ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1836
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Günümüz Türkiye’sindeki Müzik Türlerinin Ulusal ve Evrensel Ölçütler Açısından Durumu (2.Bölüm)Sayı: - 31.01.2006


2. Sanatçı. Alıcı.

Sanatçı da elindeki gerçeklere kendi sanatı doğrultusunda dışsal biçim veren, yaşantıyı yakalayıp tutan, onu belleğe, belleği anlatıma, gerçekleri de biçime dönüştüren olacaktır.

Sanattaki yaratıcılığı, daha önceden kurulmamış ilişkiler arasındaki ilişkileri kurabilme, böylece yeni bir düşünce şeması içinde, deneyimler, yeni düşünceler ve yeni ürünler ortaya koyabilme yetisi diye ifade etmek mümkündür. (5)

sanatçının tüm çabası, duygularının aktarımını seçtiği dille (müzik, resim vb…) yaparken, o dilin estetiğini ve tekniğini kendi duyarlılığı ve üretme gücüyle birleştirip “alıcıya” ulaştırmaktadır. Bu duyuşsal duyarlılık sanatçı ile sanatçı olmayanı birbirinden ayırır.

sanatçı eserlerini başka düşünceler, başka bilinçler, yani insanlar için yaratır. Onlara kendisini anlatmak ve onları etkilemek için yaratır. (6) Bunu yaparken de en büyük esin kaynağını içinde bulunduğu zaman ve önceki zamanlardaki değerlerle, geleceğe ilişkin sezgileri oluşturur.

Sanatçı ve onun üretici olan sanatçının karşısındaki üçüncü öğe ise “alıcı” diyebileceğimiz seyirci, dinleyici, okur, vb… dir. Sanatçı eserini içinde bulunduğu toplumun kültürel koşullarında hazırlar ve alıcıya sunar. Ancak burada önemli olan sanatın kendisidir. (Onun içindir ki bir yapıt belirtilirken, önce yapıtın adı, sonra bestecisi, icracısı ve en son konser salonu yazılır.)

Mozart bir parçasını melankoli olarak adlandırdığında, melankoli duymam gerekli değildir. Hiçbir şey duymayabilirim ya da kendimi yorgun yahut sarsılmış hissederim ama bu durumları müziğe yüklemem kendim herhangi bir şey hissedeyim ya da hissetmeyeyim, daha çok parçayı melankoli olarak tanırım (7). Sanat eseri sanatçının duygu ve heyecanlarını dile getirmekle kalmayıp, aynı zamanda bu duyguları, seyirciye dinleyiciye de taşır. Bu da yaratıcı ya da seyirciden çok, sanat eserini belirleyen bir özelliktir. (8)

3. Sanatın Algılanması.

Sanatçının ürettiği eserlerde duygularını dile getirdiğini anlamak kolaydır. Ama sanat eserinin aynı şeyi nasıl yaptığını anlamak zordur. (9) Sanatçı üretimini ortaya çıkarıp izleyici-dinleyiciye ulaştırdıktan sonra, izleyici-dinleyicinin algılanması nasıl olacaktır? Algılama psikolojik etkilerle mi yoksa sanatın estetiği ile mi olacaktır? Bir sanat eseri etkilerinden ötürü duygu ve heyecanla ilgili olabilir. Bu sanat esirinin izleyici-dinleyici diyebileceğimiz üçüncü öğe üyelerinin üzerindeki psikolojik etkidir. Yani bir sanat eserinin mutsuzluk verici olduğunu söylemek, onu gördüğüm okuduğum ya da duyduğum zaman mutsuz olduğumu söylemek demektir. (10)

Fakat sanatın estetik (teknik, güzellik, etkililik…) tarafını kesinlikle göz ardı etmemek gerekir. Estetik sanatçının “sanat” adına koyduğu “nitel özellik”tir.

Sanatta, algılama yoğunluğuna ulaşmak, önce sanat yapıtının estetik yönünü algılamak ve duygu yoğunluğuna ulaşmakta mümkündür. Tersi düşünüldüğünde yani duygu yoğunluğuyla algılanmaya çalışılan sanat yapıtının bıraktığı etki sığ olacak, boyutsuz kalacak sanatın mesajına ulaşılamayacaktır.

Sanat kendisiyle izleyici-dinleyici arasında bir etkileşimdir. Ama bu etkileşim ne kadar derin, dramatik özelliği ile de düşündürücü ise o kadar anlamlıdır. Tek boyutlu anlatımı tanımlamış olması ise, sanat eserinin estetik yönünden çok ustalık ya da kendi “özel değeri” olabilir, sanat değeri ise tartışılabilir.


(7) Prof Dr. İhsan Turgut Sanat Felsefesi. İzmir 1991 S. 113
(8) Prof Dr. İhsan Turgut Sanat Felsefesi. İzmir 1991 S. 121
(9) Prof Dr. İhsan Turgut Sanat Felsefesi. İzmir 1991 S. 125
(10)Prof Dr. İhsan Turgut Sanat Felsefesi. İzmir 1991 S. 126
devam edecek


*Safa Olgun imzasıyla yayımladığımız bu çalışma, çok değerli bir seçiciler kurulunun değerlendirmesi sonucu Mavi Nota’nın düzenlediği “Nimet Koray Araştırma-İnceleme Müzik Ödülü”nde seçiciler kurulu tarafından Teşekkür Belgesi’yle ödüllendirilmiştir.

 


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.