ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1822
Şu an 4 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Erol Evgin’e göre başarı: “İşte öyle bir şey”Sayı: - 19.04.2007


Müzik dünyasının örnek isimlerinden Erol Evgin, sanatı ve yaşantısı ile Türk halkının beğenisini kazandı. Kendisini başarıya götüren yolları gençlere anlattı. Erol Evgin yaklaşık 40 yıllık müzik yaşantısında duruşunu hiç bozmayan, inandıklarından taviz vermeyen bir sanatçı olarak çıktı hep karşımıza.

Magazin programlarında rastlamadığımız, sadece müziği ve sanatı ile konuşulan örnek bir sanatçı oldu. Çocuklarını okutmak için İstanbul’a göç eden Vanlı bir babanın Rizeli bir annenin beş erkek çocuğundan biri olan Evgin, prensipleri ve Türk kültürüne bağlılığı ile halkın beğenisini kazanıp, Türk pop müziğinin ‘beyefendisi’ oldu. Yaşadığı aile hayatı ile sanat dünyasının örnek simalarından olan Evgin, 2007 yılına az bir zaman kala 1980-1983 yılları arasında söylediği Melih Kibar-Çiğdem Talu şarkılarından oluşan ‘Tüm Bir Yaşam’ adlı albümü sevenlerine yeni yıl armağanı olarak sundu. Türk pop müziğinin usta sanatçı ile müzikal yaşantısında Eurovision tartışmalarına uzanan bir sohbet gerçekleştirdik. Evgin, sanat dünyasına girmek ve burada kalıcı olmak isteyen gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.

1970’lerin başında çıkan, türkü tarzındaki 45’liğinin arka kapağında ‘Müzik ve sözlerle sıcakkanlı Türk insanın coşkunluğunu, espri gücünü ve içtenliğini yansıtmaya çalışacağım.’ diyorsunuz ve bu plak bu çalışmalarının başlangıç noktası oluyor.

Ben yaptığım işin temeline “Biz Türk insanına müzik yapıyoruz, biz bu topraklarda yaşıyoruz, yaptığımız müzik köklerini bu topraklara salmalıdır.” düşüncesini koyuyorum, bu çok önemli. İnancım Türk pop müziğinin kökü Türk halk müziğinde ve Türk klasik müziğindedir. Klasik ve halk müziğinin güncel bir uzantısıdır. Saksıda yetişmez, serada da yetişmez. Toprağa salacak köklerini ve o zaman kocaman bir çınar gibi büyüyecek. Bütün bu düşüncelerle çıktığım yolculukta halk beni yalnız bırakmadı. Bir gençken de böyle düşünüyordum. Şimdi de görüşlerim aynı. Bu ülkeye ait olmayan bir şeyi insanlara verirseniz, bir yerden sonra başarısız olursunuz.

Gençler sanatta başarılı olmak için ne yapmalı?

Öncelikle işlerini çok sevmeliler. “Ben bu işe ömrümü adayacağım” diyebiliyorlar mı? Yoksa bu işte çok para var, güzel kızlarla yakışıklı erkeklerle mi olacağım diyor? Bunu diyorlarsa hiç bu işe başlamasınlar. Ama ben müzik yapacağım, sanat yapacağım, başarılı olacağım, ben bu işe ömrümü adayacağım derse başarılı olur. Tabii yeteneği varsa; aklı, yeteneği, duruşu. Yalnız istek ve yetenek yetmiyor. Aklı ve duruşu olmalı. Dünyaya bakışı olmalı. Paranın peşinde koşmasınlar. Başarının peşinde koşsunlar. Bu işte başarılı oldukları zaman zaten para sizin peşinizden koşar. Bir prensibim vardır, bunu gençlere tavsiye ederim: Her istediğimi yapacak kadar varlıklı değilim. Ama istemediğim bir şeyi yapmayacak kadar varlıklıyım.
 Peki, altın kurallarınız var mı?

İşlerine üç şeyi koysunlar. Önce gönüllerini koyacaklar. Her şeyden önemlisi de bu zaten. Sonra çok çalışacaklar. Emek verecekler. Üçüncü olarak da akıllarını. Bu üçlü birleştiği zaman zaten onlara bir dünya görüşü verecektir. Zaten böyle bir dünya görüşü ile işlerinde başarılı olacaklardır.

Ya aile hayatı?

Aile hayatı çok önemli. Ben müzik yaşantımı bir maraton koşusuna benzetiyorum. Bu koşuda aile hayatı çok önemli. Ama yüz metre koşacağız derseniz günümüz starlarının yaptığı gibi mankenlerle film yıldızlarıyla flört etsinler. Çünkü o zaman işlerinin ötesine başka şeylerle meşgul olurlar. Ama uzun koşularda başarılı olma şansları yok. İyi vakit geçirebileceği, aynı şeyleri paylaşabileceği, destek verecek bir eş insanın meslek hayatında çok önemli. En umutsuz anlarında bile o yanında olacak birisi. Benim bu sağlam duruşumun temelinde iyi bir aile ortamı vardır.

