı  doğal olmayan afetlerdir. Bu zorlamalara ayak uydurmaya karakteri kesinlikle uygun değildir. O her zaman kalitesini korur. Canlıdır, uyanıktır, değerlerine sahiptir. Tüm  olumsuz değerleri o işi yapan kişilerin üzerinde bırakıp, kendi pusulasının gösterdiği yönde ilerleyerek, ihtirasların ve çıkarcılığın birbirine karışmadığı soylu ve laik yapısını sonsuza değin korumaya devam eder.

Görüldüğü gibi halk ezgilerimizin içerdiği derinlik ve zenginlik; sanılanın çok ötesinde tarih boyunca Türk halkının karakteristiklerini, yönelimlerini ve kendine özgü duyarlı yapısını üzerinde taşıyan sarsılmaz değerlerini simgelemektedir.

Bu yapıdan her geçen gün ülkemizin değerleriyle oynamak isteyen, sinsi oyunlarla çıkmazlara sokmak isteyen kişilerin ve ülkelerin kültürel anlamda gerekli dersleri çıkartması gerekmektedir.

Bu yol, bükülmez, eğilmez ve değişmez; Ancak, yürümesi hiç kolay olmayan uzun ince bir yoldur. Apaçık ortada olan, salt gerçeğe dayalı ve Atatürk’ün işaret ettiği gibi; Esarete, boyunduruğa, saptırmaya  ve kullanılmaya gelmeyen, onurlu bir yoldur.   

Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.