ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Sanatta ıslahat: Maslahat? Sayı: 591 - 14.07.2008


Gelecek hafta kıyamet kopuyor. Çağdaş sanatın (da) metropollerinden İstanbul'da Bienal açılıyor. Eskiden, Bienal daha bebekken, böyle olmazdı. Bienalin bilinen mekânlarda açılması, birkaç toplantı, belki bir-iki sergi... Herkes hep aynı üç-beş işin gidilip görülmesi gerektiğini konuşur dururdu. Onlar da şöhreti duyulup işleri görülmemiş sanatçıların marifeti olurdu. Şimdi öyle mi? Bütün sanat mekânları, hatta eğlence yerleri, barlar Bienal'e özel program yapıyor. Bienal de çoktandır kabına sığmaz biçimde kaynayıp sokaklara taşıyor. Hem de dizginlenemez, kabına sığmaz biçimde...

Bugünlerdeki görünür sessizlik fırtınayı saklıyor. Hazır toz duman yokken sizlere Şener Özmen'in 'Travma ve Islahat' kitabını haber vereyim dedim. Açılış, kokteyl, evet kalabalığının arasında kaynamasın istedim. Olur a, yakın- uzak kentimiz Diyarbakır'ın Yenişehir'inde LÓs Yayınları'ndan çıkan bu kitap, sizin gözünüzün uzandığı kitapçı raflarında kolay görünmüyor olabilir...

Şener Özmen, çağdaş sanatçı. Bu meslek, meşguliyeti bir insanın adından sonra yazıvermek (hâlâ) kaleme (klavyeye!) yadırgatıcı geliyor. O da çağdaş sıfatının, aşırı yükünden kaynaklanıyor. Sıfat adeta işi,uğraşı değil, insanı imliyormuş gibi. Belki şöyle daha iyi: Şener Özmen, çağdaş sanatçı. Neyse. Şener Özmen sanatçı, tasarımcı, yazar, öğretmen. Diyarbakır'da yaşıyor. Diyarbakır'da yaşamak konusunda ısrar edecek gibi de görünüyor.

Niyetim size bir kitap tanıtmak değil. Çok merak ederseniz, arar bulur, alır okursunuz. Niyetim 'Travma ve Islahat'ın sadece sanat okumalarını içeren bir kitap olmadığını göstermek. Bu kitabın tüm kafa karışıklığı, baş döndürücü hızı, didişken ve dur durak tanımaz diliyle (şair de olan Özmen daha önce 9. Bienal sırasında yayımlanan İstanbul Guide'da bunu bize sezdirmişti aslında) tam bir çağdaş sanat yapıtı olduğunu hatırlatmak istiyorum. Dolayısıyla da kitap tanıtım yazısı, bibliyografya notuyla geçiştirilemeyecek türden olduğunu iddia ediyorum. Bu kitap rafta usluca istiflenip satışa sunulmak dışında nasıl kullanılır bilmem. Ama yazarı (Ş.Özmen) ve yayıncısı (L. Laleş) bunu da düşünmeli derim.

"...İstanbul merkezli 'ağır' sanat, püritan, cılız, alegorik, cinsellik ve salak bir eytişimle kafayı bozmuş, soyutla sıyırmış yaşam dışı işler üreterek hayli uzun bir dönem geçirdi. Türkiye'de sanat, doğası gereği, askeri geleneklere bağlı olarak zapt rapt altında ve uygun adımda ilerliyor..." Bu alıntıya bakıp 'Sanat ve Islahat'ın bir ahkâm kesme toplamı olduğunu sanmayın. Çağdaş sanat dünyamız hakkında bir nevi belgesel, düz, ters, verev okuma, sanatçının kendi konumunu da sorguladığı bir kitap-sanat yapıtı. Özmen'in okumaları sayısız okumanın da yolunu açıyor.

İki nokta. Birincisi önsözde M.Baydur polemiğindeki 'rahmetli' tırnak içinde olmasaymış! Biz'den olmayan sanatçılar da sahici, tırnaksız bir rahmeti hakederler. Örnekler saymakla bitmez. M. Baydur da sahici bir sanatçıydı. İkincisi, sanatta, ıslahat, maslahat demek olur mu?

Bu da bol bol tartışılmalı.

Sahnenin kıyısında, dışında gibi görünen şeyler, ramp ışıkları altında olanlar kadar, hatta daha da önemli.


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.