ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1821
Şu an 7 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müzik Eğitiminin Boyutları ve Çalgı EğitimiSayı: - 13.07.2007


   
ÖZET

İnsanlar için doğal bir eğlence kaynağı olan müziğin insan gelişimi üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Müzik eğitimi sayesinde bireylerin; kendini ifade etme ve yaratıcılıkları, hareket ve ritmik yetenekleri, estetik duyguları, kültürel birikimleri, dil becerileri, bilişsel ve analitik düşünme becerileri gelişir. Müzik eğitiminin bir boyutu olan çalgı eğitiminde çalgı öğrenme süreci, bir çalgıyı çalabilme becerisini gösterebilmek için bir takım becerilerin sistematik olarak kazanılmasıdır. Etkili bir çalgı eğitiminin gerçekleşebilmesi için çalgı eğitimi sürecinde müzik eğitiminin diğer boyutları olan işitme, ses ve yaratıcılık eğitimlerinin önemle üzerinde durulmalıdır.

Anahtar Sözcükler: Müzik, müzik eğitimi, çalgı eğitimi

ABSTRACT:

Music, which is a natural source of entertainment, has also significant influences on human development. Music education improves self expression, creativity, movement and rytmic skills, aesthetic, language skills, cognitive and analytic thinking skills. Instrument education is a dimension of music education. Learning skiılls systematicly in order to play an instrument is called instrument education. Musical hearing, singing, and creativity educations which are the  other dimensions of music education have to be taught succesfully in order to have an efficient instrument education.  

Keywords: Music, Music Education, Instrument Education

GİRİŞ

Müziğin ne olduğu, nasıl oluştuğu, elemanlarının ne olduğu gibi müziğin felsefi, ontolojik ve estetik boyutunu ilgilendiren sorular bir yana, müzik eğitimi araştırmaları günümüzde psikolojik, nöro-biyolojik ve sosyolojik araştırmaların ışığında ele alınmaktadır. Müzik eğitiminde özne olarak insanı, nesne olarak da müziği ele aldığımızda bu ilişki bizi “müziğe neden ihtiyaç duyulmuştur?”, “müzik insan beyni ve gelişimi üzerinde ne gibi etkiler yaratır?”, “müziğin insanın fiziksel, sosyal ve ruhsal yaşamı üzerindeki etkileri nelerdir?”gibi sorularla karşı karşıya bırakmaktadır.

Antropoloji alanında yapılan araştırmalar insanın tüm tarihi boyunca müziksel davranışlar sergilediğini ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucunda antropoloji uzmanları müziği, insanın doğumla birlikte getirdiği bir kazanım olarak görmektedirler (Hodges, 2000). Bu bağlamda insanın müziksel davranışlarının ve müziğe duyduğu gereksinimin sebepleri şöyle sıralanabilir:

1-
Müzik öncelikle insan için doğal bir eğlence kaynağıdır. Müzik ve hareket etkinlikleri insan gelişimini tüm yönleriyle etkiler.

2-
Erken yaşlarda müzikle tanışan bireylerin müzikle beyin gelişimi ve IQ seviyelerinin olumlu yönde etkilendiği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

3-
Ritim ve tempo müziğin temel yapı taşlarıdır. Bu temel müzikal uyaranları algılamada ve tepkide bulunmada çocukların şaşırtıcı bir şekilde yetişkinlere benzer becerilere sahip olduğu bilinmektedir. Her birey doğuştan itibaren müziksel yeteneklerle donanımlıdır ve müzik onun diğer müzik dışı yeteneklerini de geliştirmesi için bir araçtır.

4-
Şarkı söyleme, ritimle hareket etme, dinleme ve çalgı çalma bireyin müzikal oluşumları öğrenmesini sağlar. Bu etkinlikler, kişinin bedensel koordinasyon, zamanlama, hafıza, konsantrasyon ve dinleme becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. Araştırmacılar müziğin bireyin sosyal ve duygusal olgunlaşmasında, otokontrol, iş paylaşımı ve kendinin ifade becerilerinde etkileri olduğunu belirtmektedir.

