ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 11 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Sanatta Üçüncü Yol: Lâtin AmerikaSayı: 600 - 25.07.2008


Modern dünyada plastik sanatlar alanında, daha birçok alanda olduğu gibi, Amerika ve Avrupa iki önemli merkez olarak yapılandı. Antik Yunan'dan bugüne Avrupa, kendi geleneklerini güncellikle buluşturan bir tarz izlerken; Amerika, mevcut tarihsel ve sosyal gerçekleri nedeniyle, kozmopolit bir zemin üzerinde yeniliklere kucak açtı. ABD, sahip olduğu medya ayrıcalıkları kanalıyla kendi gündemini global bir düzeye ulaştırdı ve plastik sanatlar alanında yerel tarihsel dinamikleriyle (kızılderili kültürleri) etkin bir bağ kuramadı. Bu iki yolun dışında, Latin Amerikan sanatı bize üçüncü bir alternatif sunuyor.

Edward Lucie-Smith'in de belirttiği gibi, Latin Amerikan Sanatı, Avrupa kültürünün yerli kültürleri ve Afrika'dan göç yoluyla gelen gelenekler ile kaynaştığı bir atmosferde var olmuştur. (1) İspanyol fatihlerin yerli kültürlerini büyük oranda tahrip etmiş olmasına rağmen, 20. yüzyıl Latin Amerikan sanatının, Avrupa resim ve heykel geleneğinin modern keşiflerini Aztek, Maya ve İnka uygarlıklarından gelen öğelerle harmanladığını görüyoruz. Bu konuda Arjantin ve çevresindeki güney ülkeleri istisnai bir tablo çiziyor. Bu ülkelerde güçlü bir yerli etkisi bulunmadıgı için sanat akımlarının daha Avrupai oldugu söylenebilir. Meksika, Guatemala ve Peru gibi ülkelerde ise, oluşturulan sentezde yerli uygarlıklarının belirleyiciligi aşikardır. Küba ve Brezilya gibi, siyah toplulukların oldugu ülkelerdeki plastik sanatlar dünyası üzerinde Afrika etkisi daha baskındır.

Latin Amerikan sanatı indigenismo (yerlicilik) ile Avrupa modernizminin kesiştigi bir eksende gelişmiştir. Modernizm, büyük oranda siyasi hareketler ve mücadelelerle bağlantılı olan sanatçılar için özgürleştirici bir üslup olarak önem taşımıştır. Bu bağlamda Meksika'daki Muralism (duvar resmi) geleneği önemlidir. Diego Rivera, Jose Clemente Orozco, David Alfaro Siqueiros, Juan O'Gorman, Jean Charlot ve Pablo O'Higgins gibi isimlerin temsil ettiği muralist harekette Avrupa modernizminin sundugu estetik olanakların yerli kültürlerine özgü üsluplar ve güncel politik temalarla buluştugu görülür. Hareketin temsilcileri, entellektüel hayatlarının bir dönemini Avrupa'da veya Kuzey Amerika'da geçirmiş ve birinci elden modern sanat kaynaklarıyla ilişkilenmişlerdir. Muralist sanatçıların kamu binalarının duvarlarına yaptıkları dev resimler halka mal olmuş ve ortak toplumsal mirasın bir öğesi haline gelmiştir.

Muralist hareketin yanında, tüm Latin Amerika başka özgün sanatçıların da yapıtlarını sunmaktadır: Meksika'dan Frida Kahlo, Hermenegildo Bustos, Antonio Ruiz, Remedios Varo, Leonora Carrington, Alberto Gironello, Nahum B. Zenil; Arjantinden Octavio Blasi, Raquel Forner, Antonio Berni; Küba'dan Amelia Pelaez, Wifredo Lam, Raul Martinez; Kolombiya'dan Antonio Caro, Fernando Botero daha birçok başka isimle birlikte yapıtlarıyla anılmaya değerdir. Latin Amerikan sanatçıları bir çeşitlilik ve çok-renklilik görünümü ardında, öz olarak modern olmak, yaşadıkları coğrafyayla barışık olmak ve güncel toplumsal meselelere duyarlı olmak gibi üç temel özellikte buluşmaktadırlar.

Latin Amerika'nın bugün Avrupa'yla kurduğu sanatsal ilişkinin büyük oranda tahakkümden arındığı söylenebilir. Bu, interaktif bir süreçtir. Sanatçılar, kendi özgür iradeleriyle Avrupa'nın sunduğu ileri ifade yöntemlerini alırken, yerel köklerinin sahip olduğu çoğul renkleri de korumuşlardır. Burada, globalleşme bir problemden ziyade, sanatsal üretim için bir olanak olarak gözükmektedir. Bu arada, Latin Amerika'daki ülkeler arasında da yoğun bir karşılıklı sanatsal ve entellektüel diyalog olduğu söylenebilir. Bunda, kuşkusuz kıtanın genelinde büyük oranda İspanyolca konuşuluyor olmasının etkisi vardır. Ortak bir dilin varlığı sanatçılara yapıtlarını tartışma, anlatma ve anlama olanağı sunmaktadır.

Latin Amerikan sanatı, yorgun Avrupa ve büyük ölçüde tüketim kültürüne endekslenmiş Amerika karşısında «üçüncü bir yol» olarak durmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Latin Amerika'dan dünyanın geneline doğru sanatsal bir dinamizmin, coşkunun ve üretkenliğin yayılacağını söylemek sanırım büyük bir kehanet sayılmaz.

İZİNSİZ


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.