ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Oistrakh'ın izinde bir kemancı Sayı: 450 - 05.12.2007



Vadim Repin Deutche Grammophon'un solist sanatçısı olup klasik müziğin süperstarları aarsında yerini sağlamlaştırdı. Ünlü kemancının yeni Beethoven kaydı, geçmiş ustalardan David Oistrakh'la rekabet edebilecek düzeyde




Günümüzün çok önemli kemancılarından Vadim Repin, kayıt firmalarının en anlı şanlısı Deutsche Grammophon'un (DG) solist sanatçısı oldu. Bu şu anlama geliyor: Repin'in süperstarlığı artık hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir şekilde ilan edilmiş oldu. Çok güzel kayıtların ve eşsiz performanslarının onu bu noktaya getirmesine şaşmamak lazım.

Sanatçının DG macerasının keman konçertosu repertuvarının üç büyüğünden biri olan Beethoven'la (diğer ikisi Çaykovski ve Mendelssohn) başlamış olması tesadüf değil. DG, Repin'i yeni sanatçısı olarak lanse ederken, bu taze süperstarı ilk kez kaydettiği 'garanti' bir eserle sunarak dinleyiciyi de hareketlendirmeye çalışmış adeta. Ancak ticari lansman kokusu da gelen bu fikrin altını doldurmak için Repin'in "Beethoven'ı kaydetmek için bu anı bekledim" gibi bir sözü, kitapçıkta öne çıkarılıyor ki pek inandırıcı değil. Bu arada kitapçığı da çok yetersiz, alışılmışın tersine eser, besteci, sanatçı bilgileri hiç yok. Ancak Repin'in bu muhteşem konçertodaki yorumu ise fazlasıyla ilgiye layık.

Dışadönük bir virtüözlüğe, parmak cambazlığına yüz vermeyen yapıt, içedönük, kişisel bir havada yazılmıştır. Bu nedenle onu doğru seslendirebilmek ifadelemede ustalık istiyor. Repin'in Beethoven'ında, ton sağlamlığı, daha da doğrusu, ton sağlıklılığı gayet etkileyici. Çalışı bana geçmiş ustalardan en çok David Oistrakh'ı anımsatıyor. Kesinlikle duygu sömürüsüne girişmeyen, romantikliğin müzisyenliği bastıramadığı, denge ve müzikal saflığın asla bozulmadığı, saygılı ve bütünselci bir müzikal duruşu var. Konçertoda bestecinin kendi kadansları yerine Kreisler'inkiler kullanılmış. Repin birinci bölümdeki çift sesli kadansta harikalar yaratıyor. Peki 'geçmişin büyük ustalarının devamı olmaya aday bu kemancının yorumu nerede duruyor?' diye soracak olursanız ya da 'Repin efsaneleşecek bir damga vurmuş mu Beethoven'a?' diye merak ediyorsanız o zaman biraz çekimser kalırım işte. Repin'in, Menuhin, Heifetz, Grumiaux, Perlman, Suk gibi büyüklerin yanında çok farklı bir şey söylediğini, parmak ısırttığını söyleyemem. Ancak bu kemancı henüz 36 yaşında ve şaşırtabilir.

İki hafta önce Bilkent Senfoni eşliğindeki Çaykovski'siyle Ankara'yı nasıl birbirine kattığını duyduk.

Beethoven 'Kreutzer Sonatı'nı zamanın keman virtuozu Bridgetower'a adamış. Besteci daha sonra Bridgetower'la arasında geçen bir tartışmadan ötürü ithafını değiştiriyor ve bu kez kemancı Rudolphe Kreutzer'e adıyor.

İlginçtir, Kreutzer partisyonu ilk gördüğü zaman 'Çalınamaz' diye dudak bükerek esere hiçbir zaman dokunmuyor. Edebiyat ilgilileri Tolstoy'un bu eserin başlığını taşıyan romanını bilirler. Yapıtın erkek anlatıcısı bu kıskançlık öyküsünün zirvesinde 'Kreutzer'i ateşli ve adeta flört edercesine çalan karısı ve âşığını görür ve karısını bıçaklar.

Tolstoy'un yapıtında müzikal form ile yazın malzemesi arasında ilişkiler kurduğunu söyleyemeyiz. Ahlakçı Tolstoy, o zamanın popüler müziği
olan oda müziğini, insanları eğlendirip, ruhlarını coşturan, âşıkları birbirine yaklaştıran, ayartıcı bir unsur olarak görüyor ve bunu romanında bir çekirdek imge olarak kullanıyor sadece. Buna karşın sonatta öyle bir şeytani hava var ki 'Tolstoy erotik bir imgelem mi gördü de konuya yakıştırdı?' diyebiliyorsunuz zaman zaman. Bu esin kaynağı sonat daha sonra Çek besteci Janacek'i de etkilemiş ve besteci dörtlüsünü Tolstoy'un öyküsüne dayandırmış. Repin-Argerich yorumu ise dinlediğim en güzellerden biri. Argerich'in hiçbir şekilde pasif olmadığı, iki solistin form ve denge duygusunu çok başarılı bir şekilde verdikleri bir çalış bu.

Mutlaka dinlemeli.


Repin/Beethoven/DG/Şef: Muti, Viyana Filarmoni/Argerich


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.