ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1820
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Chicago'da Türk Çalgıları SergisiSayı: - 13.04.2007


Çalgılarımız; müziğimiz ve dolayısıyla toplumsal yaşantımız içerisinde önde gelen kültürel değerlerin müzikal görüntüleridir. Bu görüntüler geçmişten günümüze müzik hayatımız düşünüldüğünde daha bir önem kazanmaktadır. Ama çalgılarımızı yeterince tanıyor ve tanıtabiliyor muyuz?

Çalgılarla ilgilenen, bu konuda yazılar yazan ve bildiriler sunan bir müzik insanı olarak, geçenlerde elime geçen bir belgeyi paylaşmadan edemedim. Bu belge, Konya’da Kültür ve Turizm Müdürlüğü yapmış fakat yöneticiliğin gelip geçici olduğunu, yıllar sonra elinde bir şey kalmayacağını, kalıcı bir şeyler yapması gerektiğinin bilincine varmış, amatör bir müzik uğraşanının bir bağlama yapmaya başlamasıyla ivme alan ve bugün 250 parçalık tarihi Türk çalgıları koleksiyonuna dek uzanan bir uğraşının 20 yıl önce Amerika’ya, (oradan da Japonya, İtalya, Almanya, Hollanda. KKTC vs)  ulaşan başarısının belgesiydi.

Aşağıda sunduğum –sergiyi gerçekleştirip Türkiye’ye döndükten sonra sonra-  Kültür Bakanlığı’na verilmiş 20 Ağustos 1987 tarihli rapor, çalgıların İzmir’den Chicago’ya seyahatinin –çalgıların ambalajlanmasından, bir Türk sanatçısının Amerika gümrüğünde nasıl saygı gördüğü, Amerikan vatandaşlarının böyle bir sergiye ilgilerinden kaynaklanan misafirperverliği, çalgı müzeciliği,  ve diğer bazı kelime araları gibi konularda-  küçük ama ilgi çekici izlenimlerini anlatıyor.

Aynen aktarıyorum:

ŞİKAGO SANAT ENSTİTÜSÜ’NDE AÇILAN GELENEKSEL TÜRK MUSİKİSİ ENSTRÜMANLARI SERGİSİ HAKKINDA RAPOR

Amerika Birleşik Devletleri Türk Tanıtma Yılı 1987 “KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SERGİSİ” projesi çerçevesinde 29 Temmuz-03 Ağustos 1987 tarihleri arasında ŞİKAGO ART ENSTİTÜSÜ’nde açılan “GELENEKSEL TÜRK MUSİKİSİ ENSTRÜMANLARI” sergisi ve demonstrasyonlar başarı ile gerçekleştirilmiştir.

Sergide teşhir edilen ve tarafımdan yapılan altmışbir adet enstrüman ve teşhirde dekoratif unsur olarak kullanılan elli adet değişik etnografik eserlerin listesi ekte sunulmuştur.

Listede arzedilen enstrümanlar ile etnografik malzemeler, TANITMA FONU BAKANLIK KOORDİNATÖRLÜĞÜ  tarafından tahsis edilen bir milyon TL ile yaptırılan onüç adet sandık içine sünger, köpük gibi malzemelerle beslenerek önceden ambalajlanmış, Özgür nakliyat’ın İzmir şubesi yetkililerine teslim edilmiştir.

Sandıklar Şikago Art Enstitüsü’nde tarafımdan açılmış, bütün enstrümanların sağlam olarak geldiği görülmüştür. Aynı gaye için ileriye dönük çalışma ve faaliyetlerde  de kullanılabilmesi için sandıklar hafif ahşab malzemelerden olan köknar iskelet üzerine kavak kaplamadan yaptırılmış, dış kısmı ince ve vinleks ile dış kısmı da sünger ve peluşla kaplatılmıştır.

TÜRKİYE’DEN HAREKET VE ŞİKAGO’YA VARIŞ

İzmir’den 25 Temmuz 1987 günü saat 07.30 uçağı ile İstanbul’a, İstanbul’dan saat 17.00 da Kopenhag’a hiçbir problemle karşılaşmaksızın hareket edilmiştir.  Kopenhag’da önceden rezervasyonu yapılan Cosmopole Oteli’nde bir gece kalınmış, 26 Temmuz 1987 günü saat 11.45 uçağı ile Şikago’ya hareket edilmiştir.

Şikago Havaalanı’nda değişik ülkelere mensub yolcuların çok sıkı bir aramadan geçirildiği gözlenmiş, sıra bana geldiği zaman görevli memur “SULTAN SÜLEYMAN SERGİSİ” için geldiğimi ve ŞİKAGO ART ENSTİTÜSÜ’nde  “Geleneksel Türk Musikisi Enstrümanları” konulu bir sergi açacağımı öğrenince saygılı bir davranış içine girerek arama ve kontrol yapmaksızın giriş işlemlerimi çabuklaştırmıştır.