5-
İnsanın günlük yaşamında, yaşadığı çevrede müzik her an onunla beraberdir. Kısaca insan hayatına kattığı zenginlikle müziğin insan yaşamında temel ve vazgeçilmez bir yeri olduğu gerçektir (http:// www.littlefolksmusic.com ).

Müzik sanat dallarından biri olmakla birlikte, bireyin kendini ve becerilerini geliştirmesi için bir araçtır. Müzikle ilgilenen kişi, diğer akademik, kültürel ve  sosyal alanlarda daha başarılı olmakta, kendine olan güveni artmaktadır. Lehr (1998), müzik eğitimi sürecinde öğrencilerin diğer konu ve derslerdeki başarısına dikkat çekmektedir. Lehr’e göre müzik öğrenimi sırasında müzik, öğrenciye diğer konularda başarılı olma konusunda yardım etmekle kalmaz, ayrıca öğrencinin gelişimini de başka hiçbir konu alanının yapamayacağı kadar destekler.

Müziğin bireyin varlığında ciddi bir rolü ve insan duyguları üzerinde güçlü bir etkisi vardır (Hallam, 2001). Müzik dışındaki becerilerin gelişiminde müziğin etkilerine ilişkin yapılan araştırmalar müziğin birey üzerindeki etkilerini kanıtlar niteliktedir. Örneğin ilkokul çocuklarının konsantrasyonlarının arttırılması, duygusal ve davranışsal problemlerinin çözümünde onlara arka planda devamlı olarak müzik dinletmenin yararları görülmüştür (Hallam, 2001).

Başka bir araştırmada ise bir ilkokuldaki müzik dersi saatlerinin arttırılmasının öğrencilerin sosyal ilişkileri üzerinde olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir (Hallam, 2001). Bireysel olarak müzik, duygu ve ifadelerin çıkış noktası, insanın duygularını etkileyebilen, aynı zamanda iyileştirme gücü de bulunan bir terapi aracıdır. Müzik, bireysel ya da toplu olarak müzik ile uğraşan bireye entelektüel gelişim, ustalık ve duygusal tatmin sağlar (Hallam, 2001). Müzik pek çok şekilde deneyimlenebilir. Dinleme, çalma yada söyleme gibi bireysel etkinliklerin yanı sıra müzik, toplumda kelimelerin ötesine varan bir iletişim ve paylaşım aracıdır. Müzik, azınlıkların, küçük grupların ve etnik kültürlerin kendilerini ifade etme aracı olarak kullanılır. Her kültürdeki insanların kendi kimliklerini yaşatmak için kullandıkları araçlardan biri müziktir. İnsan biyolojisine çok yakın olan davranışlar tüm dünyada, farklı kültürlerde meydana gelen evrensel davranışlar olarak kabul edilmektedir. Müzik tam olarak bu ölçütü karşılamaktadır.

Antropoloji ve etnomüzikoloji alanında yapılan çalışmalar müziğin önemli ölçüde yaygınlaştığını ve kullanıldığını kanıtlamaktadır. (http://www.musica.uci.edu/). Çağımızda hızla gelişen teknoloji ve popüler kültür müzikte de etkilerini göstermektedir. Popüler kültür-yaşam tarzının kilit noktası, kitleleri ve özellikle gençleri yoğun biçimde etkileyen bir eğlence aracı olan müzik, bir sektör olarak birçok kişiye geçim kaynağı olmakta, ekonomiyi büyük ölçüde etkilemektedir.

Bununla beraber müzik eğitimi boyutunda müzikle ilgilenen bireyler arttıkça, bu kişilerin gereksinimleri sonucu çeşitli müziksel materyallerin üretim, yapım ve satım aşaması, müzik dershanelerinde ya da özel olarak müzik dersi alan kişiler, müziğin ve müzik eğitiminin ekonomik boyutunu oluşturmaktadır. Hallam müziğin insanlara değişik iş imkânları sunduğundan bahsetmekte ve örneğin müzik endüstrisinin İngiltere’nin en önemli ekonomik yapı taşlarından biri olduğunu vurgulamaktadır (Hallam, 2001).