Oğlunuzu bir genç sanatçı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Oğlumu bu konuda beğeniyorum. Kalitesini koruyan, ödün vermeyen bir çizgide hayatını devam ettiriyor. İnşallah bu çizgisinden vazgeçmez. Türkiye’nin en iyi dizi müzikçilerinden birisi. Şu an ‘Arka Sokaklar’ın müziğini yapıyor. Daha önce Sahra dizisinin müziklerini yapmıştı. Yoğun bir müzik yaşantısı var. Ortalıklarda fazla dolaşmaz. Gece kulüplerinde boy göstermez. İşini yapar. Bizim aile görgü ve kültürümüz onda da devam ediyor.

Hiç keşke sanatçı olmasaydım ya da bu işi bırakayım dediğiniz oldu mu?

Zaman zaman kendi içimde bunu sorguladım. Çok uğraşıyorsunuz, çalışıyorsunuz, bir eser ortaya koyuyorsunuz. Fakat bazen ortaya koyduğunuz güzellik bir mankenin özel hayatı kadar etkili olmayabiliyor. İşte o anda ‘Neden kendini yıpratıyorsun? İnsanlar seni anlamıyor, bırak bu işi’ diyorsun. Ama biliyorum ki bu, insanların değil aracıların yani medyanın görüşü. Fakat bir konsere çıktığınızda halkın samimi ve içten sevgisini gördüğünüzde iyi ki yapmışım, iyi ki sanatçı olmuşum diyorsunuz. Bu duygu asla anlatılmaz.

Sanat hayatınız boyunca hep duru bir Türkçe kullandınız, bu konuda asla taviz vermediniz…


Türkçe dünyanın en büyük dillerinden biridir. Çevresindeki büyük kültürler ve güçlü dillerin arasında dimdik duran ve büyük şairler, sanatçılar yetiştiren eserler veren bir dil. Türkçeye saygı göstermemiz gerekir. Sahip çıkmak haddimize değil; ama saygı göstermeliyiz. Türkçeyi güzel ve doğru kullanmalıyız.

Peki, Türkçe konusu etrafında Eurovision tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor: Eurovision bir müzik fuarıdır. Zaten müzikalitesi çok yüksek bir yarışma değil. Avrupa televizyonlarının müzik alanında gösterisidir. Bir fuara giderken İngilizce broşür bastırabilirsiniz. Ama o broşürün içindeki bilgiler seni anlatmalı, kültürünü anlatmalı. Ezgisi, melodisi, motifleri bu ülkeye ait olmalı. İngilizce söyleyebilirsin. Parçanın Türkçe ya da İngilizce olması çok önemli değil. Oradaki duruş çok önemli. Türk gibi durmalı. Yunanlılar bunu bizden daha iyi yapıyor. Onlar da İngilizce söylüyor; ama eserlerinde bir Grek havası, bir Yunan havası seziliyor. Sertap Erener’in başarısı da buna bağlıydı. Bizim havamız vardı. Kenan Doğulu’nun başarılı olacağına inanıyorum. Fakat basının biraz rahat çalışma imkânı sağlaması gerek.




Evgin’in ‘tüm bir yaşam’ı

Geçen yılın başında yayınlanan Evgin’in “İşte Öyle Bir Şey” adlı koleksiyon albümü büyük başarı kazanmıştı. Melih Kibar ve Çiğdem Talu imzalı, günümüz “Pop Klasikleri”nden oluşan bu yeni albümde ise; “Deli Divane”, “Rüya”, “Söyle Canım”, “Memleket Hasreti”, “Bir Bakışın Yetti” gibi unutulmaz şarkılar yer alıyor. Sanatçının 1980-1983 yıllarında söylediği şarkıların orijinal kayıtlarından oluşan koleksiyonda, Melih Kibar besteleri dışında; Çiğdem Talu’nun sözlerini yazdığı “Tanrım Bu Hasret Bitse” ile “Şoför Mehmet” isimli iki şarkı daha var. “Şoför Mehmet”in bestesi Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un babası Gündüz Pamuk’a ait. Bu koleksiyonda ilk kez yayınlanan iki sürpriz de yer alıyor: Sanatçının Melih Kibar’ın piyanosu eşliğinde yorumladığı “Hep Böyle Kal” ve Erol Evgin’in, Yeliz’le Renkli Dünya müzikal filmi için yaptıkları düet: “Bir Bakışın Yetti”. 
  


Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.