ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 6 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Bölümarası alkışlarSayı: - 11.05.2007


Bu yazıyı ilgisini çekip de okuyan herkes, gittiği bir –gerek Türk, gerekse Batı-  klasik müzik konserinde hiç olmayacak yerde seslendirici ve izleyici konsantrasyonunu bozan cılız alkış seslerine tanık olmuştur. Bu durum klasik Batı müziği konserlerinde eserin bölüm arasında, Klasik Türk müziği konserlerinde de şarkı arasında zuhur etmektedir.

Nedir bölüm arası? Bir müzikal formun arasında soluklanma…

Nedir şarkı arası? Ortalama 10-15 saniye süren bir geçiş süreci. ..

Ben bu durumu öğrenci olduğum yıllarda da  yaşıyordum. Şimdi de  yaşıyorum. Üstelik bugün daha fazla tanık oluyorum.

Bu türlü tatlı ironilerin yaşanmaması, tabii bir süreç gerektiriyor ama sadece ve sadece  şu basit birkaç bilginin bilinmesi gerekiyor:

İster senfoni, ister konçerto, isterse sonat vs. olsun; bu eserlerde bölüm araları vardır. Senfoni dört, konçerto üç bölümdür ve basit anlatımla yürük-ağır-yürük veya tatlı-esprili yürük şeklinde üç-dört bölümün arasındaki 10-15 saniyelik boşluklardır bunlar.

Acaba öğrenilmesi çok zor bilgiler mi bunlar? Sanmıyorum.

Benim kişisel olarak hatırlama yaşam sürecime göre ortalama 25 yıldır aynı sorun konser salonlarında yaşanıyor. Olayı her ne kadar kendi içimizde empati yaparak açıklamaya çalışsak da, sonuçta yine kültürel bir  sorun:

O müziği dinlemeye gelen kişi zaten sevdiği için, ilgili duyduğu  için geliyor.

Ama her konserde de, basit alkışlama refleksi bilincini kavrayamamış birkaç seyirciye mutlaka tanık olunuyor.

Basit mantıkla düşündüğümüzde yanlış yerde alkışlayan o kişilerin konser salonuna gelmesi bile “onların müziğe olan ilgisinin kanıtı” şeklinde karşımıza çıkıyor. Kızamıyoruz…Ama bu ilgili bilgisizler hiç bitmiyor.     Her gün yenileri ekleniyor.

Gelmeleri hoşumuza gidiyor ama o bölüm arasındaki alkışları da rahatımızı kaçırıyor. O el çarpma hareketinin ne zaman yapılacağını bilmeyen o meraklı ve de sevimli müzik izleyicilerimiz her zaman salondaki o hoş ve naif varlığını hissettiriyor.

Kentleşememiş kentlilerin uyum sürecini bizler daha çok yaşayacağız. Bunları her alanda görüyoruz. Bizim kentleşememiş kentlilerimizin sokağa peçete atmadıklarını, silah çıkarıp “havaya ateş edeceğim derken” birilerini öldürmediklerini de biliyoruz.

Sorunumuz bu kadar ağır değil…

Sadece klasik müzik koltuk konserlerinde yaşanan bölüm arası alkışlar bizi rahatsız eden…

Ne yapsak?

Faruk Yener’in “Müzik Klavuzu” isimli kitabını bedava mı dağıtsak…

Yoksa konser salonlarımıza tıpkı şu anda varolan “exit” levhaları gibi üzerinde çarpı işareti olan  “alkışla veya alkışlama” şeklinde ışıklı levhalar mı yerleştirsek….

Veya   bu satırların yazarı için:

“Yahu Türkiye’nin her sorunu bitti de bazıları nelerle uğraşıyor” diyerek kendi kendimize gülsek mi?

 

Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.