I.1.Bir Eğitim Aracı Olarak Müzik

Lehmann (2002) eğitimi, doğrudan ayrılmama, insan kapasitesini,  yeteneklerini geliştirme ve hayat kalitesini yükseltme çabası olarak tanımlar. Nitelikli bir toplumun oluşturulmasında özellikle önemi olan yaratıcı kişiliklerin geliştirilmesinde müzik eğitimi en etkili araçlardan biridir (Bilen, 1995). Müzik eğitiminin bireyler üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Levinowitz (1999) müziğin, birçok ülkede çocukların eğitiminde önemli bir rolü olduğunu söylemektedir.

Müziğin eğitimsel ve bireysel işlevleri günümüzde farklı araştırma dalları ve teknikleriyle yürütülmektedir.  Hodges (2000), son yıllarda insan beyni hakkında bir bilgi patlamasına tanıklık ettiğimize ve yeni görüntüleme tekniklerinin beyin bilimcilere insan beyninin birkaç yıl öncesine dek görüntülenemeyen bölgelerini görüntüleyebilme olanakları tanıdığına dikkati çekmiştir. Müziğin ve müzik eğitiminin insan beyninde gerçekleşme sürecine ilişkin nöromüzikal alanda yapılan araştırma bulguları şu önermeleri ortaya çıkarmıştır:

*
İnsan beyni müziğe tepkide bulunma ve katılma yeteneğine sahiptir.

*
Beynin müziksel işlevleri doğumla birlikte başlar ve yaşam boyu devam eder.

*
Erken yaşta başlayan ve devam eden müzik eğitimi beynin müziksel işlevlerinin düzenlenmesine katkıda bulunur.

*
Beynin müziksel işlevleri beyinde geniş bir alana yayılmış kapsamlı bir sinir sisteminden oluşmakla beraber özelleşmiş bölgelere de sahiptir:

-
Bilişsel Öğeler
-
Duyuşsal Öğeler
-
Motor Öğeler (Hodges, 2000).

Müzik ve insan beyni arasındaki ilişkilerin incelendiği araştırmalar sonucunda insanın çok erken yaşlardan itibaren müziksel beceriler gösterdiği ve bu becerilerin doğru düzenlemeler ve uygulamalar ile geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır. Farklı kültürlerdeki küçük yaştaki çocukların müziğe verdikleri davranışsal tepkilerin gözlemi üzerine dayanan müziksel algılama ile ilgili araştırmalar, bebeklerin müziksel içgüdülere sahip olduğunu ve gelişimlerinin ilk yıllarında müziği anlamlı bir iletişim aracı olarak kullandıklarını açığa çıkarmıştır (Fox, 2000). Electroencephalogram (EEG) adlı beyin görüntüleme yöntemi ile yapılan araştırmalar müzik eğitiminin çocuklar üzerindeki yararlarını çok daha somut veriler halinde sunmaktadır. 1996 yılında yapılan “Küçük Çocuklarda Beyin Gelişimi” isimli konferansta varılan hipotezler müzik eğitimi bağlamında şöyle yorumlanmıştır:

*
Müzik eğitiminin etkileri, insan gelişiminin sadece genel yönünü etkileme doğrultusundan çok, insan beyninin işleyişi üzerinde de oldukça çarpıcı ve belirgin olabilir.   

*
Müzik eğitim programları okul öncesi eğitime odaklanmalıdır.

*
İnsan beyni olağanüstü bir değişim yeteneğine sahiptir. Ancak zamanlama çok önemlidir. Erken yaşlar bir çocuğun müzik eğitimi en önemli dönemdir.

*
Okul öncesi dönem ve ilköğretim çağındaki müzik eğitimi deneyimleri çocuğun müziksel gelişiminde önemlidir.

*
Beyin ve çocuk gelişim uzmanlarının son on yılda elde ettikleri önemli sayıdaki kanıt, erken yaşlarda alınan müzik eğitiminin yararına ve etkilerine dikkati çekmektedir (Flohr, Miller, Debeus, 2000).  

