ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Gnawa müziğinin caz ve pop müziğe etkileri / Transandantal bir birleşme...Sayı: 442 - 23.11.2007


Andreas Kirchgäßner’den çeviren: Ogün Duman


Fas'ın Essaouira kentinde düzenlenen Gnawa festivali, her yıl tüm dünyadan gelen sanatçı ve ziyaretçilerde büyük bir hayranlık uyandırıyor. Andreas Kirchgäßner bu müzik tarzının çıkış öyküsü ve gelişim sürecini inceledi.

Korsan CD'lerin satıldığı dükkanlardan cızırtılı sesler yükseliyor. El arabalarındaki ağır yükleriyle bir türlü ilerleyemeyen hamallar bağırıyor. Binlerce cep telefonunun zırıltısı.

Anneler, göz alıcı şekilde giyinmiş kızlarını cırtlak bir sesle uyarıyor. Ara sokaklarda ilerlemek isteyenler, kendilerini akıntıya bırakmak zorunda, insan selinin akıntısına karşı direnmek mümkün değil.

Fas nüfusunun yarısı Gnawa Festivali için Essaouira'ya gelmiş sanki. Normalde nüfusu 60 bin olan bu kente 450 binden fazla ziyaretçi akın ediyor. Çoğunlukla Faslılar, çünkü Gnawa müziği burada oldukça popüler ve giriş ücretsiz.

Dünyaları ifade eden sahneler

Ancak kentin İslami kesimlerinin tamamını bir tür gösteri alanına dönüştüren dokuz sahnede çok sayıda yabancı müzisyen var. buradaki anlayış bir „füzyon", Gnawa gruplarının caz, pop ve blues müziğinin dünyaca tanınmış müzisyenleriyle beraber çalması, bu etkinliğin alameti farikası halini almış.

Kazablanka'dan gelen genç Gnawa üstadı Maâlem Hassan Boussou gözünde güneş gözlüğü olduğu halde, son derece rahat tavırlarla müzik yapıyor. Grubu kafalarında kendilerine özgü şapkalarıyla sahne üzerinde koşturuyor, "krakeb" tabir edilen ve sesleri birbirine çarpılan tencere kapaklarını andıran metal kastanyetler çalıyor. Onlara eşlik edense, „Ocean's Eleven" filmine yaptığı müzikle tanınan Amerikalı piyanist Scott Kinsey.

Gelenek itibarıyla uluslararası

Bu „füzyonlar" festival yönetiminin bir buluşu değil. Essaouira'da füzyon, kökü 60'lı yıllara dayanan bir gelenek. O zamanlar caz piyanisti Randy Weston, Gnawa trans müziğini keşfetmişti. Ardından bu müziği öğrenmek ve Gnawa üstatlarıyla kayıt yapmak için bir süre Fas'ta kaldı.

70'li yıllarında Fas'ın dışlanmış insanların ve hippilerin seyahat merkezi olmasıyla Jimi Hendrix de buraya geldi. Hendrix, davul ve metal kastanyetlerin ritimleri ve sert bir üslupla çalınan üç telli bas sazı „gembri"yi işitmesiyle Gnawa'larla beraber müzik yapmaya koyuldu. Bu türden sınırlar ötesi doğaçlamalara verdiği ad „Experience", yani deneyimdi.

Kimi yaşlı Gnawi o „siyah kardeş"i hâlâ anımsıyor. Bazıları onunla beraber bile çalmış. Elbette kimsenin aklına ayrı bir kayıt almak gelmemişti, zira Essaouira'da kimse bu gitaristin gün gelip rock tarihini değiştireceğini tahmin etmemişti.

Hendrix'i diğerleri izledi: Cat Stevens, Bob Marley, Peter Gabriel, Carlos Santana ve Led Zeppelin'den modern dancefloor müzisyenlerine kadar herkes. Peki ama Gnawa müziğinin rock, blues, caz ve pop alanındaki uluslararası müzisyenler üzerindeki bu derin etkisi nereden kaynaklanıyor?

Gnawa'nın kökleri

"Gnawa" sözcüğü „Guinea"dan (Gine) gelir ve günümüzde Moritanya, Senegal, Nijer ve Mali gibi Batı Afrika ülkelerini kapsayan alanı tarif eder.
11. yüzyılda Gine bölgesinden çok sayıda tutsak, günümüzde Essaouira'yı da içine alan Güney Fas'ın şeker kamışı tarlalarında köle olarak çalıştırılmak üzere buraya getirilmişti. Bir zamanlar Mogador adına sahip bu bölgeden de 16. yüzyıldan itibaren köle olarak denizaşırı ülkelere gönderilmişlerdi.

