Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1749




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 10 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nevhiz Ercan
 
 
Yayımlanan Sayı :

Yetişkinlerde Piyano Eğitimi ve Karşılaşılan Sorunlar - 08.12.2005





Genellikle bir meslek sahibi olan, aynı zamanda müziğe içten ilgi duyan veya ergenlik çağına ulaşmış bulunmakla beraber piyano dersi alan yetişkin öğrencilerin, piyano derslerine baş zamanları değerlendirme veya piyano çalmayı öğrenme etkinlikleri olarak bakmalarına karşılık, bireysel çalgı eğitimi veren öğretmenler, bu tür yetişkin öğrencilerle çalışma konusunda bir ölçüde tereddüt edebilmektedirler. Çünkü öğretmenlik deneyimini küçük çocukların öğretimi üzerine kazanmış bir çalgı öğretmeni için, yetişkinlere çalgı tekniklerini kavratmak ve psikolojik gereksinimlerine cevap vermek oldukça değişik yaklaşımlar gerektirmektedir. Derse başlangıç ve ders boyunca öğretmen ile olan iletişim sürecinde, herhangi bir başarısızlık karşısında gösterilen tepkilerinde yetişkinler, kendilerine özgü, çok defa çocuk ve gençlerden oldukça farklı özelliklerde davranışlar gösterirler. Örneğin: yetişkinler öğretmene yaklaşmakta çok utangaç olabilirler. Yaş faktörü, ya da çocukken piyanoya başlayıp ta yarım bırakmış olmaları onları suçluluk duygusuna itebilir. Diğer taraftan, istenileni mükemmel bir şekilde gerçekleştirmek için büyük çaba harcarlar. Başaramamaktan korkar, başarısızlıktan dolayı canları sıkılır. Çünkü bireysel derslerin özelliği olan bire-bir öğrenme ortamlarında başarısızlık çok belirgindir. Özellikle, öğrenci kendi kendini çok eleştiriyorsa (ki bunu çok yapar) dersler psikoloji bir çileye dönüşebilir. Oysa çocuklar, ne yapacaklarının ve yanlışları nasıl düzelteceklerinin anlatılmasına alışkındırlar ve çok defa bundan rahatsızlık duymazlar. Önemli olan, bir çocuk olarak onların derslerde neyi alıp götürdüğüdür. Yetişkinler için ise, onların derslere akıl ve deneyim olarak neler getirdikleri önemlidir. Bu nedenle verilen örnekleri başarma ve doğruları öğrenme çabası yetişkinlerde çocukken öğrenilenlerden daha kapsamlıdır, çünkü yetişkinler başarılı öğrenen olmayı isterler.

Bütün bu durumlarda, öğretmenin tutumu çok önemli olabilir. Teknik kazandırma ve sürekli cesaretlendirmelerin dışında öğrenciyle karşı yardımsever bir davranış sergilemek, her iki tarafın içinde (öğretmen-öğrenci) çalgı öğrenmenin gerçek amaçlarının belirlenmesinde etkili olacaktır.

Öğrenci Olarak Yetişkinlerin Gösterdikleri Özellikler:

Pek çok yetişkin yeni bir beceri öğrenmek, kişisel zevklerini tatmin etmek (bu genellikle günün popüler olmuş hafif müzik parçalarını çalmak demektir) ya da çocukluğunda yarım kalmış çalgı çalma isteğini gerçekleştirme gibi amaçlarla derse gelirler. Burada göz önüne alınması gereken önemli husus “başlamak için asla geç olmadığı” gerçeğinin kendilerine anlatılmasıdır. Ancak bazen yetişkinlerin öğrenme deneyimi fiziksel ve psikolojik nedenlerden dolayı hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Örneğin, yeterli parmak becerisine sahip olamama, yaş nedeniyle gerekli esneklik ve yumuşaklıktan yoksun olma, ayrıca alıştırma için yeterli zamanı ayıramama gibi fiziksel etkenlerin yanı sıra, daha önceden çalgı çalmayı denememiş bir yetişkinden kısa zamanda çok şey beklemek, onun bir yetişkin olduğunu göz ardı ederek, kişiliğine yeterince saygı göstermemek ve öğrenme durumları, ders içerikleri hakkında yeterli derecede bilgilendirememek, başarı olması konusunda cesaretlendirememek gibi psikolojik etkenler de bu öğrencileri başarısız kılabilir. Zaman, zaman yetişkinler kendilerine karşı bir öğretmenden daha katı olabilirler ve kendi kendilerinden çok şey beklerler. Onlar için çocuklar gibi ders almak geçmişle yeniden bağ kurmaktır. Bu nedenledir ki yetişkinlerin öğrenmekten çok, müziği yaşantılarıyla bütünleştirmeye doğru yoğunlaştırmaktadırlar. Yetişkin öğrenci seçtiği bir amaca doğru yöneldiğinde bu amacın aşama, aşama gerçekleşmesi ona büyük bir tatmin duygusu ve zevk verir. Buna karşılık, öğrenci öğrenmekten zevk almıyor ve tatmin olmuyorsa uygulanan öğretim yöntemleri, öğrenme biçimi ve bireysel motivasyonun gözden geçirilmesi gerekiyor demektir.