Müzik eğitimi sayesinde çocukların; Kendilerini ifade etme ve yaratıcılıkları, hareket ve ritmik yetenekleri, estetik duyguları, kültürel birikimleri, dil becerileri, bilişsel ve analitik düşünme becerileri ve sosyal becerileri gelişir (
http://holmusic.topcities.com). Müzik eğitiminin insan beyni ve gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalar arttıkça, müzik öğretmenlerinin müzik eğitim programlarını etkili bir biçimde düzenlemelerinin gereği de artmaktadır. Scott’a göre müzik eğitiminin genç bireyler üzerindeki etkisinin ne kadar farkında olursak müzik eğitimcileri olarak bütün bireylere ulaşmaya o kadar ihtiyaç duyarız (Scott, 1999).

I.2. Müzik Eğitiminin Boyutları ve Çalgı Eğitimi

Müzik eğitiminin boyutları, ses eğitimi, müziksel işitme eğitimi, müzik beğenisi eğitimi, yaratıcılık eğitimi ve çalgı çalma eğitimi olarak ele alınmaktadır (Bilen, 1995).

Çalgı eğitimi, müzik eğitiminin boyutlarından biridir. Bir çalgıyı öğrenme süreci, çalgıyı çalma becerisini gösterebilmek için bir takım becerilerin sistematik olarak kazanılmasından oluşmaktadır (Schleuter, 1997). Çalgıdaki teknik beceriler üst düzey beceriler olarak adlandırılmakta ve çalgıdan müzikal bir ses ve kendine özgü ifade elde edebilmek, önceden ya da doğuştan gelen müzikal yeteneklerle mümkün olabilmektedir. Schleuter (1997), her çalgının değişik teknik ve kendine özgü yetenekler gerektirdiğini fakat genel olarak çalgı çalma tekniklerinin, duruş, tutuş, yay kullanma, el pozisyonu, nefes, dilin kullanımı, ses kalitesi, bilek, kol ve parmakların durumu, entonasyon ve vibratodan oluştuğunu belirtmektedir. Bütün çalgılar için gerekli olan temel teknikler şunlardır:

*
Çalgıyı çalarken doğru bir duruşa sahip olunmalıdır.
*
Çalgı çalarken el, kol ve parmaklar doğru pozisyona sahip olmalıdır.
*
Çalgının tonu kaliteli ve kendine özgü olmalıdır.
*
Entonasyon temiz olmalıdır (Schleuter, 1997).

Çalgı çalışma sürecinde majör ve minör gam çalışmaları çalgı tekniğinin gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gam çalışırken unutulmaması gereken nokta, büyük bir sabırla çalışılması gerektiğidir. Bordo’ya göre bazı çalgı eğitimcilerinin yaklaşımları sayesinde öğrenciler gamları çalmaktan nefret eder hale gelebilmektedirler. Gamlar her gün düzenli olarak çalışılmalıdır. Gamların çalışılmasında zaman sınırlı tutulursa öğrenciler sıkılmayacaklardır. Her çalışmada gamların değişik şekillerde çalınması yararlı olabilir (Bordo, 1994).

Çalgı eğitimi, müzik eğitiminin diğer boyutlarıyla, özellikle işitme eğitimiyle bağlantılı olarak ele alınabilir. Çalgı eğitiminin işitme eğitimiyle paralel olarak yürütülmesi bir çok açıdan önem taşımaktadır. Çalgı eğitiminde öğrenci, öncelikle dinlemeyi öğrenmelidir. Byo, çalgı öğrencileri için dinlemenin öneminden bahsetmekte ve müzik yapmanın en önemli şartının öncelikle dinlemeyi öğrenmek olduğunu belirtmektedir (Byo, 1990). İster toplu olarak ister bireysel olarak müzik yaparken öğrenci, önce kendi çalgısını, daha sonra kendisine eşlik eden ya da birlikte müzik yaptığı diğer çalgıcıları dinlemelidir. Öğrenciler çalgılarını çalarken aktif çalıcılar oldukları kadar aktif dinleyiciler de olmalıdırlar.

