Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1765




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 42 müzisyen gazete okuyor
 
 
Kerem Memişoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1765

Bilgisayar oyunları cıızz mı? - 20.05.2020





Merhabalar...

Ocak 2020’de Mavi Nota Müzik Dergisi’nde yayımlanan “Tiyatro Müzi
ği Besteciliği Üzerine” başlıklı yazımda değindiğim üzere, oyun, bilgisayar oyunları ve müzik ile oyunculuk sanatlarının çağımızda iç içe girmiş veya girmekte olduğundan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle oyun ve oyunla
ştırma kavramları hakkında pek de haddim olmayarak, ancak çok değerli kardeşim, bacanağım, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nde görev yapan Öğr. Gör. Sn.Güven ŞENGÖNÜL’den ( bu ismi not etmenizde fayda buluyorum. Birazdan okuyacağınız yazının ilk bölümünde anlatacağım konu hakkında önemli bir isim olacak kendisi) kulak dolgunluğumla bir şeyler karalayacağım.

Oyun: Amacı, zorlu
ğu / zorlukları ve kuralları olan bir aktivitedir. Oyun kuralları amaca ulaşmada diğer oyuncular ve/veya oyun evreni arasında etkileşim konusunda ne kadar iyi veya kötü performans gösterildiğine dair açık ipuçları veren bir yol gösterisidir. Oyun Genellikle oyuncularda duygusalreaksiyon yaratan ölçülebilir çıktılar(kaybetme veya kazanma, amaca ulaşma vb) ile sonuçlanır.
(Sengonul,2019)

En basit haliyle var olan herhangi bir platforma (web sitesi, uygulama, çevrimiçi bir topluluk vb.) motivasyonu artırmak, marka sadakatini güçlendirmek gibi amaçlarla oyun prensiplerini entegre etme sürecidir. Ek olarak,  Güven Hoca’ya göre bu genel tanım baz alınmı
ş olup, askeri düzenden evinizin içindeki rutinlerinize kadar her alanda oyunlaştırma vardır ve bu var oluş aslında sizleri hep takip eden, hayatınızın ta kendisi olan ve yol aldıkça haritaların açıldığı bir açık dünya oyunu gibidir.(Sosyal ilişkileriniz ve şu an bu yazıyı yazıyor olmam, bir projeye müzik yapmam da dahil)

Peki hayatımızın her alanında var olan bu olgu ve tüm kurdu
ğumuz düzenler, oyunumuzun bir parçasıysa, günlük hayatımızın içindeyse (veya bizler o oyunun içindeysek) bakış açımızı genişletmek durumundayız. Oyun, bizleri akışta tutan ve düzenini kendi kuran bir organik yapıdır esasen.

Ben 40’lı ya
şlarına yeni girmiş biriyim. Çocukluk ve gençlik yıllarımda, neslime sunulan tüm teknolojiye bir biçimiyle eriştim ve eriştirildim. Gerçi ebeveynlerim, satın aldıkları ATARI-COMMODORE 64-AMIGA-PC gibi cihazlarda ders çalışmayacağımdan emin olacak kadar beni tanıyan ve gerekçelerimi mantıklı bulana kadar bu cihazları edinmemi beklemeye almış kimselerdi.

Eksik olmasınlar ki yine de eri
şebildim sayelerinde

Ancak; benim do
ğumumla birlikte oyuna dahil olduğum zamandan bu tarafa, OYUN kelimesi, ebeveyn canlısında hep *Voldemort etkisi yaratmıştır. Adı telaffuz edildiğinde, panzehir olarak DERS isimli diğer oyunu önümüze koydular ve görüyorum ki hala koyuyorlar. Büyüdüğünüzde de ders, iş ile yer değiştirdi.(Oyuna karşı duranlar, bizlere ne oynamamız gerektiğini dikte etti) Yani hala, evlilik öncesi aile tanışma törenlerinde ne iş yaptığınız sorulduğunda “ben oyun oynarım(gamer)” mesleğinin çok ta kolay sindirildiğini düşünmüyorum açıkçası.

Lakin bu bir meslek. Kabul edin! OYUN.....OYNAMAK.....ARTIK.....B
İR....MESLEK!

**Twitch isimli platformun ba
şarısının arkasından, youtube ve facebook bu alana el atmış ve kendi oyun kanallarını açmıştır. Dünyanın ve Türkiye’nin önemli spor kulüpleri, e spor takımları kurmuş ve önemli Gamerları kadrolarına katma yarışına girmişlerdir. Demek ki oyun oynamak eskisi kadar “cızzz” bir şey değil artık. Demek ki oyun oynayan çocuklarınızın önünü açmalısınız. Çünkü bu meslekten, çok ciddi meblağlar kazanma imkanları var ki bir çok ebeveyn haklı olarak, evlatlarının meslek ( diplomasının ön gördüğü iş) sahibi olmalarını ve parayı bu alandan kazanmasını ister. Onun ne kadar mutlu olduğu-olacağı ikinci plandadır. “Dersini çalış sonra oynarsın”. Bir okul bitir, sonra gitarını çalarsın. Meslek sahibi ol, sonra tiyatro-müzik-resim yaparsın (Sanki bunlar meslek değilmiş gibi) cümleleri hiç birinize yabancı değil  diye düşünüyorum) Oyun dünyasına hakim olmazsanız, oyun camiasında yer alamaz, maddi gelir de elde edemezsiniz. Statik bilmeden İnşaat Mühendisi olamayacağınız gibi.

