ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 2 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Resepsiyonların ve cazın Yıldız'ı ...Sayı: 491 - 05.02.2008



Caz müziğinin dünyaca ünlü sesi Yıldız İbrahimova'nın ismi, genellikle katıldığı resepsiyonlarda dikkat çekiyor. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın son resepsiyonunda 'eşli' davet edilmemesi gözlerden kaçmadı. Fakat Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in gelenek haline getirdiği 'eşsiz' resepsiyonlarda nadiren yer alan kadın konuklardan biri İbrahimova. Son olarak Çankaya’da Suudi Kralı Abdullah bin Abdülaziz için verilen yemeğe katılan sanatçı, "Kral'ın Türkiye'de elini sıktığı tek bayan" olarak medyanın gündemine oturdu. Bu durumdan rahatsız olan Yıldız Hanım, basının olayı abarttığı görüşünde: "O bana elini uzattığı için uzattım. Uzatmasaydı ben de uzatmazdım."

Geçen yıl vefat eden eski CHP Ankara Milletvekili ve eski TBMM Başkanvekili Ali Dinçer'in eşi Yıldız İbrahimova, siyasete sıcak bakmadığını, resepsiyonlardan da çok sıkıldığını gizlemiyor: "Bazen resepsiyonlara gitmek istemiyorum. Ama eşim vekil olduğu için birçoğuna katılıyorum." Çoğunlukla kendisini cumhurbaşkanlarının dinlediğini söyleyen sanatçının hayranları arasında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de var. Bulgaristan'da üç dönemin cumhurbaşkanlarının yan yana oturarak kendisini dinlediği İbrahimova, bu ülkede milletvekilliği adaylığı teklifi alsa da "Ben mecliste el kaldırıp onay verecek bir yapıya sahip değilim." diyor. Ayrıca 'vekil eşi' olarak anılmak yerine 'caz sanatçısı' olarak hatırlanmak istiyor.

Yıldız İbrahimova'nın sıra dışı hikâyesi Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da başlıyor. 1952'de Silistreli bir anne ve Plevneli bir babanın kızı olarak dünyaya gelir. Anne Nevriye Alieva, Bulgaristan Sofya Radyosu Türkçe yayınlarında çalışır, baba ise Türkçe kitaplar basan bir yayınevinde redaktör olarak görev yapar. Baba tarafı müziğe pek meraklı değildir; ancak anne cenahında neredeyse herkesin sesi çok güzeldir. O da sesinin güzelliğini annesine borçludur. Küçükken annesiyle şarkı söylemek dünyanın en güzel şeyidir onun için. İlk müzik eğitimini 'anaokulunda' alan minik Yıldız, altı yaşında sahneye çıkar.

SENİN SESİNE GÖRE ŞARKI YAZILMADI

Sofya Çocuk Müzik Okulu'nda piyano eğitimi alarak başlar müzik hayatına. Sonra Sofya Müzik Lisesi'ni ve Devlet Müzik Akademisi'ni bitirir. Bu okulları birincilikle bitirmek onu sevindirse de asıl mutluluğu, bu başarıyı "okulun tek Türk öğrencisi" olarak kazanmasıdır. Lakin Bulgaristan'da Türk olmanın bazı bedelleri de vardır o yıllarda. Geleneksel olarak akademiyi birincilikle bitiren her öğrenci, mezuniyet töreninde konuşma yapagelmiştir; ancak müdür yardımcısı, bir Türk'ün nutuk atmasını istemediğini söyler. Öğretmenler karşı çıkınca İbrahimova sahneye çıkar ve konuşmasını yapar. Fakat canını acıtan bu hikâyeyi; sahneye Türk olduğu için çıkarılmak istenmeyişini yıllar sonra öğrenir.

İbrahimova, akademideki diğer öğrenciler arasında da sivrilen bir tip olur. Çünkü sesi çok farklıdır. Hangi tür müziği seçeceğine karar verme aşamasındayken hocalardan birine sesini dinletir. Hocanın cevabı ilginçtir: "Böyle bir sese daha aryalar yazılmadı, senin sesine uygun şarkı yok!" Sesi operaya elverişli olsa da onun gönlünde yatan, kendisinin de bilmediği 'gizli aslan' ise cazdır. Nitekim bir caz sanatçısını dinlerken "İşte bu benim müziğim." diyerek karar verir caz şarkıcısı olmaya. Fakat ünlü olmak gibi bir niyeti yoktur; tek derdi şarkı söylemektir. "Ben bu sesimle ne yapabilirim?" sorusunun cevabını arar. Sonunda dört oktavlık sesini değişik teknikler kullanarak doğaçlama bir müzik tarzı ortaya çıkarır. İlk profesyonel konserini de 23 yaşında verir.

1980'lerde artık Yıldız İbrahimova Balkanların en ünlü sesidir. Sayısız konserler verir, yurtdışından davetler alır. Ama bu yıllarda Bulgaristan'daki komünist diktatörlük, onun sanat hayatına da gölge düşürür. Çıkarılan kanunla Türklere Bulgar isimleri verilir. Yıldız İbrahimova, istemese de 'Suzanna Erova' olmuştur artık. 1990'a kadar devam eden komünist rejim İstanbul Caz Festivali'ne davet edilen İbrahimova'nın Türkiye'ye gitmesini de engeller. 'Suzanna' diye anons edilmekten hiç hazzetmeyen Yıldız Hanım, 1990'dan sonra Bulgaristan'da eski ismini alan ilk kişi olur.

İŞ TAKİBİ, EŞ TAKİBİNE DÖNÜŞÜR!

