ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Aynı dili konuşmak: Müziğin DiliSayı: 467 - 02.01.2008


Yakın kültürlerin bir birinden etkilenmesi kadar doğal ne olabilir ki? Hatta bu iki yakın kültür yıllar önce bir birine düşman olsa da… Çok uzak bir yerlerden değil, Yunanistan’dan bahsediyorum. Müziğinden giyime biz onlardan onlar bizden o kadar etkilenmiş ki… Yıllarca bir Osmanlı vilayeti olan Yunan toprakları için etkilenme ne kadar geçerli ise Osmanlı insanı için de aynı şey geçerliydi nitekim.

Yıllar yılı iç içe yaşamış bu iki farklı milletin nasıl bir çatı altında bir ara geldiklerini anlatmak değil bu yazının işi… Bu çatı din değil, dil değil dikkat! Bu üst kimlik Osmanlı tebaası olmaktır sadece… Salt Yunan için değil bu Sırp için, ermeni için, Boşnak için de geçerliydi bu kimlik altında yaşamak “özgür ve korkusuzcasına”. Basit bir örnek nevinden geçen günlerde okuduğum Prenses Ela adlı kitaptan bir alıntı: “Ermeniler tıpkı bizim insanımız gibiydi, hiçbir farkı yoktu aramızda. Darda zorda kalan biri gidip bir Ermeni komşundan da yardım isteyebilirdi pekala… Zaten beni on sekiz yaşıma kadar büyüten ve dilime, dinime hiçbir şeyime karışmayan da bu Ermenilerdi işte. İkinci annem ve babamdı onlar.” (Prenses Ela, 18 Defter Bir Ömür; Dr. Müfid Ekdal- Altın Kitaplar Yayınevi) 1890 yıllardır kitapta anlatılanlar. Daha birçok örnek verilebilir belki ama sanırım ne demek istediğimi az-çok anlatabildim.

Tüm buları neden söyledim… Eleni Karaindrou diye bir besteci kadın… Yunan… Evet, ama hepsi bu mu? Tabii ki değil!

Karaindrou, iyi bir besteci. Usta Yunan yönetmen Theo Angelopoulos’un çoğu film müziği de ona ait. Theo Angelopoulos’un 1984 yapımı “Voyage To Cythera” filminin müzikleri de ona ait. İşte aynı dili konuşmak derken bunu kastediyordum. Duyguların dilinin bir olması gibi bazen kelimelerin “yetersiz” kaldığı yerde imdata yetişiyor bu nahif nağmeler. Albümü baştan sona dinleyince filmi daha bir merak ediyor insan. Evet, belki filmi izleyince aynı etkiyi bulmak mümkün değil; ama bu kaçınılmaz bir sonuç. Angelopoulos’u “auteur” yapan etkenlerden biri de bu olsa gerektir: Müziği yerli yerinde kullanmak; ama uyduruk stüdyo kaydı “dımtıs” müziğini değil felsefesi olan, referansları olan bir müzik kullanmak…

Albüm dokuz parçadan oluşuyor. Özellikle ikinci parça olan Kontserto (Thema Alexandrou)’yu biraz daha dikkatle dinlemenizi rica edeceğim. Bir anda akıl penceresi açılıyor, ruhumuz hafifliyor ve işte yansıyanlar: Kışın zorlu şartları alabildiğine her yerde. Başında bir yemeni ile dört-beş yaşlarında bir kız çocuğu, annesi ile beraber at arabasının en önünde oturuyor. Önde baba atın yuları elinde yürüyor. Ve dah bilmem kaç araba bu şekilde. Tehcir başlamış. Yüzleri karmakarışık. Üzgün ve perişan haldeler. buradan belki de beşinci parçaya Taxidi/Figi’ye gelmelisiniz. Mutlu mesut yaşayıp giden bu insanları yerlerden yurdundan eden nice etkeni düşünmeden sadece hüzünlerine ortak olmaya çalışmak… Tüm yapacağımız bu. Nitekim birinci parçanın farklı düzenlemesi olan ama kesinlikle finale yakışacak kıratta düzenlenen dokuzuncu parça ile noktalıyoruz bu göçü. Aynı etkiyi bir halk türküsünde ya da ne bileyim Seha Okuş’un Kalan Müzik’ten çıkan o eski cızırtılı plak kayıtlarından yükselen hissilikle de yaşamak mümkün. Çünkü hüzün insanların ortak dili, hüzün insanların ortak yazgısı ve sonsuza uzanan öyküsü… Ve dahi hüzün her dilde aynı olduğu gibi her seste, her bestede de aynı…

Dediği gibi şairin: “Cennetin fısıltısıdır, müzik” Kulak verin duyacaksınız.

Karaindrou’nun diğer albümleri (Birçok albümünden benim öncelikli tavsiye edebileceklerim diyelim): Theo Angelopoulos Paisaje, Trojan Women-Jackal, Weeping Meadow
 

 


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.