Fas'a yerleşmek

Batı Afrikalılar nereye sürülmüş olsalar kültlerini, ritüellerini, inançlarını ve müziklerini buralara yerleştirmiştir. Fas'taysa bu, halk İslamıyla bir kardeşlik meydana getirerek olmuştur.

Kutsal olanın, ibadet edecekleri Marabous'un (Arapça Murabit) yokluğunda, bu köleler Hz. Muhammed'in kölesi Sidi Bilal'i ataları ilan ettiler.

Sidi Bilal daha Hz. Muhammed hayattayken Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçmişti. Bunun karşılığında peygamber onu azat etti ve İslam tarihinin ilk müezzini ilan etti. Gnawa'lar, kutsiyetleri Zawiya'ları onun adına kurdular ve oraya hacca gidiyorlar.

Üstatların ruhanilikleri

Masada ahşap ürünler satıcısı Mustafa Samir oturuyor. Gnawa'lara çocukluğundan bu yana aşina. Onlar, selvi ağaçları, deniz ve balıklar kadar Essaouira'nın bir parçası. Onları ahşap ürün tedarikçi olarak da tanıyor. Çünkü Gnawa üstatları genellikle marangozluk da yaparlar.
Mustafa dünya yıldızlarıyla beraber çalan geleneksel Gnawa üstatlarının hiçbirinin refaha ulaşmadığını anlatıyor.

Plak şirketlerinin suçu olup olmadığını soruyorum. Gnawa'ların parayı idare etmesini bilmediklerinde ısrar ediyor. Geceler süren trans ritüelleri sırasında konuştukları ruhlarıyla fazla meşgulmüş kafaları.

Müzikal işbirliği

Gnawa'ların ruhlar alemine ilişkin inançları kesinlikle Fas'a özgü bir durum değildir. Siyah Afrikalılar ruhsal inancı, sürüldükleri her yere beraberlerinde götürmüşlerdir. Mısır'daki adı Sar-Kültü'dür. Karayip'lerde Vudu. Brezilya'daysa Macumba, Umbanda, Candomble.

Ritüelleriyle beraber müziklerini de getirdiler. ABD'de bu müzik anlayışlarından Afro-Amerikan blues çıktı. Bu yüzdendir ki, bugün Amerikalı blues gitaristi Corey Harris hiçbir sıkıntı yaşamadan festivalde Abdülkadir Amlil ve grubuyla beraber çalabiliyor.

Geleneksel Gnawa grupları o sırada kiminle füzyon yapıyor olurlarsa olsun, kendi müzikal üsluplarına sadık kalıyorlar. Neredeyse doğaçlama jam-session'larında ruhlarının ritüellerini izlemeleri gerekiyormuş gibi. Öte yandan dünya müzisyenleri aktarılan ritim ve ezgilere mucizevi şekilde dahil olabiliyorlar.

Müziğin akraba yapıları

Dışarıdan bakıldığında alabildiğine farklı görünen müzik türleri arasında yapı itibariyla bir akrabalık olduğu tahmin ediliyor. On yıllardır Fas'ta araştırma yapan müzik bilimci Philip Schuyler bana Gnawa, caz, blues ve pop arasındaki yapısal ortaklıkları gösteriyor.

Buna „Call-and-Response Kalıbı" adını veriyor, yani üstat söylüyor ve koro ona yanıt veriyor; Afrikalıların bütün dünyaya yaydıkları çoklu ritimle çalan davullar ama özellikle bir elektro gitaristin rock grubunu yönetmesi gibi üstadın müziği idare etmesine yarayan gembri'nin ellik ettiği bir üslup bu.

Gembri'nin ezgileri bas altyapısını oluşturuyor, bunun üzerine dünya sanatçıları doğaçlama olarak kendi enstrümanlarını çalıyor, diyor Schuyler. Caz ve blues gibi ve Batı Afrika'nın geleneksel müziğinin aksine pentaton gamına göre çalınır.

Müziğin ilham gücü

Caz ve pop müzisyenlerinin Gnawa'larla beraber çalması, Batı Afrika'da geçirilmiş ortak çocukluk günlerinin anısını canlandırıyor sanki.

Yaptıkları doğaçlamalar sanki Batı Afrika'da beraber geçirilmiş ortak çocukluğa dair anıları canlandırıyor sanki, caz ve pop müzisyenlerinin Gnawa'larla buluşması işte buna benziyor.

Bu anılar müziğin derinliklerinde saklı sanki. Ancak beraber çaldıklarında yeniden gün ışığına çıkıyor. Bu sırada da genellikle şaşırtıcı yeni biçimler ortaya çıkıyor. Essaouira'daki festivalin çekim gücünün sırrı da burada yatıyor.



© Qantara.de 2007



Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.