Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1746




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 74 müzisyen gazete okuyor
 
 
Cansu Uras
 
 
Yayımlanan Sayı : 1253

“Evrene taş atıyorum, yankılar er geç bizi bulacak” - 23.06.2011





Myspace sayesinde her geçen gün müziğin anlamı değişiyor, sürekli yepyeni isimlerle tanışıyoruz. Mabel Matiz de bu isimlerin başında geliyor. ‘Arafta’ şarkısıyla tanınan Matiz’in adını taşıyan ilk stüdyo albümü, Zoom Kurumsal ve Esen Müzik işbirliğiyle geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı. İKSV Salon’daki konseriyle herkesi büyüleyen Mabel Matiz’i kaçıranlar, bu akşam Beyoğlu Alt’ta yakalayabilir. 

Nerelerden geçip geldiniz buraya?
1985, Mersin-Erdemli do
ğumlu bir Akdeniz çocuğuyum; orada büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a geldim ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdim. Müzik hep vardı hayatımda. Uzun süre kendi ev kayıtlarımı kişisel web sitem üzerinden yayımladım. Şimdilerde ilk stüdyo albümüm piyasaya çıktı. Ayrıca bu yıl Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku bölümünde yüksek lisansa başladım. Bütün bunları hayalperestliğime bağlıyorum. 

‘Mabel Matiz’ adı nereden geliyor?
‘Mabel’ Buket Uzuner’in ‘Kumral Ada-Mavi Tuna’ adlı romanında geçen Tuna karakterinin takma adı. ‘Matiz’ ise müzi
ğimi ve hayata bakışımı en iyi ifade ettiğini düşünerek ona eklediğim, ‘aşırı sarhoş, düşkün kimse’ anlamlarına gelen eski Yunanca kökenli (methysos) argo bir kelime. Neticede Mabel Matiz, yaşantımın çok daha önceki dönemlerinde, birtakım doğal süreçler dahilinde kendiliğinden oluşmuş ve müziğimi paylaşmaya karar verdiğim ilk andan bu yana kullandığım adım. 

Profesyonel anlamda müzik kariyerine nasıl ba
şladınız?
2008 yazında, kendi
şarkılarımı ve demo kayıtlarımı yayımladığım Myspace sayfamı açtım. Bundan yaklaşık bir yıl kadar sonra da, bu kayıtlara büyük ilgi gösteren Engin Akıncı’yla tanıştım ve birlikte bir albüm yapmaya karar verdik. Sonrasında da stüdyo günleri başladı. Evrene bir taş attım, o da bana hep hayalini kurduğum yankıyı, beraberinde de birbirinden değerli insanları getirdi sanki. 

Albümün hazırlık a
şamasından bahsedebilir misiniz biraz?
Engin Akıncı aracılı
ğıyla, çalışmalarını yıllarca çok yakından takip ettiğim Alper Erinç’le tanışma fırsatı buldum. Albüm için Alper Erinç Prodüksiyon Stüdyosu’nda çalışacağımız kesinleşince, o sıralar aynı stüdyoda çalışmakta olan Alper Gemici’yle bir araya geldik ve Aralık 2009’da, yaklaşık bir buçuk yıl sürecek olan albüm maceramıza başladık. Alper Gemici, yapmak istediğim müziği gerçekten çok iyi hissetti ve somuta döktü. Albüm sürecini onun gibi yaratıcı, başarılı ve çalışkan bir müzisyenle birlikte geçirdiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum, bendeki emeği büyüktür. Aynı şekilde Engin Akıncı ve Alper Erinç’in de büyük destek ve emekleri söz konusu. Mart 2011’de albümün kayıt, mix ve mastering’i tamamen bitmişti. 

