Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1770




5 Ağustos 2020 tarihinde yapılacak olan CSO Stajyer sanatçı sınavı şartnamesi hükümleri, CSO gibi standardı yüksek bir orkestraya stajyer sanatçı seçmek için yeterli midir?

Yeterlidir.
Yeterli Değildir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Michael Kuyucu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1526

Ferdi Özbeğen de gitti… - 11.02.2013





Son iki yılda müzik dünyasında yaşanan yaprak dökümü ile ilgili  kaç yazı yazdım bilmiyorum, ama artık bu konuda yazılar yazmak  istemiyorum. Astrolojiye çok meraklı biriyim,  bir bilim adamı olarak bilimlerin çözemediği konuları anlamlandırabildiği için bu bilimi şaşkınlıkla izliyorum. Yeni yıl öncesi bir astrolog dostumla hint astrolojisinde “ketu” olarak adlandırılan dönemin koç denen illet burcun etkisinde olacağını konuşmuş, epey sıkıntılı bir döneme girdiğimizi tahmin etmiştik. Bu ay insanlık adına kayıplarla dolu bir ay oldu. Bilim dünyası, sanat dünyası ve pek çok alandan çok önemli değerleri kaybettik. Bunların sonuncusu ise Ferdi Özbeğen oldu.

 

Ferdi Özbeğen benin için çok önemli bir yorumcuydu, yabancı şarkılara yaptığı adaptasyonlar, yada o o dönemim deyimi ile aranjmanları  beni çok etkilerdi, herkes onu bir tavernacı, bir eğlendirici olarak görse de onun yenilikçi yönünü bilen , onun pop müzik adına yaptığı çalışmaları takip eden biri olarak ,onun müzik dünyasında çok ayrı bir yeri olduğunu bilenlerdenim.

 

1965 yılında Hürriyet’in meşhur Altın Mikrofon yarışması ile başladı müziğe usta sanatçı. Daha  sonra kendi orkestrasını kurdu. Mücadele ve yokluk yılları, her büyük mutluluğun öncesinde yaşanan mücadele. O da bunlardan payını aldı.

 

1974 yılına  kadar farklı yerlerde sahne aldı. Yıldızı şans eseri Hilton Oteli’nde bulduğu işle parlamaya başladı. 1977 yılında “acaba denersek nasıl olur ?” diye deneme amaçlı yayınlanan ilk LP’si ile ilk başarılarını yakaladı. Bu plak o döneme kadar kimsenin yapmadığı türden bir plaktı.”Acaba tutar mı?” endişesiyle yapılan bu plak ciddi bir tiraj yakaladı. Bu başarı devam etti ve seksenlerin en önemli solistlerinden biri oldu.

 

Tarihi konuşmak, tarihi okumak ve tarihi yazmak insana her defasında farklı öğretiler sunar, sorgulatır ve öğretir. Onu tarihin yapraklarında incelerken onu sadece bir tavernacı olarak değil ama bir popüler müziğe katkıları olan bir figür olarak incelemek gerekir. Tavernasında bir piyano veya orgla müzik yaparken, albümlerinin nerdeyse tamamında Osman İşmen yönetiminde senfonik bir orkestra ile kayıtlar yapar, şarkıları zengin alt yapılarla sunardı. Seksenlerde üretilen albümlerinde yakaladığı senfonik hava çok az albümde vardır.

 

1986 yılında yayınlanan “Sana İhtiyacım Var” albümü senfonik orkestra ile icra edilen pop şarkılardan oluşmuştu, o dönemde pop müziği yapan isimlerin sayısı üç beş taneydi, o, bu albümü ile Türk  pop müziğine hizmet etti. Aynı yıl “Sevdiğiniz Şarkılar” albümünde uzun yıllar beraber çalışğı dostu Yaşar Kekava ile beraber bir ilke daha imza attı ve ilk CO2 (Krom dioksit) kaseti yayınladı. Daha doğrusu albümünü hem normal kasette hem de krom kasette yayınladı. Kaset kültürü olanlar bilir, seksenlerde krom kasetlere yapılan kayıtlar daha parlak ses verirdi. Özbeğen’in ilkleri bu kadarla kalmadı, 2006 yılında yayınlanan “Can Suyum” adlı albümünde bir teknolojik yenilik yaptı. 80’li yıllarda yayınlanan albümlerinin makara bantlarından kendi sesini temizletti ve  o dönemki yorumlara günümüz soundunu ekleyerek bir remaster albüm hazırladı. Bu albüm hazırlıklarına bende şahit olmuştum, Ferdi Özbeğen , Yaşar Plakla beraber o dönemden kalan makaraları almış, Amerika’dan getirttiği özel bir ilaçla onları temizlemiş ve otuz yıllık arşivi yeniden kullanarak 80’lerde yapılan şan kayıtlarının üzerine 2006 yılında Feyyaz Kuruş’un düzenlemelerini ekleyerek çok orijinal bir iş çıkartmıştı. Kısaca  o,  öylesine bir sanatçı değildi. Yenilikçi ve bir şeyler yapmak için mücadele veren biriydi.


