ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 5 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Saygun'u bir de buradan dinleyin Sayı: 394 - 14.09.2007


Piyanist Yeşim Gökalp, Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin ve İlhan Baran'ın yapıtlarını, bestecilerin ruhunu keşfeden bir yorumla seslendirmeyi başarmış

Adında bile yaratıcısının titizliğini ele veren 'küçük sonat' anlamındaki 'Sonatin', kimi müzik tarihlerinde zayıf bir geçiş dönemi eseri olarak nitelenmiş ya da müzikal fikirlerin karmaşık ve kararsız sergilenmesi nedeniyle mantıksızlıkla eleştirilmiş. Hatta (öz)eleştirelliğiyle tepki toplamış Adnan Saygun da besteci Tippet'a hediye ettiği kopya üzerine "Emin olunuz ki artık böyle berbat müzik yazmıyorum" diye not düşmüş. Eser ise tüm yergileri aşarak, en sık yorumlanan Türk eseri olma yolunda hızla ilerliyor. Önce Saygun'un öğrencisi Gülsin Onay, sonra genç kuşağın en parlak piyanistlerinden Hande Dalkılıç tarafından kayda alınan 'Sonatin' şimdi de Yeşim Gökalp'ın ellerinde hayat buldu.

'Sonatin' bir yanda Saygun'un 1930'larda bayraktarlığını yapıp sonradan vazgeçtiği, güneş-dil teorisinin müzikteki kardeşi beş tonculuğa yaslanıyor, diğer yandan frankofon armonilerle, örneğin Debussyvari bir izlenimcilikle flört halinde. Böyle bir kozmopolit rahatlık, farklı etkileri bünyesinde bir sakınca görmeden barındırabilme gücü ve güzelliği de en çok ilk kuşak bestecilerimizde vardı zaten. Yeşim Gökalp, ilk ölçülerde önceki hızlı yorumların tersine bestecinin yönergesine tam olarak uymayı tercih eden bir tempoyla ancak daha belirgin kesikli notalarla (stacatto) başlıyor ve renk arayışlarını eser boyunca sürdürüyor. Kimi zaman Debussy'nin 'Children's Corner'ını çağıran oyunlu ifadeler bulmuş. İkinci bölümde bastaki inatçı motif azalmayan bir kedere rağmen dikliğini kaybetmeyen bir yürüyüşü anlatıyor. Tüyleri diken diken eden cinsten. Hiper-kuramsal etnomüzikolog Saygun'un özü koruma kaygısıyla pek de yapıbozuma uğratmadan çokseslendirdiği, her zamanki gibi fazlaca somut 'Horon' ise daha egzantrik olmak adına Gökalp'in yaptığı gibi sakince değil, bestecinin öngördüğü hızı da aşarak daha enerjik çalınmalı, kanısındayım. Gökalp kararsız eseri genel anlamda belirli bir karar noktasına çekmediği gibi, ne romantik bir havaya bürüyor ne de bir köylü kıyafeti giydiriyor. Geçiş dönemi yapıtlarının da farklı bir dinleme değeri olduğunu ispatlayan 'Sonatin' eğlenceli olduğu kadar önemli bir eser.

Piyanistin el çantasında hazır bulundurulan 'Duyuşlar', kısa öykülerden kurulu renkli bir hikâye kitabı. Ulvi Cemal Erkin'in kendine has armonizasyonunun bir ön reçetesi ya da kuramsal bağı yok. Bestecinin çok iyi bir piyanist olduğu düşünüldüğünde, bu kısacık eserde enstrümanın çok hafiften çok kuvvetliye uzanan gürlük açıklığını gösterivermesine şaşmamak lazım. Gökalp, piyanistik bir yazısı olan bestecinin oyuncul, şaşırtmalı müziğini başarıyla seslendirirken, 'Şaka'daki aceleyi, 'Küçük Çoban'daki derinliği, 'Zeybek'teki heybeti güzel anlatıyor. Buna karşın Erkin'in tipik fff (çok çok kuvvetli) işaretlerinin -örneğin 5 No'lu 'Oyun'da- pek hakkını vermiyor.

Geçen yıl kaybettiğimiz İstemihan Taviloğlu müziğe klarnet çalarak başlamış ve kompozisyona kayarak Saygun'un öğrencisi olmuş. 'Mi/Piyano İçin Üç Prelüd' Mi tonunu eksen alan üç kısa parçadan oluşuyor. Yalın ve akılda kalıcı prelüdler hızlı-yavaş-hızlı tempolarında. Gökalp, bestecinin sade ancak güçlü melodilerinin her birini ruhuna inerek çalmış. Az bilinen, az çalınan, ancak cevher sahibi Taviloğlu'na başlangıç yapılabilir bu eserle.

CD'nin son eseri Saygun'un 'Üzerinde çok emek verdim' dediği çok değerli bir başka öğrencisi İlhan Baran'a ait 'Siyah ve Beyaz'. En güçlü ancak ayrıksı bestecilerimizden İlhan Baran bestecilik zekâsıyla bir efsanedir gerçekten. Daha önceki kayıtlarıyla da ses getiren Baran'ın 'Siyah ve Beyaz'ının da aşağı kalır yanı yok. Örneğin şimşek hızıyla akan 'Perpetual Mobility' devingenliğiyle aklınızı bir alıyor ki ancak bitiminde kalbiniz gümbür gümbür nefesinizi tutmuş olduğunuzu fark ediyorsunuz. Çok ruhlu, ateşli ve bütünlüklü duyuşu olan bir besteci.

İstemihan Taviloğlu ve İlhan Baran eserlerinin ilk kayıtları, Saygun ve Erkin'in ise farklı yorumları için Yeşim Gökalp'in bu CD'sini kaçırmayın.



Yeşim Gökalp / Türk Piyano Ezgileri/A.K. Müzik


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.