‘Arafta’ adlı
şarkınız ‘Gece, Melek ve Bizim Çocuklar’ı hatırlatıyor bana. İşin ilginç kısmı Facebook’taki fan page’inizde de ‘Gece, Mabel ve Bizim Çocuklar’ yazıyor. Şarkıyla film arasında herhangi bir bağlantı var mı?
Do
ğrudan bir bağlantı yok. Ancak ‘Gece, Melek ve Bizim Çocuklar’ defalarca izlediğim ve en sevdiğim film olarak, müziğimin ve kendi dünya maceramın en önemli ilham alanlarından biri. Filmin karanlığı, derinliği, künyesi dahilindeki bütün isimler, anlattığı sokakların sesleri, filmle aynı adı taşıyan şarkı ve bütün bunların bendeki sayısız izdüşümü, uzun vadede beni ve müziğimi etkileyen, şekillendiren şeyler oldu. Hatta bir zamanlar ‘Gece, Mabel ve Bizim Çocuklar’ adında bir müzik grubu kurma hayalim bile vardı. Belki Yıldırım Türker’in de izniyle, ileride gerçekleştireceğimiz bir konser serisine bu adı verebilirim. 

İKSV Salon’da verdiğiniz konserde Teoman da sahneye çıktı. Bu süreç nasıl gelişti?
Teoman’la albümü bitirdi
ğimiz dönemde tanıştık. Albümü çok beğendi ve birlikte bir şeyler yapmak istedi. Kendisine yeni yazdığım bir şarkımı dinlettim; onu da pek sevdi ve önümüzdeki günlerde yayımlanacak yeni albümünde yer vermek üzere kaydetti. Ben buraya kadar olan hikayeye hâlâ inanamazken, İKSV Salon konserinin hazırlık aşamasında kendisine götürdüğümüz ‘konserde eşlik etme’ teklifimizi de büyük bir incelik ve ilgiyle kabul etti. Diğer konserlerimizde de çaldığımız bir Teoman cover’ı olan ‘Hiç Kimse Bilmez’i ve ‘Arafta’yı o gece finalde birlikte seslendirdik. Teoman gibi müzikal yolculuğunu takip etmekten her daim keyif aldığım özel bir müzisyenin bize bu şekilde destek vermesi, ben ve bütün ekibim için gerçekten büyük onur. 

Yakın zamanda ba
şka konserler de olacak mı?
Evet,
İstanbul’da ve başka birçok şehirde konserler vereceğiz. Konser atmosferini ve orada dinleyiciyle kurduğumuz ortak zamanı sihirli buluyorum. Bu yüzden mümkün olduğu kadar çok şehre gidip mümkün olduğu kadar fazla insanla birlikte şarkı söylemek, çalmak istiyoruz. Konser takvimi Facebook ve Twitter sayfalarından da mutlaka duyurulacak. 

Gelecekte ne gibi projeler var?
Müzi
ğimi geniş kitlelere ulaştırmayı ve daha uzun zamanlar, konserler, şarkılar boyu beni dinleyenlerle bir arada olabilmeyi istiyorum. Türkçe sözlü müzik üzerine hayalini kurduğum pek çok şey var; biri de uzun vadede pop müzik algısını bir nebze değiştirmek. Neticede evrene taş atmaya devam ediyorum, yankılar er geç bizi bulacak.

Aysel Gürel ve Hrant Dink anısına
Hayranları Mabel Matiz’in gerçek bir ‘kent ozanı’ oldu
ğunu düşünüyor. Albümde ayrıca Aysel Gürel anısına yazılmış bir Yalçın Tosun şiiri olan ‘Peruk Gibi Hüzünlü’, bir Birhan Keskin şiiri olan ‘Zaman’, Hrant Dink’in ölümü üzerine yazılmış, söz ve bestesi Mabel Matiz’e ait olan ‘Öteki’, ‘Barışırsa Ruhum’, ‘Filler ve Çimen’le ‘Söylese O, Ben Söylemem’ şarkıları dikkat çekiyor. ‘Arafta’ adlı şarkısıyla tanınan Mabel Matiz için müzik eleştirmeni Naim Dilmener, Bob Dylan benzetmesi yapıyor. Çocukken kekeme olan ve bu durumu şarkı söyleyerek yenen müzisyenin adını önümüzdeki günlerde sıkça duyacağız gibi görünüyor.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019