İbrahimova, rejim değişikliğinden sonra sık sık gelir Türkiye'ye. Bir program öncesinde ise aynı yastığa baş koyacağı kişiyle tanıştırılır. Türk sefaretinde çalışan arkadaşlarından biri, "Meclis'te Bulgaristan doğumlu bir milletvekili var. Seni onunla tanıştırmak istiyorum." der. O kişi zamanın CHP Grup Başkanvekili Ali Dinçer'dir. O gün Dinçer'le yediği yemekte, aklından "Acaba eşi ne iş yapıyor?" sorusu geçer; bir sene sonra o eşin kendisi olacağını hiç tahmin etmeden… Türkiye'nin eski Sofya Büyükelçisi Yalçın Oral, İbrahimova'ya Türk vatandaşı olması için ısrar eder. Bir gün kendi elleriyle formu doldurup gönderir. Gelişmeleri takip için de Ali Dinçer'e rica eder. Sonrasında kendi tabiriyle "iş takibi eş takibine dönüşür" ve evlilikle sonuçlanır.

2002 seçimlerinin sonrasında Dinçer ailesini kötü bir sürpriz beklemektedir. Ali Dinçer'e musallat olan ve "grip'tir geçer" dedikleri hastalığın "lenf kanseri" olduğunu duyduklarında adeta yıkılırlar. Yıldız İbrahimova, "Biz hastalığın üstünden geliriz" diyerek moral verir eşine. Tedavi aylarca sürer. Ali Dinçer "Geç buldum, tez kaybetmem" dediği eşi ve kızı için mücadele eder ve onların da büyük desteğiyle hastalığı atlatır.

ODTÜ ve Başkent Üniversitesi Müzik ve Güzel Sanatlar bölümünde haftada altı saat ders veren sanatçı, yoğunluktan dolayı siyasilerin eşleriyle görüşmediğini belirtiyor. Sanatçı, genelde devlet başkanlarının konserlerini kaçırmadığını söylerken Bulgaristan'da üç dönemin cumhurbaşkanlarının kendisini yan yana izlediğini vurguluyor. İbrahimova hayranı olan Rusya Devlet Başkanı Putin de Türk sanatçının konserlerini kaçırmamaya çalışıyor. Putin, bir konserinde İbrahimova'dan bütün albümlerini de istemiş.

ASKERLER NİÇİN CAZ SEVER?

İbrahimova, geçen ay Suudi Kralı Abdullah için düzenlenen resepsiyonda yan yana oturduğu Cumhurbaşkanı Sezer'in kendisinin hayranı olduğunu ve kasetlerini bulamadığını öğrendiğinde, ertesi gün hazırladığı CD’leri Köşk'e göndererek sürpriz yapmış. Cazın divası, komutanların caz merakını da bando geleneğine bağlıyor: "Askerler hep bando dinleyerek yetişiyor. Ses rengi benzediği için aşina olan komutanlar, belki de bu yüzden cazı çok seviyor."

YILDIZ'LI HATIRALAR TAKLİTÇİ İBRAHİMOVA

Todor Jivkov döneminde ismi zorla 'Suzanna Erova' olarak değiştirilen Yıldız İbrahimova, komünist rejim yıkıldıktan sonra ilk kez sahneye gerçek adıyla davet edilince gözyaşlarını tutamaz. Onu izlemeye gelen arkadaşlarından biri konser sırasında ilginç bir konuşmaya şahit olur. Sanatçı, Yıldız İbrahimova olarak anons edilince seyircilerden biri "Şuna bak, Suzanna Erova'yı nasıl da taklit ediyor." der. Bu olay, ünlü sanatçının hafızasına trajikomik bir hatıra olarak kazınır.

ŞOFÖR ANLAMASIN

Eşi Ali Dinçer, İstanbul'da bir toplantı sonrası önlerinde giden gelin arabasını görünce müstakbel eşine evlenme teklifinde bulunmaya karar verir. Ancak şoför anlamasın diye evlilik teklifini İngilizce yapar. Yıldız Hanım da teklifi kabul eder. Tanışmalarından bir yıl sonra evlenirler; üç yıl sonra ise kızları Suna katılır aralarına.

KANSERE ARYA'LI TEDAVİ

Lenf kanseri hastalığına yakalanan Ali Dinçer'e en büyük morali, eşinin güzel sesiyle söylediği aryalar verir. CHP'li vekilin en büyük üzüntüsü ise kızına dokunamamak olur. Kızı Suna, hastalığından ötürü üç yıl babasını öpemez.

POP DEĞİL, MUHARREM ERTAŞ DİNLİYOR

Yıldız İbrahimova Türk Pop müziği dinlemiyor. Genellikle Türk Sanat müziği ve Türk Halk müziğini seviyor. Dede Efendi'nin eserlerini dinlediğini söyleyen İbrahimova, en çok da Neşet Ertaş'ın babası Muharrem Ertaş'ın sesini beğeniyor. Fatih Erkoç'u da çok beğendiğini söyleyen ünlü sanatçı, kendisiyle aynı sahneyi paylaşmak istiyor. Ünlü sanatçı şimdilerde eşinin kanseri yenmesiyle başlayan 'yeni bir hayatı' yaşarken, son çıkardığı 'Çocukça Şarkılar' albümünün mutluluğunu yudumluyor. Mustafa Erdoğan ve Vedat Sakman gibi ünlü isimlerle çalışan sanatçı, eserde annesi ve kızıyla birlikte 'üç nesil' olarak şarkıları seslendiriyor. Albüm projesinde, çocukken dinlediği Anadolu ve Rumeli şarkılarından etkilenen İbrahimova, annelere, "çocuklarınıza şarkı söyleyin." tavsiyesinde bulunuyor.



Kaynak: Aksiyon


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.