Müziği öğrenirken, deneyimlerken ve geliştirirken müziği iyi dinleyebilmek en temel unsurdur ve dikkatli müzik dinleyicileri yetiştirebilmek müzik eğitiminin önemli hedeflerinden biridir (Sims, 1990). Cavner ve Gould’a göre müziği dinleme sadece müziği öğrenmenin önemli bir parçası olarak kalmaz, ayrıca bütün müzikal ifadelerin oluşabilmesi için temel bir etkendir. Bununla beraber performans, doğaçlama, besteleme, düzenleme, eşlikleme gibi etkinlikler açısından kritik bir önem taşır (Cavner ve Gould, 2003).

Çalgı eğitiminde işitme eğitimi, tonal duygu yeteneğini geliştirmede önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Scheleuter, doğru bir işitme eğitimi ve ton duygusunu genel  birkaç madde altında toplamıştır:     

*
Çalınan bir eserin majör ya da minör olup olmadığını anlayabilmek
*
Bir melodinin tonallığını kestirebilmek
*
Bir melodi çalındığında melodinin geri kalanını ifade edebilmek
*
Bir parçayı çalmadan nasıl çalınacağını (çalındığı zaman eserin nasıl duyulacağını) anlayabilmek
*
Bir parçanın ritmik kalıplarını tanımak  (Scheleuter, 1997).

İşitme eğitiminde öğrenciye verilecek doğru bir ritim duygusu da çalgı eğitimi açısından yararlı olarak kabul edilmektedir. Ritim duygusu yeterince gelişmemiş öğrencinin çalgısını da tatmin edici düzeyde çalamayacağı açıktır. Çalgısını çalarken ritmi yanlış okuyan, karmaşık ritim kalıplarını çalmakta zorlanan, bu pasajları çalabilmek için ayaklarını vurma ya da vücutla sayma yoluna giden öğrenciler, çalgı eğitiminde karşılaşılan bir sorun olarak kendini gösterebilmektedir.

Ritmik akış, müzikal seslerin düzenleyicisidir. Öğrenciler işitme eğitiminde belli bir ton duygusu kazandıkları kadar ritmik yönden yeterli olacak şekilde eğitilmelidirler (Schleuter, 1997).

Müzik eğitiminin bir başka boyutu da ses eğitimidir. Ses, müziği ifade edebilmenin temel aracıdır. Gelişmişlik bakımından hangi düzeyde olursa olsun ülkelerin müzik ders programlarında müzik yapılan araçların en başında insan sesi yer almaktadır (Bilen, 1995). Çalgı eğitiminde öğrencinin bir eseri müzikal anlamda yorumlayabilmesi için öncelikle o müziği yeterince özümsemesi gerekmektedir. Parçanın gerektirdiği müzikaliteyi anlamamış olan öğrencinin parçayı doğru ve müzikal olarak çalması oldukça güç görünmektedir. Bu aşamada öğrencinin parçayı çalmadan önce şarkı olarak söylemesi, parça içindeki cümleleri, nüansları ve parçanın karakteristik özelliklerini daha iyi anlaması ve özümsemesi açısından yararlı olabilir.

Riviere (1996), özellikle yaylı çalgı eğitiminin gelişmiş bir kulak yardımıyla olabileceğini çünkü çalan kişinin sesleri basacağı yerlerin belli olmadığını, buna bağlı olarak da yanlış ses çıkma olasılığının yüksek oluğunu vurgulamaktadır. Yaylı çalgı öğrencilerinin entonasyon hatalarının azaltılması, müzikal ve tonal algılarının geliştirilmesi açısından çalgı derslerine şarkı söyleme etkinliklerinin katılmasını önermektedir.

Şarkı söyleme etkinliği, öğrencilerin işitme becerilerinin gelişmesine, nota okumalarına, temel müzik bilgilerini öğrenmelerine ve uygulamalarına yardım eder. Birçok eğitimciye göre şarkı söyleme, öğrencinin müzik anlayışını ve estetik duyarlılığını geliştiren bir araçtır. Robinson (1996), çalgı eğitiminde özellikle orkestra ve bandolarda ses ve şarkının işlevlerine dikkat çekmiştir. Robinson’a göre çalgı eğitimiyle beraber ses eğitiminin fazladan zaman gerektirdiği doğru olmakla birlikte şarkı söylemeyi doğru biçimde öğrenen öğrenci, kendi müzikal problemlerini kolaylıkla çözebilen bağımsız öğrenciler olmaktadırlar. Örneğin; bir trio’da kendi partisinde devamlı hata yapan bir öğrencinin notaları doğru biçimde ezgisel olarak söyleyebilmesi ve bir yardıma ihtiyaç duymadan sorununu çözebilmesi gruba büyük bir zaman tasarrufu ve verim kazandıracaktır.   