Benden önceki yolcuların sıkı kontrolundan sonra valizim dahi açılmadan saygıyla buyur edilmem, “SULTAN SÜLEYMAN THE MAGNIFECENT” sergisinin Amerika’da her kesimi ne derece etkilediğinin en güzel ispatıdır. Bir Türk olarak bundan Şikago’daki ilk günümde büyük gurur duydum. Bu sergi Şikago’da geniş bir etki, Türkiye ve Türkler hakkında büyük sempati yaratmıştır. Havaalanında başlıyan bu kanaatım Şikago’da kaldığım 15 gün içinde daha da perçinleşmiştir.

Havaalanında Sayın Tuğrul Kanık tarafından karşılandım. Birlikte Şikago’da kalacağım Lenox House Oteline indik. Sayın Kanık Şikago’da kaldığım sürece nerelerden ne türlü yararlanabileceğim konusunda açıklamalarda bulunarak Şikago’ya alışmamı kolaylaştırmıştır.

27 Temmuz 1987 tarihinde Başkonsolosluğumuzu ziyaret ettim. Başkonsolos Sayın Uğur Ziyal başta olmak üzere idari ataşe Tarık Aslan ve diğer konsolosluk mensuplarıyla tanıştım. Sergimin açılışında ve Şikago’da kaldığım süre zarfında Başkonsolosumuz Sayın Uğur Ziyal ve sayın eşlerinin yakın alakaları beni fazlasıyla memnun etmiştir.

Başkonsolosluğumuzu ziyaret ettikten sonra sergimin açılacağı Art Enstitüsünde incelemelerde bulundum. Sayın Tuğrul Kanık tarafından burada görevli personelle tanıştırıldım. Benimle yakın çalışma yapacak görevlilere Türkiye’den götürdüğüm hatıra eşyalarını armağan ettim. Kendileriyle ilk günden kurduğum bu dostluk sergi süresince etti. Türkiye’ye döndükten sonra da Şikago’da bana gösterdikleri yakın ilgi için kendilerine teşekkür mektubu yazdım. Şikago’da kurulan bu dostluğun yaşadığım Türkiye’ ye gelmeleri halinde evimde kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyacağımı ifade ettim.

ENSTRÜMANLARIN SERGİLENMESİ :

Enstrümanlar elde olmayan sebeblerden dolayı gecikmeli gelmiş, ancak Art Enstitüsü yetkilileriyle sağlanan mutabakat sonunda sergi süresi uzatılarak gecikme telafi edilmiştir. Enstrümanlar Art Ens. yetkilileriyle tam bir uyum içinde panolara yerleştirilmiş ve sergi açılmaya, ziyarete hazır hale getirilmiştir. Bakanlığa (T.C.Kültür Bakanlığı-A.S.) arz ettiğim ilk raporda  belirttiğim şekilde sergilemede dikey panolarla yatay camekanlar kullanılmıştır.

Sergi, Türkiye’den götürdüğüm çeşitli Türk müziği örnekleri ile hem göze hem de kulağa hitap eder hale getirilmiştir. Ayrıca arzu edenleri istediği enstrümanın sesi walkmanler aracılığı ile dinletilmiştir. Teşhir edilen sazların yanına astığımız “if you wish to listen to any of the instruments specificallly, ask the artist. Than you” cümlesini ihtiva eden yazı ile sergiyi gezenler arasında iyi bir diyalog kurmam sağlanmıştır. Bu sayede Şikago’da Türk dostu pek çok kişi ve aile tanışma fırsatı buldum. Bunlardan Ülkemiz’in tanıtılmasında faydalanılabilecek olanların isim ve adresleri ile özellikleri hakkında bilgiler raporumda arz edilmiştir.

Demonstrasyonlarda “Tar yapımı” üzerinde durulmuş, Tar’ın dut ağacından oyulması, form verilmesi, gövde ile sap kısmının birleştirilmesi, enstrüman üzerinde kakma tekniği ile yapılan fildişi çalışmaları hakkında uygulama yapılmıştır. Uygulamalar sergiyi gezenlerin büyük ilgisini çekmiştir. Özellikle küçük çocuklar yaptığım bu tür çalışmaları hayranlıkla izlemişlerdir. Bu Türkiye’den götürdüğüm cevizli, fındıklı, sakızlı lokumlardan ikramda bulunarak karşılıklı sevgi bağı kurulmuştur.