Tipik bir Ba
şak burcu insanıydı, temizliğe önem veren, titiz, disiplinli ve kendini aşmayı ilke edinen, işi uğruna kendi özelini dahi kenara itecek kadar idealist biri.

 

Son dönemlerde sıkıntılı günler geçiriyordu, vefatından beş gün önce içimi bir ses kemirdi, onu aradım, manevi oğlu açtı telefonu. Durumunu sordum, öğrendiklerimden sonra yıkıldım. Aradığım an Ferdi Özbeğen MR çekimindeydi. İllet hastalık beynine, ciğerlerine ve kemiklerine sıçramıştı. Kimseyle görüşmüyordu, “beni kimse bu halde görmesin, biraz toparlanayım” diyordu.Telefonu kapatınca içimi bir kötü his kapladı. Kendi kendime “…Acaba “ dedim. İçimdeki ses “Sanırım onu da kaybettik” dedi.  Üç dört gün sonra, pazar akşamı onun yoğun bakıma alındığını duydum, ertesi günde acı haberi aldık.

 

Çok ama çok üzüldüm, söyleyecek söz bulamadım,  cenazesine gitmek istedim ama kendimi hiçbir zaman sevdiğim insanların cenazesine gidecek güçte hissetmediğim için gidemedim. Cenaze namazı kılınırken bende onun yaptığı son radyo röportajını dinledim ve montajladım. Bu akşam saat 19:00’da  RS Fm’de onun için hazırladığım radyo programı için özel bir montaj hazırladım. Yanımda ki arkadaşa baktım, son radyo röportajında ki sesi karşımdaydı ama o sırada o toprağa, sonsuzluğa yolcu ediliyordu.


Son dönemlerinde ya
şadığı sıkıntı sadece hastalığın getirdiği manevi sıkıntılardan değildi. Maddi sıkıntılarda yaşıyordu, sakın Ferdi Özbeğen’in parasını tutmayan şöhretin etkisi ile birikim yapmayan biri olduğunu sanmayın, o aksine tutumlu , hesaplı biriydi.İki evi vardı, birikimi de vardı. Son yıllarda para kazanamıyordu, birikimi ile hayatını ikame edebiliyordu. Para kazanamadığı için üzgündü, buna bir de sağlık masrafları eklenince maddi durumu bozuldu.

 

Bu ülke dünyanın bilmem kaçıncı ekonomisiyiz diye  hava atarken, sağlık sektöründe yaşanan özelleştirmenin sonucunda gökdelenlerden  hastanelere ev sahipliği yaparken, bir sanatçısı illet bir hastalık için tanesi beş,  altı milyarı bulan ilaçlara para veriyordu. Hangi hazır dayanırdı bu masraflara..

 

Belki biraz bireysel olacak ama  hayatım boyunca en çok dinlediğim iki yorumcudan biriydi. Biri Yunanlı Giannis Parios, diğer ise Ferdi Özbeğen’dir. Hayatım boyunca dinlediğim ve benim için özel olan şarkıların listesini derledim, bir boş anınızda dinleyin ne demek istediğimi, neden bir insanın sıkıntılı anında bu şarkılarla özel bir bağ kurduğunu , kısacası ne demek istediğimi anlayacaksınız..

 

 

 

Ferdi Özbeğen ‘den Seçkiler

 

Kandil

O Günler
Unuttun mu ?

Her Gece
Seni Terkedece
ğim

Yok Yok Yalan Deme

Ağla Halime

Hatıralar Ağladı

Giden Sensin

Öyle Küçük ki dünya

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020