Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1745




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 57 müzisyen gazete okuyor
 
 
Gökçe Uygun
 
 
Yayımlanan Sayı : 1562

Müzikle hayali bir yolculuk - 25.11.2013





Youtube’da son zamanların en çok izlenen videolarından ‘Vals’ ın yaratıcısı Evgeny Grinko, Türkiye’de ilk kez konser verdi. Müziğiyle ruhumuza dokunan yaralarımızı saran Rus piyanist Grinko, “Müzik yaparken hayalgücüm varolmayan şehirlere, hiç yaşamadığım uzak zamanlara gidiyor...’’ diyor


Evgeny Grinko, Moskova’nın küçük ve sakin banliyosü Zhukovsky’deki evinde, bilgisayarından Youtube’a ‘Vals’ videosunu yüklerken 1.5 milyonu a
şkın kişinin kendisini izleyeceğini bilmiyordu. Bilmekten de öte, ummuyordu genç piyanist. Bilmediği bir şey daha vardı, bu videonun kedisini –belki de en çok dinleyicisinin bulunduğu- İstanbul yollarına düşüreceği…


Ak
şamüstü serinliğinde, esen rüzgarı içinde, yemyeşil çimenler üzerinde, ağzına çok yakışan sigarası ile kadraja girdiği anda duygularımıza piyanosun tuşlarıyla dokunan Grinko’yu, dünya gözüyle İstanbul'da ağırladık. O konserini verdi, melodileriyle dinleyicilerini hem yaraladı hem iyileştirdi. Bize de Vals’in naif piyanisti Grinko ile konuşmak istedik.

Konu
şmayı pek sevmediği gibi, müziğini anlatmayı da tercih etmeyen müzisyenin tasarruflu sözcükleriyle anlattığı dünyaya buyurun...

 

Türkiye'de çok fazla dinleyiciniz var ancak hakkınızda o kadar az şey biliyoruz ki... Bu röportaja sizi biraz tanıyarak başlamak isterim.

Rusya’da doğdum. Hiç müzik eğitimi almadım.  Müzik, çocukluğumdan beri ilham kaynağımdı. 16 yaşnda iken, punk rock’un hayalgördüren etkisi altında, gitar çalmayı öğrenmeye başladım. 2 yıl sonra bateri çalmayı öğrendim. Uzun bir süre sonra da piyano... Hatta hala öğrenmedim bile.! Sadece tuşlara basıyor ve bazı ilginç sesler buluyordum. Bundan 2 yıl önce farkettim ki bir öğretmen olmadan piyano çalmayı öğrenemeyeceğim. Ama bu arada şarkılarımın çoğu yazılmıştı. Umarım bundan sonra onları çok daha iyi çalacağım.

 

Müzik sizin için ne ifade ediyor?

Müzik bir peri masalı, farklı bir dünya. İyi müzik, insanları daha iyi yapar. Müzik yaparken hayalgücüm çok uzaklara, farklı yerlere gidiyor; varolmayan şehirlere, hiç yaşamadığım uzak zamanlara..


Açıkçası müzi
ğimde ne söylediğimi açıklamaktan hoşlanmıyorum. Çünkü herkes farklı birşey duyup hisseder, herkes için farkı anlama gelebilir. Bu müzik sözcüklere ihtiyaç duymuyor. Müzik, müziğin kendisi...


Vals
şarkınızı binlerce kişi izledi internette ve hala da izlenmeye devam ediyor. Bu şarkıyı bir kere dinleyip de bırakan yok. Bu şarkıda bu kadar özel olan nedir sizce? Tabi ki sigaralı meşhur klibinin hikayesiyle birlikte alalım yanıtınızı.


Gerçekten bilmiyorum. Bana göre bu oldukça tuhaf. Bu
şarkıyı yazmaya başladığımda, ortak yalnızlıklarımızı, nostaljiyi hissettim, bu dünyadan geçip gitmiş tüm dünya sakinlerini. Ama bitirdiğimde, aynı şeyi hissetmedim.


Klibe gelince; bir arkada
şım eski bir piyano vermişti. Esasen kış mevsimini bekleyip  ‘Winter Sunshine’a klip çekecektik ama sabredemedim. Piyanoyu dışarı taşıdık ve bu klip çıktı ortaya. Bu kadar kişi izlemesi çok sürpriz oldu hepimize. Çok ilginç ve umulmadık bir durum benim için...

Rusya’da ne kadar tanınıyorsunuz?

Yerel düzeyde. Çok popüler değilim çünkü ben şarkıcı değilim. Ayrıca insanlar genelde enstürümantal müziğe pek ilgi göstermez. Özel insanlar sever benim müziğimi.

 

Şöhretli olmakla ilgili düşünceniz nedir?

Daha ünlü olmak isteyip istemediğime emin değilim. İnsanların seni sevmesi güzel tabi ki ama. Ama sorumluluğu da var. İnsanlar kliplerdeki/sahnedeki ben ile gerçek ben’in farkını bilmiyor…

 

Cinematic Melodies (2009) veWinter Sunshine (2011) adlı iki albümünüz var. üçüncüsünün hazırlıkları var mı?

Evet şuan onun üstüne çalışıyoruz. Aralık’ta yayımlamayı planlıyoruz. Albüm yapmak zor, kafandaki hayalleri, bir albümde somutlaştırmak zor.

 

Albümlerinizi internetten ücretsiz olarak indirmek mümkün. Müzikte mülkiyete inanmıyor musunuz?

Resmi olarak albümlerin sahibi benim ama evet satmıyorum onları.

 

Grubunuz kimlerden oluşuyor?

En az 6 kişiyiz. Büyük festival zamanlarında 17 kişiye çıktığımız da oluyor.

 

Woody Allen isimli bir şarkınız var. Allen’ı seviyorsunuz sanırım.

Tabi ki Woody Allen’ın filmlerine bayılıyorum. Bu şarkı da ona benziyor ve onu çağştırıyor.

 

Türkiye’deki ilk konserinizden memnun kaldınız mı?

Türkiye’deki dinleyicilerin ilgisini İstanbul konserimde bizzat yaşadım. Dinleyicilerin ilgisi karşısında şok geçirdim.  Alkışlar, ıslıklar, tezahüratlar, konser sonrası imza ve fotoğraf isteyenler... Rusya’da insanlar konsere gelir, sessizce dinler, sonunda alkışlar –eğer çok beğendilerse teşekkür eder- ve giderler. İki ülke dinleyicileri arasında davranış farkı çok, bu da beni şaşırttı. Ama burdaki ilgi beni çok mutlu etti. Rock star’mışım gibi!

 

İnsan hatasının hikayesi

Gezi Parkı sürecinde Facebook sayfanızdan yorumlar yaptığınızı anımsıyorum.

Evet bu süreçle ilgilendim. Benim yaşadığım şehirde de benzer bir durum vardı, biz de eylemler yapmıştık. Zaten istanbul’a gelince Gezi’yi de ziyaret ettim.

Pripyat (Ukrayna) 1970‘de Çernobil Nükleer Santralı çalı
şanları için inşa edildi 1986’da santralde yaşanan patlama ertesinde boşaltıldı, şaun tamamen hayalet şehir. Bu kent için Pripyat’ta Sabah (Morning in Pripyat) şarkısını bestelemişsiniz.


Morning in Pripyat, bo
şluğun, evrensel tahribatın ve insan hatasının hikayesini anlatıyor.

 
Fotoğraflar: Benan Erdoğan, Cenk Tolga Çığgın

gokceuygun@gmail.com

 

     


 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019