Sergi umduğumdan da fazla ilgi görmüştür. Değişik tip ve zenginlikteki Türk sazları, sergiyi gezenleri hem hayrete hem de hayranlığa sevk etmiştir. Nefesli, vurmalı, mızraplı, yaylı Türk enstrümanlarını zengin bir çeşitlilik içinde görenler:  “görmediğimiz, duymadığımız, birçok değişik Türk Enstrümanlarını bir arada gördük, seslerini dinleme fırsatı bulduk. “    sözleri ile duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

SERGİ İLE İLGİLİ YAYINLAR :

Sergi Şikago’da yayınlanan çeşitli dergi ve gazetelerde yer almıştır. Şikago’da bulunduğum süre zarfında temin edebildiğim yayın organlarının birer örneğini ekte arzediyorum. Özellikle “CHİCAGO MUSİCALE” gazetesi sergimle iygilenmiş ve genişçe yer ayırmıştır.

Sergi sonunda Art Enstitüsü Egitim bölümü başkanlığının Şikago Başkonsolosluğumuza hitaben  yazdıkları  03 Ağustos 1987 tarihli yazılarından serginin güzel ve enteresan bulunduğu , geniş ilgi uyandırdığı anlaşılmaktadır. Şikago başkonsolosluğu’nun  07 Ağustos 1987 tarih ve 24-B yazılarıyla da serginin Ülkemiz açısından önemli bir başarı olduğu  ifade edilmektedir.  Her iki yazıyı da ekte arz ediyorum.

ŞİKAGO’DA HALKLA OLAN MÜNASEBETLERİM :

Sergi vesilesiyle genel olarak musiki ile ilgilenen veya Türk musikisine  sempati duyan şahıslarla yakın dostluklar kurulmaya çalışılmıştır. Merak ettikleri konularda kendilerine ayrıntılı(:) olarak bilgi verilmiş, hatta dinlemek istedikleri enstrümanlar onlara çalınmıştır(:). Enstrümanların seslerini ihtiva eden kasetlerin kopyası pek çok izleyici tarafından taleb edilmiş, talepleri tarafımdan karşılanmıştır.

Bu şahısların Türkiye’nin tanıtılmasında yararlı olabileceklerini sandığım bazılarının isim ve adresleri ile özellikleri aşağıda arz edilmiştir. (bu ve daha önce bahsi geçen ekler bulunamamıştır. Bahsi geçen bazı Türk müziği meraklıları A.S) :

R. Mnel :

Türkiye ve Türkler hakkında geniş bilgi sahibi, Şikago Üniversitesi’nde çalışıyor. Özellikle Türk Halk Musikisine hayranlık duyuyor. Saz çalmasını biliyor ve türkü söyleyebiliyor. Türkiye’ye birkaç kere gelmiş. Almanya’da yaşayan Türklerden arkadaşları var. 1988 baharında önce Berlin’e oradan da Türkiye’ye geleceğini bildirdi.

Sergiden sonra beni evine davet etti. Evi bir Anadolu Köy evi gibi  Türkiye’den alınmış halı, kilim ve yastıklarla dekore edilmiştir. Türk töre ve geleneklerine ilgi duyan bu şahısa, Türkiye’ye geldiği zaman kendi yaptığım bir bağlama hediye edilecektir. Bakanlığımızca da Türk tarihi, kültürü, sanatı konularında çeşitli yayınlar gönderilebilir. Türk Halk müziği ile ilgili eserlerin notaları gönderilebilir.

Adresi : (Yazıda olduğu halde burada verilmemiştir A.S)

J..SOES(isimler tarafımdan eksik verilmiştir A.S) :

Türkiye’ye hiç gelmemiş, daha çok Hind kültürü ve sanatı ile ilgilenmiş, sergimi gezdikten sonra daha önceden gördüğü sazlar arasındaki benzerliği vurgulamaktan kendini alamamıştır. Kendisi ressam ve kuvvetli bir desene sahip. Art Directions’da çalışıyor. Resim çalışmalarında Türkiye konusunu işlemesini telkin ettim. “Amerika için Türk evleri, Türk insanı Türkiye’nin turistik tabii güzellikleri ilginç karşılanabilir. Sanat çalışmalarını bu yöne teksif edersen daha farklı başarılı olabilirsin” diyerek O’nun Türkiye’ye ilgi duyması sağlanmıştır.

Türkiye’ye döndükten sonra kendisine yapacağı resim çalışmalarında yararlanabileceği bazı kaynaklar tarafımdan gönderilmiştir. Şikago’da Türkiye konulu bir açması konusundaki telkinlerimizin yakın bir gelecekte meyvesini vereceği kanısındayım.

Adresi : (Yazıda olduğu halde burada verilmemiştir A.S)

W.Aylr (isimler tarafımdan eksik verilmiştir A.S)

Art Enstitüsü kütüphanesinde görevli. Türklere büyük hayranlık duyuyor. Türk sazları ve bütünüyle Türk kültür ve sanatına karşı beslediği ilgi, kendisinin de kütüphanede çalışması nedeniyle Türk kültür ve  sahasında yapacağı çalışmaların hem kendisi hem de Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olacağı ifade edilmiştir. Türk enstrümanlarından Ney’e karşı özel ilgi duyuyor, ebru sanatı ile ilgileniyor. Kendisine iyi cins bir ney gönderilecektir.

