Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1745




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 56 müzisyen gazete okuyor
 
 
Elçin Uysal
 
 
Yayımlanan Sayı : 1569

Blues... - 13.01.2014





“Ne yapıyor bu siyah adamlar?” sorusunu çevremizde mutlaka duymuşuzdur. Merak konusu mutlaka olmuştur. Bu kültürü anlamadan önce ben de defalarca kendime sormuştum. Adamlar bir şeyler yapıyorlar, iyi de yapıyorlar.


Blues müzik, içinde pek çok tarzı barındırması belki de beni bu müzi
ği dinlemeye teşvik etti. Farklı kültürler, inanışlar, haykırışlar, isyanlar… Bir sosyal antropolog olarak derin araştırmalara girdim. Blues müzik, kendisi ayrı bir anlatma biçimi olduğu gibi içerisinde R&B, jazz, rock tınılarını da barındırıyor. Kendimden bir parça bulduğum bu müzik tarzını biraz geç keşfetsem de, bu tarz artık hayatımda.


Ya
şamın her anında, her köşesinde, her karesinde bir tutam blues vardır. Eline kalem alıp çizdiğin çizgilerden, sorumlu olmadığın vakitte ya da aklında kurguladığın imgeleri simgelere dönüştüremediğin her anda blues bir tutam vardır. “Hey gidi” dediğin her hayıflanmada, gençliğinin gözlerinin önünde yok olduğu her anda bir tutam da blues vardır. İsyankar gençliğin dile getirdiği cümlelerde gizli bir tutam blues vardır. Yaşamdan aldığın hazzın azaldığı, keyfinin kaçtığı, sevgilinden ayrıldığın güne lanet ettiğinde blues en yakın dostundur. Anlamsız kelimelere anlam katamadığın anlarda ya da kelimelerin kifayetsiz kaldığı zamanlarda… Sevdiğin kişiye aşkını nasıl söyleyeceğini bilemediğin zamanlarda ya da umutsuz aşklarda bir tutam blues, sadece bir tutam; fazla değil…


Bu
ğulu bakışların beyni bulandırdığı her anda ya da bulanıklaşan çamur düşüncelerin berraklaşması için savaş verdiğinde blues ve jazz karışımından iki tutam al ve onu çiğnemeden yutmayı dene. Hani hayatta bazı şeyleri emekleme sürecini es geçerek istersin ya, aynı onun gibi işte!


Enstrümanlardan elinde ne varsa i
şte, sadece içindeki ruhunla çal. Bırak o nasıl istiyorsa öyle çalsın dilediği gibi… Mızıka, harmonika, gitar, saksafon… Mızıkayı elime aldım, nefesimi kendi hâline bıraktım ve hiç olmadığım kadar özgürlüğün tadını çıkardım. Bir tutam blues yine benimle… Notalar benimle ben oluyorlar adeta. Bu müziği yaparken endişen, herkesin duymasını sağlamaktır zaten. Hayatın kilit olduğunda, çözülemeyen düğümler devasa bir boyuta uğradığında notalar sana gideceğin yolu gösterir. Hele bir de notalar seninle dans ederse… Tınılar kimilerine aynı gelir, kimilerine sıkıcı. Sadece o bir tutamı içinde büyütmen lazım anlamak için. Farklı masallar ve hikâyeler için yatmadan önce ölçümüz, sadece bir tutam blues. Denemeye değer!


Saygılar efendim.

Dyblog

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019