ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Söyleyecek çok sözümüz olabilirSayı: 554 - 07.05.2008


20 yıl önce 1988’de İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile o zamanki Çekoslovakya’da bir konser turnesine çıkmıştık.

İlk durağımız Bratislava, son durağımızsa Prag’dı. Arada Brno adında hiçbirimizin o güne kadar duymadığı bir kentte iki konser vermemiz söz konusuydu.

“Kaplıca şehriymiş” dedi bilenler. Kaldığımız oteli de, konser salonunu da hiç beğenmemiştik. Orkestra üyeleri bir an önce Prag’a gidip oradan ucuza kristal almayı planlıyordu. Sonuçta aldığımız kristallerin çoğu 'demir perde gerisinin kalitesiz (!) ambalajlarından dolayı’ yolda kırıldı ya neyse... 

Aradan 20 yıl geçti. Demir Perde çöktü, Çekoslovakya ikiye ayrıldı. Çek Cumhuriyeti de, Slovak Cumhuriyeti de Avrupa Birliği üyesi oldular. Hem Brno hem Prag, eski doku ve kültür korunarak güzelleşti. Çek Cumhuriyeti Ulusal Müzik Konseyi, EMC yani UNESCO şemsiyesi altındaki Avrupa Müzik Konseyi’nin olağan yıllık toplantısının 2008 yılında Brno’da yapılmasına talip oldu; bu öneri 2007’de Barcelona’da yapılan toplantıda kabul edildi.

Oy verme hakkı kazandık

Bu arada Türkiye de, 2007’de Borusan Kültür Sanat olarak Avrupa Müzik Konseyi’ne üye olmuştu. 2005’ten beri her yıl bu toplantılara katılıyor ve 'üye adayı’ olarak kendimizi Avrupalı meslektaşlarımıza tanıtmaya çalışıyorduk.

Brno’ya MSGSÜ’den Dr. İlke Boran, Dr. Kıvılcım Yıldız ve bendenizden oluşan güçlü bir Türk ekibi olarak gitmemizi sağladı Borusan.

Bu yıl ilk kez yönetim kurulu seçimlerinde oy verme hakkı kazandık. Hatta beni yeni yönetim kuruluna aday bile gösterdi Avrupa Müzik Konseyi Başkanı Wouter Turkenburg.

İlk kez kültürel/politik bir ortamda seçimlere katılıyordum. Almanya, İsviçre, Avusturya, Macaristan ve İsrail delegeleri ile kadın delegeler yanıma gelip kulis yapmamı tavsiye ediyorlardı.  Hepsi de hem Türk olduğum hem de kadın olduğum için yönetim kuruluna seçilmem gerektiğini savunuyordu.

Sonuçta beni destekleyenlerin oyları yeterli olmadı ve yönetim kuruluna yıllardır EMC çalışmalarına emek veren Norveçli, Belçikalı, Alman, Avusturyalı, Finlandiyalı, Litvanyalı ve Slovenyalı delegeler seçildi. Alman destekçilerim İskandinav ve Baltık ülkelerinin birbirlerini tuttuklarını söyleyerek bu dayanışmayı gelecek yıl yarmamız gerektiğini belirttiler.

Aktif olmak çok önemli

Uluslararası siyaset buydu demek ki. Bana kalırsa bu tür uluslararası kültürel örgütlenmelerde aktif olmak ve görünürlülük çok önemliydi. Biz bu konuda henüz çok yeni ve toyduk ama kendimizi de kabul ettirmeyi başarmıştık.

EMC toplantılarına gide gele Türk bestecilerinin, icracılarının, müzik eğitimcilerinin mutlaka meslek örgütlerini kurup EMC şemsiyesi altında birleşmelerinin en başta kendilerine birey olarak yararı olacağına inancım her geçen gün biraz daha güç kazanıyor.

Çünkü EMC, çok dillilik, çok kültürlülük, kültürler arası diyalog, kültürel çeşitlilik kavramlarını ve entegrasyonu müzik bağlamında tartışıyor. Çünkü müzik, bütün farklı kültürlerin anlayabileceği bir dil. Bizim bu kavramlar hakkında sayısız önerimiz, söyleyeceğimiz çok söz olabilir.

 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.