ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Çocukluktan kalan eski metal ve rock albümlerinin adına... Sayı: 540 - 16.04.2008


Shining, müziğindeki muazzam karmaşada doğaçlamadan uzak durmayı yeğleyen Norveçli bir grup. Tabii bu seçimde grup elemanlarının Oslo Müzik Akademisi'nde gördükleri standart caz ve kompozisyon eğitiminin de payı büyük olsa gerek. Fakat esas ilginç olan şey, Shining'in -gruba koydukları isimden de anlaşılacağı gibi- en sevdikleri sinemacılar olan Kubrick ya da Lynch'in filmlerinin insan zihnini ele geçiren tavrına yakın duran tınılarının, saatlerce süren kafa patlatmacalar neticesinde ortaya çıkan kompozisyonlar aracılığıyla üretilmesine rağmen kulağa 'çok iyi' doğaçlanan bir müzik gibi gelmesi.

İskandinavya topraklarından yayılan yenilikçi eğilimleri çatısı altında toplayan plak şirketi Rune Grammofon'un Supersilent, JagaJazzist ve Humcrush gibi dünyayla buluşturduğu isimlerden biri olarak tanınan topluluk, 1999'da standart caza yakın bir deneyimle yola çıkmış, geçtiğimiz sene ise cazı metalin kışkırtıcılığıyla bütünleştiren 'Grindstone' isimli tasarımıyla yılın en avangart çalışmalarından birini akıllara kazımayı başarmıştı.

Peki, acaba neydi Shining'i böyle bir değişime götüren? İstanbul izleyicisi olarak bizlerin 16 Nisan'da onları Babylon sahnesinde izlememizi sağlayan bu değişimi grubun beyni Jorgen Munkeby anlattı:

"İlk iki albümümüzde caz müzikte sıkça rastlanan elektronik ögeleri kullanma izni vermiyorduk kendimize ya da çok fazla efekt katmamaya çalışıyorduk. Her şeyin gerçek olmasını istiyorduk. Dört yıl ve iki albümden sonra tüm bunlardan sıkıldık ve sadece eğlenceli olanı yapmaya karar verdik. Bir laptop, birkaç mikrofon ve ses kartı aldım ki almama konusunda bir zamanlar kendime söz vermiştim. Küçüklüğümden kalma eski metal ve rock albümlerinin üzerindeki tozu sildim ve odamda yeni kayıtlar yapmaya başladım..."

'Doğaçlamaya yer var'

'Grindstone' albümü ile ortaya koyduğu müziği art-rock/jazz-metal olarak tanımlayarak, bilindik müzik tanımlarını yalnızca kulaklarda değil kağıt üzerinde altüst etmeye de ant içmiş gibi gözüküyor Shining. "Art-rock artık kendini kabul ettirmiş bir müzik terimi, jazz-metal ise henüz kabul görmüş bir tanım değil" diyor Munkeby kendini bu müziği tasvir etme işinden sıyırmaya çalışarak.

Her ne kadar Shining'in albümleri ince elenip sık dokunmuş kompozisyonlardan yola çıksa da, öğreniyoruz ki konserlerinde doğaçlamaya yer var: "Albümlerdeki doğaçlamalar sadece davullarda ve doldurma ses alanlarında gerçekleşiyor. Gitarların, saksafonların, synth'lerin ve klavyelerin çoğu yazılı ve sıkı bir aranjmandan geçiyorlar. Ama konserlerde doğaçlamaların yeri büyük. Yeni bir gitaristimiz var, doğaçlamaların çoğu onda. Bu klavyecimiz için de geçerli. Sanırım bir sonraki albümde doğaçlamalar daha fazla olacak".

Öyle gözüküyor Shining'in kendi kendine koymuş olduğu tüm kuralları teker teker yıkmış, yükselen İskandinav müziğinin de önünü alabildiğine açmış. Eh, hiç de fena olmamış. Metalin funk, hip-hop ve rave ile olan birlikteliklerine tanık olmuş olabilirsiniz, fakat Bant Sunar City Star Nights by Converse'in onuncu konuğu Shining'in metali cazla karıştır tazeliğiyle yüzleşme fırsatını kaçırmak pişmanlıkla sonuçlanabilir.

Pişmanlık deyince, son bir soru geliyor akıllara... Acaba Kubrick göndermeli isimden pişmanlık duyuyorlar mı? Malum aynı ismi taşıyan İsveçli metal grubuyla karıştırılmaktalar... "Geçtiğimiz kasım ayında Norveçli metal grupları Enslaved ve Keep Of Kalessin ile turneye çıktık ve insanların aklı karıştı. Kimileri bizim geldiğimizi biliyordu, kimileriyse bizi İsveçli Shining ile karıştırdı. Ama bence bu bir sorun değil, hatta hoş bir durum. İnsanların aklı karışmalı ve bu durum insanları yeni müzikler için zorlamalı," diyor Jorgen Munkeby.

Peki, acaba kendisi Shining'i bir metal grubu olarak görüyor mu? Soruyoruz... "Hayır, kendimizi bir metal grubu olarak görmüyoruz. Hepimiz eğitimli caz müzisyenleriyiz ve metal kelimesiyle çok da iyi bağdaşmıyoruz. En azından saf metal ile..." Mesaj alındı, takvimler işaretlendi.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.