Adresi : (burada verilmemiştir A.S)

ŞİKAGO’DA ÇEVRE İLE MÜNASEBETLERİM VE GÖZLEMLERİM :

Şikago’da sergi dışında kalan kısa süreyi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışarak, tarihi, tabii güzellikler ile müzelerde inceleme fırsatı buldum. Memleketimiz açısından faydalı olabilecek bazı hususları arz ediyorum.

1-DEMONSTRASYON :  Art Enstitüsünde açılan sergilerde, özellikle Junior Museum bölümünde sergi ile birlikte sergi sahibi sergilediği eserlerdens biri üzerinde çalışma yapıyor. Böylece izleyiciler sadece tamamlanmış, teşhire hazır eserleri değil, eserin meydana gelişindeki safhaları da izleme imkanı buluyor. Bu durum Ülkemiz Güzel sanatlar Galerilerinde rahatça uygulanabilir. Mesela altın varakla çalışma yapması, gravür sergisinde çinkonun çelik kalemlerle oyulması gibi.

2-Şikago şehrinin merkezi bir yerinde bulunan, şehri kuzeyden güneye bağlayan en önemli caddelerden biri olan Michigan Bulvarının yakınında yer alan  BUCKİNGHAM FOUNTAİN ve DANİEL L.FLAHERT ROSE GARDEN(gül bahçesi) şehrin en önemli gezinti mahallarinden biridir. Amerikalı arkadaşımla bura gezerken, Konya’daki renk renk katmerli güller aklıma geldi. Zira bahçenin mimari güzelliğine rağmen güller pek kaliteli değildi. Yanımda bulunan arkadaşa; “eğer bu bahçede bir bölümün ‘Turkish Rose Garden” adı altında tahsisi mümkün olursa bu bölüme Türkiye’den değişik renkte ve yüksek kaliteli Türk güllerinin fide olarak gönderilebileceğini bildirdim. Hollanda’da bugün çok ünlü olan lalelerin de ilk defa Türkiye’den gönderildiğini anlattım. Düşüncemi çok bseğendi ve ilgililerle bu konuda temaslarda bulunacağını taahhüt etti. Ekte Amerikalı arkadaşıma gönderdiğim dilekçeyi arz ediyorum.

3-Müzelerde teşhir edilen objeler, başarılı ışık oyunları ile daha da etkili hale getirilmiş, ayrıca teşhir edilen konu ile ilgili “fon müziği” öyle güzel ayarlanmış ki müzede gezerken başka bir alemde yaşanıyor.

SONUÇ : (özetliyerek aktarıyorum.A.S) : 6000 yıllık köklü bir geçmişe sahip Türk kültürünün yaşıyan bir dalı olan zengin Türk musikisi enstrümanlarının orijinal ölçülerde, fildişi, sedef ve kıymetli ağaçlarla süslü olarak çalışır bir vaziyette Amerika’da ilk defa kamuoyuna sunulması beklenenden daha fazla yankı uyandırmıştır.

Kişiler arası ilişkilerde yeni bir dil ve anlaşma vasıtası olan, insanın ırk, dil, din farkı gözetmeksizin en açık şekilde yakınlık kurmasını sağlayan musiki ve onu meydana getiren enstrümanların sergilenmesi, Amerikalılar ile Türk insanının kaynaşmasına ve köklü dostlukların kurulmasına vesile olmuştur.

(…)

Böylece 15 yıldır büyük bir titizlikle araştırarak yapmaya çalıştığım tarihi Türk enstrümanları için harcadığım zaman ve emeğin manevi karşılığını büyük Türk Hakanı KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SERGİSİ projesi çerçevesinde açtığım sergi ile en iyi şekilde almış bulunuyorum. Ayrıca Ülkemin zengin kültürünün bir bölümünü Amerika’da temsil etme imkanına kavuştuğum için bahtiyarım. Bu anlayış içinde daha da gayretle çalışarak mevcut koleksiyonumu zenginleştirmek, mevcut enstrümanların yanına yenilerini eklemek arzu ve isteğinde olduğumu(günümüzdeki çalgı sayısı 250 civarında…A.S.) arz ederim. 20.08.1987

Güner ÖZKAN – İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürü




*Amerika Birleşik Devletleri Türk Tanıtma Yılı etkinlikleri çerçevesinde29 Temmuz–03 Ağustos 1987 tarihleri arasında Türk çalgıları sergisi gerçekleştirilmişti… ”
 



Yazıyı Tavsiye Et

Tavsiye Et



Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.