Oyun ve oyunculuk ile ilgili yeterince haddimi a
ştıktan sonra, kendi alanımın ve yakın olduğum alanın, çaktırmadan  bu devranın neresine geldiğinden bahsetmek isterim.

Oyun sektörü artık dünyada milyar dolarlara ula
şş bir sektör. Lucas Arts, EA Sports, Konami, Blizzard, Ubisoft gibi dünya çapında şirketler ve bu şirketlere bağlı birimler var. Yazılım departmanları, müzik departmanları, hikaye devamlılık departmanları, grafik animasyon departmanları, casting (oyuncu seçimi) vs..vs...

Holyywood, Netflix gibi sinema-dizi sektöründe çoktan daha çok para dönen kurumlar artık bilgisayar oyunlarının filmlerini ve dizilerini prodükte edip evlerimize kadar getiriyor. (Oyundan hiç haberi olmayıp, çocu
ğuna ders çalış diyen bir tanıdığımın ya bu WITCHER ne güzel diziymiş, oyun gibi dediğini duydum) zaten oyun olduğunu söylediğimde, yüzündeki şaşkınlığı görmenizi isterdim

Çok önemli oyuncular( mesle
ği oyunculuk olan insanlar) Keanu REEVES gibi,  Mads MIKKELSEN gibi insanlar, bilgisayar oyunlarında rol alır hale geldiler. Yine çok çok önemli müzisyenler bu oyunlara müzikler yapar hale geldiler. Bilmem hangi oyun stüdyosunda çalışan grafik tasarımcıyı transfer etmek için yüzbinlerce dolar harcanır oldu. Bu tespitler gün gibi ortada, hayal ürünü değil yani. O zaman bu sektör çok büyüdü.

Kanımca, oyun müzi
ği yapmak, film müziği yapmaktan daha zor bir meseledir. Nedeni ise; tiyatro veya sinema için hazırladığınız müziği, sahne gerçeğine göre ayarlamanız mümkünken, bilgisayar oyunu için yapılan müzikte, gerçek bir oyuncu bile rol alsa, kendisinin animasyonuna müzik yapıyor oluyorsunuz ve nispeten daha zor ve meşakkatli bir sürece tüpsüz dalıyorsunuz.

Teatral oyuncular da keza, bilgisayar oyunlarında rol aldıklarında, kendi alanlarıyla ilgili yepyeni yollar ke
şfediyor ve zorlanıyorlardır diye düşünüyorum.

Aslında günümüzde mezun olunabilecek bir çok alanın (sanat-pazarlama-halkla ili
şkiler-dil eğitimi-yazılım vs...) bilgisayar oyunları evreninde yeri var ve katlanarak, önünde durulamayacak bir kuvvetle yoluna devam etmekte. Bu durumda, içselleştirmek ve saygı duyabilmek adına bu mesleğin temeliyle ilgili biraz araştırma yapmak gerektiğine inananlardanım. ( Gerçi sanatçı olarak bile ülkedeki yerim mesleki anlamda bazı çevrelerce halen tartışma konusuyken, pek de ümitlenmiyorum ama şahane olurdu tabii)

Ben açıkçası bu konuda Güven Hoca’cıyım. Özetle benim sanatçı olmamdan evlili
ğime, trafikte yaşadıklarımdan karşılaşğım sorunlar-güzellikler karşısındaki halime tavrıma kadar her şey oyunun bir parçası. Kaldı ki kötücül bir tarafı da yok bu düşüncenin. Oyun ise korkulacak bir şey değil. Mutlu eder, stresinizi alır, her şeyi gereğinden fazla önemsememeniz ve değer yargılarınızı gözden geçirmenizi sağlar.  Yani oyun oynuyor olmamız da oyunun parçası.

Oyun iyidir, Sanat iyidir, teknoloji iyidir. Üçü bir arada harikuladedir. Oyunla ve sanatla kalın!

*Voldemort : Harry POTTER evreninde, kendisinden çekinilen karanlık büyücü. Adı anıldı
ğında, sizi bulacağı ve kötücüllüğün hüküm sürmesini sağlayacağına inanılan karakter.

** Twitch : Gamer mesle
ğini icra eden kimseler için internet üzerinden yayın yapılmasını sağlayan, bilgisayar oyunların canlı yayınlandığı, yorumlarınızla eş zamanlı katılım yapabildiğiniz interaktif ortam. Türünün ilk örneğidir.

Kerem MEM
İŞOĞLU
Müzik Yazıları
Urla-
İzmir

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020