ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1835
Şu an 3 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Yazılar


Müziğin Sistem Üzerine Genel Tesirleri Sayı: - 15.02.2007


Müzik ve hormonlar arasındaki münasebet yukarıdaki mekanizma üzerinden kurulur. Vücuttan salınan hormonlar veya bedene tesir eden işlemler, beyne de tesir eder. Müzik dinleme, müziğin tarz ve cinsine bağlı olarak stres hormonlarının salınımını artırıcı veya azaltıcı rol oynar. Çeşitli müzikleri dinleme öncesi ve sonrası yapılan kortizol ölçümleriyle bu ispatlanmıştır. Bu çerçevede, stres hormonu üretici durumlarda stresi azaltıcı müzik dinleme, oldukça faydalı olmaktadır. Meselâ; tıpta mide ülserlerini incelemede kullanılan gastroskopi tekniği, uyanık insanlara uygulanırken, kişilerde belli bir seviyenin üstünde stres oluşmaktadır. Bu hastalara gastroskopi esnasında stresi azaltıcı ve hoşlandıkları müzik, bir müzik terapisti kontrolünde dinletildiğinde, kontrol grubuna nazaran bariz derecede kortizol seviyeleri düşük bulunmuştur. Kontrol grubunun kanlarında ise, hem kortizol hem de ACTH yüksek bulunmuştur.

Benzer bir çalışmada, ertesi günü ameliyat olacakları söylenen bir grup hastaya bu haber söylendikten hemen sonra, yaklaşık bir saat kadar stresi azaltıcı müzik dinletildi. Diğer bir gruba ise, haber söylendikten sonra bir şey yapılmadı. Sağlam kişiler de kortizol ölçümleri açısından kontrol grubu olarak kullanıldı. Her iki ameliyat olacak hasta grubunda haber sonrasında 15 dakika içinde kortizol seviyeleri % 50 oranında arttı. Bir saat sonra ise, müzik dinlemeyen ameliyat olacak gruptaki kortizol seviyesi artmaya devam ederken, müzik dinleyen grubun seviyesi, normal seviyesine geri döndü. Bütün bu araştırmalar göstermektedir ki, müzik stresli durumlara verilen kortizol cevabının süresini belirgin şekilde azaltmaktadır. Ayrıca tıbbî teşhis ve tedaviler esnasında üretilecek stres hormon seviyeleri, kişilere müzik dinletilerek belirgin ölçüde azaltılabilir.

Sağlıklı kişilere dinletilen üç farklı müzik cinsinden (düzenli ritme sahip müzik; düzensiz ve gürültülü müzik ile güçlü ritmik özellikleri olmayan sakinleştirici ve dinlendirici müzik) sadece sakinleştirici ve dinlendirici müziği dinleyen kişilerin kortizol ve nöradrenalin seviyeleri belirgin şekilde azalmıştır.

Ancak müziğin bu tesirleri, hem kişilerin genel anatomik yapısına hem de seçilen müziğe bağlı olarak değişmektedir. Meselâ antrenmanlı ve antrenmansız atletlerde hareketli ve hareketsiz parçalar eşliğinde yapılan yoğun egzersiz sonucunda hareketli müziğin, antrenmansız koşucularda kortizol seviyesini artırdığı, ama antrenmanlı koşucularda bir tesire yol açmadığını bulmuşlardır. Bu ise, formda olmayan kişilerin kilo kaybına yol açar. Formunda olan atletlerde ise böyle bir tesir gözlenmemiştir. Müzik bölümü öğrencilerinin, stres hormon seviyeleri, diğer öğrencilerinkinden daha yüksek bulunmuştur. Kesin olarak bilinen bir şey ise beyin, hormonlar ve müzik arasında karşılıklı girift bir münasebetin olduğudur.

Müzik, depresyon geçiren gençlerde beyni rahatlatıcı ve hormonal düzensizlikleri hafifletici rol oynar. Kronik depresyon beynin sağ ön bölgesindeki aktivasyonun artmasıyla da karakteristiktir. Müzik, depresyondaki kişinin ruh hâletini tersine döndürüp, stres hormonlarını azaltır (The Journal Adolescence, 1998, 33, pgs. 109-116). 20 dakika müzik dinleyen kişilerde, beynin faaliyet durumu ve stres hormonları (kortizol salınımı) seviyesi değişmiştir. Müzik eğitiminin mücerret düşünmenin yanında kelime hafızasına da olumlu yönde tesir ettiğine dair tespitler vardır.

