ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1837
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Yumruklar, şişeler ve sanatçılar Sayı: 488 - 31.01.2008


'Sanatçı topluma öncü olması gereken kişidir' inancı pek yaygındı eskiden. Şimdi 'Sanat yaşamı taklit eder' daha sık telaffuz ediliyor. Her gün savaş muhabbetleri yapılırken sanatçıların da bundan etkilenmemesi mümkün mü, değil tabii. Kimi barış şarkıları söylüyor, kimi de içindeki şiddeti dışa vuruyor. Bu dışavurum kâh bir meyhanede, kâh bir konservatuar sınıfında gerçekleşebiliyor. Sanat, yaşamla iç içe geçiyor.

Hatırlayacaksınız Perihan Mağden tiyatro sanatının lağvedilmesini talep ettiği yazılarıyla pek bir tepki çekmişti. En sert tepkiyi de evindeki kum torbasında çalışırken Perihan Mağden'i düşündüğünü söyleyen Cihan Ünal vermiş, Perihan hanımda bu beyanata sessiz kalmamıştı... Türkiye'nin tanınmış ve saygın aktörlerinden birinin evinde kum torbasının ne işi var diye kimse sormadı, nihayetinde boks da bir spor çünkü. Ama Cihan beyin boks sporunu nerede icra ettiğinin sorulmamasını ben o vakit pek yadırgamıştım.

Geçtiğimiz günlerde kulağıma çalınan bir haberle irkildim. Cihan Ünal Ankara'da, Konservatuar’daki iki öğrencisiyle boks yapmış. Yok öyle randevulu bir maç filan değil. Söylentilere göre derse girdiğinde bira kutularıyla karşılaşan Cihan Ünal çok sinirlenmiş. Belki oyuncu adayları iyi bir sanatçı olmak için alkolle aralarının da iyi olması gerektiği bilinciyle pratik yapıyorlardı, ama aslında bunun eğitimi Ankara'da Sakarya Caddesi'nde veriliyor, konservatuarda değil. Tabiatıyla Cihan bey, bir eğitim kurumunda karşılaştığı bu vahim durum üzerine öğrencileriyle tartışmaya girmiş.

Hoca ile öğrencilerinin tartışması şiddetlenince kazanan tabii ki antrenmanlı taraf olmuş. Öğrenciler tam yedikleri dayağın raporunu da alıp şikâyet mercilerinin yolunu tuttuklarında kendilerine son sınıfta oldukları ve önlerinde pırıl pırıl bir gelecek olduğu hatırlatılmış. Eh, Cihan bey de kulak koparan lise öğretmeni gibi gösterilme riskine tahammül edemeyeceği için, hocayla öğrenciler öpüşüp barışmışlar.
Tabii her kavga böyle tatlıya bağlanmıyor. Mesela pek az kişi bilir ama sanat dünyamızda rh + diye bir plastik sanatlar dergisi var. Derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni Antik Sanat Galerisi'nin sahibi Tevfik İhtiyar. rh +'in yeni sayısında simsiyah bir sayfada dişi harflerle 'Tevfik İhtiyar'a Üzücü Saldırı' başlığını görenler bunun bir vefat ilanı olduğunu sanıp irkildi. Şimdi ilanı okuyalım:

'Tevfik İhtiyar 14 Şubat 2006 tarihinde Asmalımescit Yakup 2 restoranında, misafirleri ile yemekte iken restorana gelen ressam Muzaffer Akyol, genel yayın yönetmenimiz ve misafirlerin olduğu masaya gelip rasgele eline geçirdiği şişe, bardak ve benzeri nesnelerle ansızın ve hiçbir tartışma olmadan, doğrudan genel yayın yönetmenimizi hedef alarak saldırıda bulunmuştur. Olay, adli makamlara intikal etmiştir (...)'

Ya, işte böyle... Sen koskoca genel yayın yönetmeninin kafasına şişe atarsan hem mahkemelik olursun hem de tam sayfa ilanla âleme faş edilirsin. Oysa o Yakup restoran daha ne kavgalar, dalaşmalar gördü. Sergileri haber yapılmayan ne ressamlar, ne gazetecilerle dalaştı.
Ama benim gördüğüm vakalarda o gazeteciler, o ressamları dışarı davet edip meselelerini oracıkta çözmüştü. Neyse ki dergicilik yapan galeri sahibi, gazeteciler gibi şiddetin çağrısına uymuyor. Bravo Tevfik İhtiyar, intikamınız acı olmuş.


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.