Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1800




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Seda Nur Şahin
 
 
Yayımlanan Sayı : 1207

Çalgı çalmaya bağlı fiziksel rahatsızlıklar - 12.04.2011





20. yüzyılın son yıllarına doğru yapılan araştırmalar, öğrenciden profesyonel sanatçıya kadar her düzeyde müzisyende çalgı çalmayla bağlantılı fiziksel sorunla karşılaşma oranının oldukça yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. 1983’te yapılan bir araştırma ellerindeki çeşitli rahatsızlıklara çare arayan 100 müzisyen üzerinde yapılmış ve % 42’sinde başlıca belirtisi ağrı olan kas ve tendon hastalıkları saptanmıştır. İngiltere’de Performans Sanatları Tıp Derneği’nce yapılan başka bir araştırma sonuçları ise orkestra sanatçılarının %50–60 kadarının bir veya birkaç kez, çalgı çalmaktan kaynaklanan şiddetli rahatsızlık geçirdiğini göstermektedir. Amerikan Ulusal Rehabilitasyon Hastanesinde 44 müzik öğrencisini kapsayan bir araştırma, öğrencilerin %76 sının daha önce çalışmalarını iki haftadan fazla önleyecek kadar ciddi sorunlarla karşılaştıklarını ortaya çıkarmıştır ( Mastroianni, Norris). 1988’de üniversiteye bağlı bir müzik okulunda 132 öğrenciden %80 inde yaklaşık beş hafta süren ağrı, tutulma, sızlama, gerginlik,sertlik gibi belirtiler gösteren el rahatsızlıkları olduğu ve çoğunluğu piyano ve yaylı çalgı öğrencilerinin oluşturduğu belirlenmiştir.1991’de Northeast Üniversitesi Müzik Okulunda, üç yıl boyunca 114 öğrenci üzerinde yürütülen bir araştırmada ise, her yıl %8.5 oranında rahatsızlık saptanmıştır.Ayrıca yaylı çalgı ve piyano öğrencilerinde ellere ilişkin sorunların daha fazla olduğu ve kız öğrencilerin rahatsızlıklara daha eğilimli oldukları da ortaya çıkmıştır. Manchester-Flieder, 1991).

Konuyla ilgili literatürde, piyanistler fiziksel rahatsızlıklarla kar
şılaşma riski en fazla olan müzisyenler arasında yer almaktadırlar. Yakın tarihe göz atacak olursak bu saptamanın ne kadar yerinde olduğu anlaşılacaktır. Clara Schumann, Alexander Scriabin, Sergey Rachmaninoff, Wanda Landowska, Arthur Schnabel, Gary Graffman, Leon Fleisher, Glen Gould ve Michel Beroff gibi pek çok piyanist çeşitli düzeyde rahatsızlıklar yüzünden, mesleki kariyerine son vermiş, konserlerini iptal etmiş veya kısıtlı bir repertuar içinde çalışmak zorunda kalmıştır( Mark, 2003 ).

Türkiye’de ise söz konusu rahatsızlıklar hakkında opera ve senfoni orkestrası gibi kurumlarda çalı
şan sanatçılar ile mesleki müzik eğitimi verilen okullardaki öğretim elemanları ve öğrencileri kapsayan herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Ayrıca alana ait başvuru kaynaklarının da çok az sayıda olduğu görülmektedir. Bu bildirinin hazırlanmasında amaç, çalgı eğitimcilerinin konuya dikkatlerini çekmek, olası fiziksel rahatsızlıklar ile onlara zemin hazırlayan nedenler ve alınabilecek önlemler hakkında kısaca bilgi sunmaktır.