Müzik eğitiminin bir diğer önemli boyutu da yaratıcılık eğitimi olarak ele alınmaktadır. Graham (1998), çalgı eğitiminde eğitimcinin bir eserin nasıl yorumlanması gerektiğini araştırırken, yorumlamayı sadece parmak numaraları ve nüansları öğretmek olarak görmemesi, gerekli yerlerde öğrenciyi kendi yaratıcılık ve düşüncelerini ortaya çıkarabilmesi için cesaretlendirmesi gerektiğini söylemektedir. Eğitimciler, çalgı eğitiminde çalgı derslerinin büyük bir kısmını teknik becerileri öğretmeye ayırmaktadırlar. Bu beceriler çalgı eğitiminde büyük önem taşımakla birlikte buna paralel olarak yaratıcılığa da önem verilmesi, çalgı eğitim sürecine dâhil edilmesi gerekmektedir. Çalgı çalmanın niteliğini, teknik beceriler kadar parçayı çalan kişinin esere kattığı yorumlar da belli etmektedir. Örneğin bir konsere gittiğimizde ya da bir eserin kaydını dinlediğimizde çalan kişinin birçok özelliklerinin yanında yorumundaki yaratıcılığa da dikkat ederiz.

Graham’a göre, çalgı eğitimcileri yaratıcılık konusunu gözden kaçırmaktadırlar. Çalgı derslerinde çalgı öğretmenleri genellikle öğrencilere yorum adına kendi istediklerini yapmalarını söyleyip hiçbir yaratıcı düşünceyi göz önüne almamaktadırlar (Graham, 1998). Graham bunun değiştirilmesi gerektiğini söylemektedir. Çalgı derslerinde öğrenciler ve öğretmenler parçanın gerektirdiği yorumu derste tartışmalı ve uygulamaya koymalıdırlar. Bu uygulamanın sonunda öğrenciler çalgıdaki yaratıcılığı daha iyi keşfedebilirler. Ancak bu hedefi başarıyla yerine getirebilmek için çalgı eğitiminde teknik eğitimin ve yaratıcılığın iyi dengelenmesi gerekmektir (Graham, 1998).

Teknik ve yorumun çalgı çalışmanın iki amacını oluşturduğunu söyleyen Galamian’a (2002) göre yorum, çalgı eğitiminin en yüce ereği ve vazgeçilmez temelidir. Teknik, sanatsal yorumun gerçekleşmesine hizmet eden sadece bir araçtır. Bunun ötesinde eğer çalıcı seslendirişini gerçekten sağlam temeller üzerine kurmak istiyorsa, müziğin anlamını kavraması, yaratıcı fantaziye (hayal gücü) sahip olması, yapıta kişisel, duygusal ve sezgisel bir tavırla yaklaşabilmesi gerekmektedir

SONUÇ

Başarılı bir çalgı eğitiminin gerçekleşebilmesi için çalgı eğitimcileri, çalgı eğitimi sürecinde öğrencilerinin çalgılarını en doğru biçimde çalmaları için onlara doğru çalgı tekniklerini öğretmeli, öğrencinin bireysel olarak çalgı çalışma sürecinde ne şekilde çalışması gerektiğinin önemle üzerinde durmalıdır. Bununla birlikte çalgı eğitiminde öğrencilere doğru ve etkili müzik dinleme alışkanlıkları kazandırılmalı, çalgıyı çalarken veya toplu müzik yaparken öğrenci kendi yaptığı müziği ve ona eşlik eden kişileri dikkatle dinlemeyi öğrenmelidir. İşitme eğitimi çalgı eğitimiyle paralel olarak yürütülmeli, öğrencilere doğru bir ritim ve ton duygusu kazandırılmalıdır. Çalgı eğitimcileri çalgı derslerinde öğrencilerin yaratıcılıklarını kısıtlamamalı, onları dersin ve eserin gerektirdiği ölçüde serbest bırakarak müziksel yaratıcılıklarını geliştirme çabası içinde olmalıdır.