Yetişkin Öğrencilerde Motivasyon:

Raymond Wlodkowski “Enhancing Adult Motivasyon to Learn” adlı kitabında yetişkin öğrencilerin motivasyonu için dört kademenin birbiriyle bütünleşmesi gerektiğini belirtmektedir. (Johnson 1996 S:16)
Başarı + irade + (öğrenmeyi istemek) + öğrenilecek davranışı anlamlı ve yapmaya değer bulmak + zevk almak

Yetişkinlere başarılı bir şekilde yardım edebilmek için onların nelere değer verdiklerini ve nasıl bir öğretim biçiminden zevk aldıklarını öğrenmek onları motive etmek için en mükemmel yoldur. Bu arada öğretmen de öğrencinin neden ders aldığını, özel bir nedeni olup olmadığını anlamalıdır. Çünkü yetişkin öğrenciler öğretmenlerin örettiğine göre değil, kendi gereksinim ve algılamalarına göre öğrenirler. Olumlu tutum ve davranışlar öğrenme işleminde hayati önem taşır. Diğer yönden aşağıda belirtilen dört ana hususun öğrencinin motivasyonunda oynadığı etkili rolün gözden uzak tutulmaması gerekmektedir.

1-Öğretmeni sevmek ve saygılı olmak,
2-Konuyu sevmek ve dikkate almak,
3-Öğrenci olarak kendini güvende hissetmek,
4-Öğrenme görevinde başarılı olacağına ciddi olarak inanmak.

Bu hususlardan herhangi birinin olumsuz olması öğrencinin öğrenme motivasyonunu zayıflatabilmektedir.

Yetişkin Öğrencilerin Motivasyonu İle İlgili Bazı Öneriler

1-Öğrencilerin başarılarının onların beceri ve çabalarıyla ilgili olduğunu anlamalarına yardım etmek,
2-Öğretimin, öğrencinin gereksinimlerine cevap vermek olduğu konusunda öğrenciye güvence vermek,
3-Öğrenme sürecindeki olumsuz durumları yok etmek ya da en aza indirmek,
4-Yetişkinlerin topluluk önünde çalmaktan utanma veya çekinme duygularını yenebilmeleri için (solo parçalar yerine) severek ve kolayca çalabilecekleri ve kendilerine güven duyabilecekleri küçük düetler vermek, ayrıca uygun zamanlarda çeşitli aktiviteler planlayarak becerilerini topluluk önünde sergilemelerine ve paylaşmalarına olanak tanımak.
5-Öğrencilerin merak duyguları, öğrenme arzuları ve keşfetme ihtiyaçlarına cevap verecek parçalar konular ve ödevler seçmelerine fırsat tanımak,
6-Mümkün olduğunca, öğrencilerin kendi kendilerini yönlendirerek, uygun parçaları veya konuları öğrenebilmek için fırsatlar yaratmak,
7-Öğrencilerin neler öğrenmekle yükümlü olduklarını anlamalarına yardım etmek,
8-Yetişkinin ilgisi ile öğrenme durumları arasında ilişki kurmak,
9-Öğrenme işlemleri içinde öğrencileri cesaretlendirmek ve dersin uygun zamanları içinde onların duygularını ifade etmelerine, yorumlarda bulunabilmelerine olanak tanımak,
10-Gerektiğinde yapıcı eleştirilerde bulunmak, öğrencinin gelişimi, çeşitli becerileri ve öğrenmedeki sorumlulukları ile ilgili olarak tutarlı görüş bildirmek,
11-İyi düzenlenmiş bir öğrenme ortamı yaratarak bilinenden bilinmeyene, basitten karmaşığa, genelden özele gibi öğrenme kuramlarının gerçekleşmesine özen göstererek uygun yöntem ve teknikleri uygulamak,
12-Öğrencinin öğrenme koşullarını kişisel olarak kontrol edebilmesi için gerekli destek ve yardımı göstermek,
13-Yetişkinlerin çocukların çaldıklarından daha aktif parçalar çalmaya olan gereksinimlerini dikkate alarak materyal seçiminde daha fazla seçme hakkı vermek.

Sonuç: Yetişkinler diğer öğrencilere göre kendi öğrenmeleri üzerine büyük çaba sarf ederler ve buna bağlı olarak ta davranışlarında, öğrenmeye karşı isteklilik, hazır oluş, planlama gibi kendi kendini yönlendirme tavırları sergilerler. Onlar için başarma duygusu güçlü bir motive edicidir. Diğer taraftan, öğrenmenin de tavırları açık olmalı, sadece öğrenciler için değil, kendisi için de ne öğrettiğine özen göstermeli, değer vermelidir. Karşılıklı anlayış ve iletişim, öğretmen tarafından verilen cesaret, makul ve tutarlı istekler, yetişkinlerin öğrenim ve motivasyonunda daima yapıcı rol oynayacaktır. Böylece yetişkinler için olduğu kadar, onlara piyano öğretmeye çabalayan öğretmenler için de sağlıklı, güvenli ve uygun bir öğrenme-öğretme ortamı sağlanmış olacaktır.

Kaynakça:

1-Johnson, Rebecca The Adult Student Motivation and Retention – American Music Teacher, October-November – 1996
2-Ruthland, Elizabeth The Challenge of Teaching Adult Piano Lessons – American Music Teacher – 1986
3-Shelley, Dona and Guy The Quallities of Good Teachers –Clavier October 1996
4-Watson, Joy Late Call – Music Teacher April 1997

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019