Fiziksel Rahatsızlıkların Nedenleri
A
şırı fiziksel hareket ve aşırı kullanım başlıca nedenlerden birisidir.Çalgı çalma yoğun çaba ve konsantrasyon gerektiren, oldukça karmaşık bir fiziksel ve zihinsel eylemdir. Bu nedenle, çalıcının tekniğini geliştirebilmek amacıyla çok ağır bir görev yüklenmesi ve tıpkı yarışa hazırlanan bir atlet gibi çalışarak normal vücut fonksiyonlarını aşması, özel türde bir dayanıklılık, esneklik, kas gücü ve koordinasyon geliştirmesi gerekir. Oysa, insan vücudu ancak bir dereceye kadar artan fiziksel etkinliğe uyum yapma yeteneğine sahiptir.Herhangi bir hareket, kas ve kemik dokuları içerisinde bir çok mikroskobik hasara neden olur.Normal hareket düzeninde bu dokular kendilerini onarabilir ve yavaş yavaş artan gerilime dayanıklı hale gelebilirler. Vücudun kapasitesini zorlayan, yoğun ve aralıksız çalışma koşullarında mikroskobik hasarlar onarılamaz ve akut rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Çalgı çalma, çalgının çe
şidine göre vücudun doğal duruşuna aykırı bir pozisyona girmesini gerektirir ve fiziksel gerilime neden olur. Çalgı tekniğinde gerginliğin yok edilmesi esastır; ama, müziğin kendisi de disonans ve konsonanslar içeren gerilim ve gevşemeden ibarettir. “Enstrüman tekniğindeyse birbirine zıt kasların “agonist ve antagonist “ gerilimi dolayısı ile işbirliği söz konusudur. “Agonist ve antagonist gerilim, bir kasın kasılışına onun zıddı olan bir kasın kasılarak eşlik etmesidir( Şen, 1999).

Çalgı tekni
ğinde bir kas kasılırken diğeri aynı anda gevşeyerek uzar ve harekete olanak sağlar. Eğer gevşemeyi sağlayan kas sürekli gergin kalırsa hareket engellenir ve rahatsızlıklar ortaya çıkar ( Mark,2003).

Müzik yapmak için Gereksinim duyulan kas geriliminin bir kısmı çalma i
şinde kullanılırken bir kısmı da kas dokusunda kalır ve çalıcıdaki mevcut gerilime eklenir. Buna “artık gerilim” denir. C. Grindea’nın “Müziksel Performans’ta Gerilimler” adlı kitabında stres ve fiziksel gerilim sakatlanmalara yol açabilmesi nedeniyle çok önemli bir sorun olarak gösterilmektedir( Reubart, 141).

Sinir sistemi vücudun ya
şam kaynağıdır. Beyin, omurga ve omurgadan geçen tüm sinirler kasları, organları, dokuları, bezleri ve hormonları kontrol eder. Vücudun sürekli olarak strese maruz kalması sonucunda sinir sisteminde kısa devreler oluşur ve zamanla omurların dizilişinde bozulmalar meydana gelir. Bu da sinir sistemi üzerinde gerilime ve bazı organlarda fonksiyon bozukluğuna yol açar.

Timoty Jameson’a göre vücut, fiziksel, kimyasal ve duygusal olmak üzere üç tür stres kayna
ğının etkisi altındadır. Uzun süre devam eden ve önlem alınmayan stres etmenleri çabuk iyileşebilecek rahatsızlıklardan ciddi hastalıklara, sakatlıklara hatta yaşam kaybına bile neden olabilir.

1.Fiziksel stres etmenleri: Çalgı çalarken vücudun yanlı
ş bir pozisyona girmesi, aralıksız olarak uzun süre çalışma, hep aynı duruş pozisyonunda çalma, aniden çalışma süresini iki katına çıkarma, çalgının yanı sıra uzun süre bilgisayar başında çalışma vb.

2.Kimyasal stres etmenleri: Bilerek veya bilmeyerek vücuda alınan maddeleri kapsar.
İlaçlar, alkol, sigara, aşılar, hormonlu gıdalar, kafeinli içecekler, fast food, çevredeki toksik maddeler vb.

3.Duygusal stres etmenleri: Konser veya sınava yönelik performans kaygısı, okul,aile ve i
ş ortamındaki sorunlar , günlük yaşamdaki olumsuz koşullar vb.

Parmakları, elleri ve kolları hareket ettirecek kuvvet tendonlar vasıtası ile ba
ğlı oldukları kaslardan sağlanır. Tendonlarda kan dolaşımının sınırlı olması hasar gören tendonların iyileşmesini zorlaştırır. Bu nedenle, tendonlar fiziksel zorlanma ve gerilime eğilim taşıyan, en zayıf yapılardır.

Sürekli kuvvetli çalma kas, tendon ve di
ğer hassas dokular üzerindeki basıncı artırarak rahatsızlıklara yol açabilir ( Mark, 2003).