KAYNAKLAR

BİLEN, Sermin. İşbirlikli Öğrenmenin Müzik Öğretimi ve Güdüsel Süreçler Üzerindeki Etkileri. Yayınlanmamış Doktora Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir. 1995.

BORDO, Victor. “Making Scales Mandotory” The Insrumentalist, Vol:49,       Sayı: 1,Illinois:            Instrumentalist Company, [50-52] 1994.

BYO, James. Teach Your Instrumental Students to Listen Music Educators Journal, Vol:77, Sayı:4, 43-47. 1990.

CAVNER, Delta; GOULD, Elizabeth. “Whole language and music-listening instruction: part 2 of 2” Music Educators Journal, Vol:89, Sayı:5, Reston:         The National Association for Music Education, [19-25] 2003.

FLOHR, John W., MILLER, Daniel C., DEBEUS, Roger. “EEG Studies With Young Children” Music Educators Journal, Vol: 87, Sayı:2, Reston: The National Association for Music Education, [28-32] 2000.

FOX, Donna B. “Music And The Babies Brain Early Experiences”  Music        Educators Journal, Vol:87, Sayı:2, Reston:The National Association for Music Education, [28-32] 2000.

GALAMIAN, Ivan. “Teknik ve Yorum”, Çev: Hazar Alapınar, Orkestra Dergisi, Sayı: 337, Yayın Yeri: İstanbul [22-31] 2002b.

GRAHAM, David. “ Teaching for Creativity in Music Performance” Music         Educators Journal, Vol:84, Sayı:5, Reston: The National Association for Music Education, [24-28] 1998.

HALLAM, Susan. “Learning in Music”, Issues in Music Teaching, Florence:Routledge, [61-75]  2001a.

HODGES, Donald A. “Implication Of Music and Brain Research”, Music          Educators Journal, Vol:87, Sayı:2, Reston: The National Association for Music Education, [17-22] 2000.

LEHMAN, Paul R. “A Personel Perspective”, Music Educators Journal,         Vol:88, Sayı:5,             Reston: The National Association for Music Education. 2002.

LEHR, Marjorie. “Brain Building Subject”, Teaching Music, Vol:6, Sayı: 3,     Reston: The National Association for Music Education, [40-42] 1998.

LEVINOWITZ, Lili M. “The Importance of Music in Early Childhood” Music Educators Journal, Vol:86, Sayı:1, Reston: The National Association for Music Education, [17-18] 1999.

RIVIERE, Janine. “Singing Strings”, Teaching Music, Vol: 3, Sayı: 6, Reston:           The National Association for Music Education, [36-38] 1996.

ROBINSON, Mitchell. “To Sing Or Not To Sing İn İnstrumental Class”            Music Educators Journal, Vol:83, Sayı:1, Reston: The National Association for Music Education, [17-21] 1996.

SCHLEUTER, Stanley. A Sound Approach To Teaching Instrumentalists, New York: Schirmer Books. 1997.

SCOTT-Kasnner, C. “Developing Teachers for Early Childhood Programs” Music Educators Journal, Vol:86, Sayı:1, Reston: The National Association for Music Education, [19-25] 1999.

SIMS, Wendy L. “Sound Approaches To Elemantry Music Listening” Music   Educators Journal, Vol:77, Sayı:4, Reston: The National Association for Music Education, [38-42] 1990.

http://www.holmusic.topcities.com
http://www.littlefolksmusic.com   (Son Erişim: 27 Mart 2004).
http://www.musica.uci.edu   (Son Erişim: 23 Şubat 2004)
   





Sabahat Özmenteş: Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi  Müzik Eğitimi A.B.D. İzmir.


E-Posta:  Sabahatozmentes@yahoo.com







Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.