ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Dünyanın bütün müzikleri Sayı: 517 - 14.03.2008


Stephan Micus, dünya müziğinin biriciklerindendir. Bir sanatçı düşünün, yaklaşık 35 yıldır dünyanın dört bir yanını gezip, farklı ülke ve kültürlerin geleneksel-etnik enstrümanlarını topluyor. Bununla yetinmeyip, bazen aylar boyu ücra bölgelerde yaşayıp, ustalarından bu enstrümanları kullanmayı öğreniyor. Ve tüm müzikal birikimini söz konusu çalgılarla benzersiz kompozisyonlara, albümlere dönüştürüyor. Ortaya çoğu kez duygu yüklü, ayin havası ağır basan yer yer melankolik, çoğu kez ruhani bir sound çıkartıyor. Bu uğraşın ilginç yanı, farklı kültürleri temsil eden enstrümanları kullanırken, ortaya tamamen kendine ait bir form ve sound çıkması. Onu biricik kılan da aslında bu özelliği. Yani hep, kendine özgü, fantastik bir lisanı olagelmekte Stephan Micus'un.

Nefesliler ön planda

Micus, gezgin bir yaşam seçimine, daha 16 yaşında, 1969'da başlıyor. Önceleri, Hint ve Japon etnik enstrümanları merkez olmak üzere, Asya'nın geleneksel müzik teknikleri üzerine çalışıp, sayısız yerel enstrümanı topluyor ve çalmaya başlıyor. Bu çabalar 1975 yılında 'Archaic Concerts' adıyla ilk albümüne dönüşüyor. Süreç içinde, aynı türden araştırmaları Güney Amerika ve Afrika'ya da sıçrıyor. Avrupa Rönesans'ının enstrümanları üzerine çalışıyor. Dolayısıyla da 1975'ten günümüze, sanatçının ECM firmasından toplam 17 albümü yayımlanıyor.

Onun için akustik bir 'purist' diyenler çok. Çünkü, dil ve üslupta akustik bir tavırdan hiç vazgeçmiyor. Çaldığı onlarca enstrüman arasında, vurmalı çalgılar ve kamıştan yapılan nefesliler hep ön planda. Bu enstrümanları öğrenirken, enstrümanlara sahip toplumların adetleri, duyargalarıyla da çok ilintili bir yanı var. Bu enstrümanların ruhunu, geleneksel karakterini zedelemeden, onu bambaşka bir forma dönüştürmesi bu birikimin sonucu.

Micus'un son albümü 'Life' adını taşıyor. Açık fikirliliğinden bu albümde de vazgeçmiyor. Çoğu çalışmasında olduğu gibi, yine kendine has bir konsept oluşturmuş. Doğu inançlarından fazlasıyla esin alan bir yaşam tarzını 10 farklı kompozisyona bir bütünlük içinde yerleştiriyor. Hemen her albümünde dikkat çeken hipnotik hava ön planda.

Micus'un 'müzik adamı' kimliğinin bu albümde de özenle altı çizilmekte. Sanatçı, birçok ilginç enstrümanı çalmanın yanında besteleri kendi yapıp, kayıtları da bilfiil kendi gerçekleştiriyor. Kültürler, yine enstrümanların büyüsüyle farklı kompozisyonlara bürünmüş. Micus'un kendi sesi de enstrümanların en ilginci durumunda. Ortaya inanılmaz eklektik kimlikli bir sofistike sound çıkmış. Özellikle Uzakdoğu ve Ortadoğu esinleri bestelerde belirleyici. Hem Uzakdoğu, hem de Batı'nın dinsel müziklerinin sound'una sindiği söylenebilir. Aslında, Micus, baştan beri tek bir müziğin, tek bir soundun temsilcisi. Bu yaratının ürünler düzeyinde yeni bir halkası durumunda 'Life' albümü de.
Eski Zen düşüncesi ve öğretisinden hareketle hayat sorgulanıyor aslında. Etiyopya kökenli bir tür harp olan Bagana, Burma'ya özgü bronzdan yapılma üçgen bir çan olan Kyeezee, İrlandalıların metalden yapılma folk flütü olan Tin Whistle, Burma kökenli bir gong çeşidi olan Maung ve Japonların ağza benzeyen orgu Sho, Stephan Micus'un albümde çaldığı enstrümanların yalnızca birkaçı.

Akustik arayışlar

Tüm bu farklı kültürlerin enstrümanlarının yarattığı ses ve tınılar, Micus'un sesiyle de buluşup mistik ve hipnotik yanı ağır basan bir sound'a dönüşmüş. Özellikle akustik arayışlara eğilimli olan, dünya müzik kültürü ve enstrümanlarını, seslerini merak eden ve mistik-sofistike soundlarla arası hoş müzikseverlere sesler, düşünceler yoluyla bir hayat algısı öneriyor Micus. Hep yaptığı gibi.
Life/Stephan Micus/ECM-RKD


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.