Fiziksel rahatsızlıkların genel belirtileri:
- Çalgı çalmayı sa
ğlayan organlarda ağrı, yanma, sertleşme, gerginlik karıncalanma, uyuşma, hissizlik gibi anormal duyumlar.
- Nesneleri tutma ve yakalamada güçlük çekme.
- Ellerde zayıflık hissi.
- El hareketlerinde hantallık ve sakarlık.
- Çalı
şma sırasında veya sonrasında başlayan ağrı.
- Kola yayılan boyun a
ğrısı.
- Parmaklar ve ellerden yukarıya omuza do
ğru yayılan ağrılar.
- Kol ve önkol kaslarında sürekli a
ğrı.
- Çalgıyı tutarken, kaldırırken ve ta
şırken ağrı.
- Çalma sırasında parmaklarda so
ğukluk.
- Ellerin morarması veya kızarması.
- Boyun veya kolun tutulması, hareketin kısıtlanması.

Çalgı çalmaktan kaynaklanan fiziksel rahatsızlıklar:
Çalgı çalmaya ba
ğlı çeşitli rahatsızlıklar için genel olarak, aşırı kullanım sendromu ( overuse syndrome ), yanlış kullanım sendromu (misuse syndrome), tekrarlayıcı zorlanma hasarları ( RSI- repetitive strain/ stres injuries ) gibi terimler kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak son yıllarda kullanılan bir başka terim de göreve bağlı üst organ rahatsızlıklarıdır ( work related upper limb disorder ).

A
şırı kullanım sendromu: Aşırı çalışma nedeniyle vücudun uyarlama yeteneğinin yeterli olmaması ve göreve bağlı organların normalin üzerinde zorlanması sonucunda ortaya çıkan rahatsızlıklar için yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Ağrı, sorunlu bölgede şişme, kızarıklık ve sıcaklık gibi belirtiler gösterir. Aşırı kullanım sendromunu daha ciddi hastalıklardan ayırmak zordur. Çalışmaların önemli ölçüde azaltılması veya iyileşme sağlanıncaya kadar tamamen durdurulması ile rahatsızlık tamamen geçebilir. Bununla birlikte doktor denetiminde ağrı ve yangı giderici ilaç kullanımı, şişen bölgeye buz tatbiki gibi bir tedavi de uygulanabilir.

Yanlı
ş kullanım sendromu: Bu terim hatalı vücut pozisyonu ve çalgı tutuşu ile çalgı tekniğindeki yanlış hareketler nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıklar için kullanılır. Yanlış teknikle çalışma vücutta fiziksel gerilime neden olabilir. Rahatsızlık belirtileri aşırı kullanım sendromundaki gibidir. Çalışmaların azaltılması veya bir süre ara verilmesi sonucunda ağrılı dönemin bitiminde, tekniğin yeniden gözden geçirilerek yanlış hareketlerin düzeltilmesi zorunludur. Aksi takdirde rahatsızlık kronikleşebilir.

Karpal Tünel Sendromu: Koltuk altındaki bir sinir a
ğından çıkan üç ana sinirden ( median, ulnar ve radial ) ortada bulunan median sinirinin bilekteki sekiz küçük kemik arasında bulunan karpal tünelinden geçerken sıkışması ile ortaya çıkar.Median sinirin baskı altında kalmasının üç nedeni vardır: 1. Flexor tendonlardaki iltihaplanma.2.Karpal kemiklerinin dizilişinde bozulmaların karpal tünelini daraltması.3. karpal kemiklerinin hatalı dizilişi ile myofascial sendromun birleşmesidir. Hissizlik, karıncalanma, yanma, ağrı ve kas kuvvetinde azalma gibi belirtiler görülebilir.

Tıbbi tedavi ile iyile
şme sağlanamazsa ameliyat gerekebilir.

Tendinitis:Tendon iltihaplanmalarının yaygın adıdır. Tendonlar kasları kemi
ğe bağlayan kalın lifli şeritlerdir. Başlıca belirtileri hareketle artan ağrı ve sertlik hissidir.

Bursitis: Kemik, kas, deri ve tendonlar arsında bulunan küçük keseciklerin iltihaplanmasıdır. Keseler eklemlere yakın oldu
ğu için çoğu kez eklem iltihabı ( artritis ) ile karıştırılır.