Sakinleştirici ritmik müzik dinleme, ayrıca yeni doğan bebeklerde fizyolojik ve davranış bakımından rahatlamayı ve gevşemeyi kolaylaştırır. Müzik dinlemenin uzun süreli tesirlerine gelince, artan stres hormon seviyesi, içinde bulunulan durumu uzun süreli kalıcı olarak kayıt etmesi için beyne mesaj yollar. Bu açıdan müzik, hafızayı güçlendirici bir uyarıcı olarak iş görür. Herhangi bir metin ezberlenecekse bunu bir müzik eşliğinde yapmak çok daha kolay olur. Kur'ân hafızlarının ayetleri ezberlemesinde ilâhî beyanın ruhuna uygun bir musiki ile birlikte telâffuz etmelerindeki hikmet de herhalde bu özellikten kaynaklanmaktadır. Müziğin bu tesirini sağlamak için kişinin bilgi ve idrak seviyesine ve ruh dünyasındaki müziğe verilen cevaba bağlı olarak, özel bir müzik dinleme reçetesi oluşturulmalıdır.

Sağlıklı kişiler genellikle belli bir müziğin kendilerinde nasıl bir tesir yaptığını bilmeden, dinleyecekleri müziği seçerler. Eğer belli bir müzik çeşidi kişide solunumu veya kalp atımını hızlandırıyorsa, bu tür kişiler, kortizol adrenalin gibi stres hormonlarının seviyesini, müziğin süresini ve çeşidini seçerek düzenleyebilirler. Kişi bu şekilde düzenli olarak seçtiği bir müziği dinlerse belli bir süre sonra stres hormonlarının seviyesini yükseltebilir. Ama bunun uzun süreli tesirlerinin neler olabileceği, henüz araştırılması gereken bir konudur.

Herkes kendi fıtratına uygun olan müzik çeşitlerindeki ses ve ritmi yakalayabildiğinde, sahip olduğu ruhî güzelliklerinin yansıttığı biyoenerjisinin musiki ile açığa çıkarılmasını kolaylaştırmaktadır. Müzik eğitiminin öğrenme temellerini anlamak, çocuğun beyninin nasıl geliştiğini, anne-çocuk arasındaki bağın hayatî önemini ve çocuğun ruh sağlığı ile öğrenme kabiliyeti ve öğrenmeye hazır olması arasındaki münasebetleri ortaya çıkarmak için önemli bir araştırma disiplini hâline gelmiş bulunmaktadır. İslâm dünyasının bilim adına geçmişte gündeme getirdiği tıbbî mevzular arasında, belli hastalıklar hususunda musiki ile tedavinin ciddi şekilde ele alınması, insan ruhunda musikinin meydana getirdiği değişimlerin çok iyi tespit edildiğini göstermektedir.

Türk musikisinin makamlarının çeşitli psikolojik rahatsızlıklarda nasıl kullanılacağı hususunda bugün kulaktan dolma sahip olduğumuz bilgilerin yeni nörolojik, psikiyatrik ve endokrinolojik bilgilerle birlikte değerlendirilmesi için çok ciddi araştırmalara ihtiyaç vardır.

İnsanın hem psikolojisine, hem ruhî durumuna, hem de bedenine ve zihin aktivitelerine, tesir eden musiki de "Yeni İnsan"ın yeni bakış açısıyla tekrar ele alınmalıdır. Müzik eğitimi, kişiye iş birliğini, dinlemeyi, üreticiliği, koordinasyonu, lisanı düzgün ve faal kullanmayı ve analitik maharetleri kazandırır. Bu tesirlerin olumlu veya olumsuzluğu, büyük ölçüde dinlenilen veya icra edilen müziğin çeşidine, özelliklerine ve kişilerin fizyolojisine, hâlet-i ruhiyesine ve zihnî durumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Kişilerin durumlarına ve inanç dünyalarında açacağı ilâhî pencerelere göre seçilerek dinlendiğinde, insanın hem biyolojik yapısına, hem de öğrenmesine ve sosyal başarısına katkıda bulunabilecek bir musikiye ait nağmelerin faydası inkâr edilmemelidir. İnsana düşen görev, her şeyde olduğu gibi, müziği de sadece bir eğlence vasıtası olarak değil, iyiyi, güzeli, doğruyu yakalamada ve inşa etmede kullanabilmek olmalıdır. Bu açıdan, sadece fen ve teknolojik alanlarda değil, musiki sahasında da insanımızın yeni buluşlara, icatlara ve sentezlere ihtiyacı olduğu dikkate alınmalı, iki asırlık Avrupa-Amerika eksenli taklit ve tekrara dayalı müzik icra etme alışkanlığına son verecek, kendi ruh dünyamızın ilâhî kaynaklı terennümlerini bulup ortaya çıkaracak müzisyenler yetiştirilmelidir


Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.