Bursitis ve tendinitis belirtileri birbirine çok benzer. Her iki rahatsızlık da genellikle geçicidir; ama, müzmin ve tekrarlayıcı bir hale de dönü
şebilir. Çalışmaların azaltılması veya bir süre durdurulması gerekir. Ağrı ve iltihap giderici ilaçlar ve fizik tedavi uygulanır.

Tendinosis:
İltihapsız ve yangısız bir tendon hastalığıdır. El, bilek, dirsek, omuz gibi birçok farklı organ tendonunda görülebilir. Kaslar ve kemikler hareket ederken bağ dokularında pek çok mikroskobik ölçekli hasar meydana gelir. Normal koşullarda kendilerini onarabilen bu dokular aşırı kullanım durumunda buna fırsat bulamaz ve hasarlı dokular giderek çoğalır ve sonuçta ağrılar başlar. Diş fırçalama, ayakkabı bağlama gibi en basit günlük işler bile yapılamaz hale gelebilir. Çabuk kronikleşebilen ve tedavisi kolay olmayan bir hastalıktır. Dinlenme ve fizik tedavi ile zamanla iyileşme sağlanabilir.

Torasik autlet Sendromu: Boynun alt kısmında ve köprücük kemi
ğinin arkasında bulunan torasik çıkışlardaki ana sinir liflerinden veya damarlarından birinin sıkışması sonucunda üst organlarda ortaya çıkan belirtilerdir. Kol ve elde şişme, elde morarma, boyun ve omuz bölgesinde gece artan ağrı, el ve kolda ağırlık hissi gibi vaskuler belirtiler ile kas zayıflığı, yakalamada güçlük, elde ince hareketlerde zorluk, kol kası krampları, boyun, omuz, kol ve elde uyuşma ve hissizlik gibi nörolojik belirtiler görülür.

Tetik Parmak: Genellikle ellerdeki flexor( gerici) tendonların kalınla
şarak tendon kılıfı içinde sıkışması ile ortaya çıkar. Çoğunlukla orta parmak ve yüzük parmağını etkiler. Parmaklarda ağrı, germe ve gevşetme sırasında tutulma ve kilitlenme meydana gelir, bükülen parmağı düzeltmek için diğer elin yardımı gerekir. Parmak hareketlerinde tutukluk fark edilir edilmez tedaviye başlanmalıdır. Tedavi tendon kılıfına ilaç enjeksiyonu ile yapılır. İleri durumlarda lokal anestezi ile ameliyat gerekebilir.

Focal Distonia: Ellerde agonistik ve antagonistik kasların uygunsuz kasılmasıyla, kramplar
şeklinde ortaya çıkar. Çalgı çalmada koordinasyon sorunları ile birlikte özellikle hızlı ve kuvvetli parmak hareketi gerektiren parçaların çalınışında parmaklarda gerilme ve istem dışı kıvrılmalar görülebilir. Hastalığın fizyolojik veya psikolojik kökenli olup olmadığı tartışma konusudur. Psikolojik kökenli olduğunu savunanlara göre müzisyen daima başarılı olma, aynı düzeyi koruma baskısı altında kendisini hiçbir zaman rahat hissetmez ve sonuçta beynin kontrol mekanizması bozulur.Sonra çalgı çalma bakımından vücuttaki en zayıf noktalarda, örneğin piyanistlerde 4.ve 5. parmaklarda kontrol sorunları başlar..diğer bir sava göre ise hastalık yanlış teknik davranışlar veya sürekli ruhsal gerginliğin depresyona dönüşmesiyle oluşmaktadır. Psikoterapi ve yatıştırıcı ilaçlarla tedavi önerilmektedir. Feldenkrais tekniğinden de yararlanılmaktadır.

Çalgı e
ğitiminde fiziksel rahatsızlıklara karşı alınabilecek önlemler:
Görüldü
ğü gibi rahatsızlıklar genellikle aşırı çalışma ve hatalı çalgı tekniğinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, öğrenciye öncelikle doğru çalışma alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Çalışma hiçbir zaman öğrencinin bedensel kapasitesini zorlayacak yoğunlukta olmamalıdır. Yaklaşan bir konser ve sınav yüzünden çalışma süresinin aniden iki katına çıkarılması ve hep aynı pozisyonda uzun süre çalışma rahatsızlıklara yol açabilir.

Çalgıda duru
ş - tutuş pozisyonları, kol, el ve parmakların kullanımı insan vücudunun doğal yapısına uygunluk taşımalıdır.Bu amaçla her öğrencinin bireysel farklılıkları dikkate alınmalı ve onun doğal yapısından hareket edilmelidir.Özellikle müzik eğitimine geç yaşta başlayan öğrenciler için bu konu daha büyük önem taşımaktadır.Günlük çalışmaya başlamadan önce, çalgısız olarak germe ve gevşeme egzersizleri yapılarak tüm organlar ve kasların ısıtılması sağlanabilir.Olası incinmeleri önlemek için kol ve omuzların gevşek olmasına dikkat edilmelidir.Çalgıdaki ısınma alıştırmaları ise yavaş bir tempoda yapılarak parmaklar çalışmaya hazırlanmalıdır.Alıştırmalarda sürekli forte çalma gerilime neden olacağı için farklı nüanslar uygulanmalıdır.

Ö
ğretmenin aşırı titiz davranması ve yapılan hatalar nedeniyle öğrenciye olumsuz tavır göstermesi, sürekli öğretmeni memnun etme çabası içinde olan öğrencide fiziksel ve ruhsal gerilime neden olabilir. Öğretmen, öğrencinin derste her türlü gerilimden uzak olmasını sağlamaya gayret etmelidir.

Çalı
şılan oda normal sıcaklıkta olmalıdır. Soğuk odada çalışma rahatsızlıklara zemin hazırlayabilir ve dokulara giden kanın azalmasına neden olacağı için ellerdeki ufak sorunları kötüleştirebilir.

Çalı
şma sırasında duruş ve tutuş pozisyonları sürekli kontrol edilmelidir. Bu bir ayna karşısında çalışarak veya bir arkadaş yardımıyla sağlanabilir. Video çekimiyle kişi kendi kendini de denetleyebilir. Çalışırken omuzları kaldırma, kamburlaşma, öne eğilme gibi yanlış duruşlar vücudun tüm dengesini bozar ve gerilim yaratır. Bazı öğrenciler notayı iyi görebilmek için yanlış duruş pozisyonlarına girebilirler. Bu durumdaki öğrencilerden kesinlikle göz kontrolü yaptırması istenmelidir.

Piyanoda oturulan taburenin yüksekli
ğine ve kalitesine dikkat edilmelidir. Alçak taburede oturma omuzları ve sırtın üst bölümünü kolları yukarda tutmaya zorlar ve sırt ağrılarına yol açar. Bileklerin çok aşağıda olması ise gerginliğe ve ağrılara neden olabilir. Çoğu öğrenci çalışırken zamanı unutma eğilimindedir. Oysa vücudun ve kasların dinlendirilmesi çalışma kadar önem taşır.Her 45-50 dakikada- yeni başlayanlarda her 20 dakikada- 10 dakika ara verilerek yorgun kasların gevşetilmesi sağlanmalı ve bu arada da birkaç germe ve gevşeme egzersizi yapılmalıdır.50 dakikalık bir çalışmada bir-iki dakikalık ara verilerek, oda içinde gezinmek, kolları sallayarak gevşetmek ve yeniden dikkatle doğru pozisyonda durmaya dikkat ederek başlamak son derece yararlı bir yöntem olabilir.

Beyinle çalgı çalma i
şlevini sağlayan organlar arasındaki iletişimi sağlayan tüm sinirler boyundan geçmekte olduğu için boynun rahatlığına özel önem verilmelidir. Çalışma sırasında boyunda bir gerginlik, yorulma hissedildiğinde hemen ara verilmeli ve boynu yumuşatacak gevşeme hareketleri yapılmalıdır.

Kasların %75’inin su oldu
ğu dikkate alınarak çalışma aralarında bol bol su içilmelidir. Günde sekiz bardak su içmek kasların incinme riskini büyük ölçüde azaltır.Kafeinli içecekler ise vücudu susuz bıraktığı için fazla tercih edilmemelidir. Ayrıca kafeinin uyarıcı etkisi kaslarda gerginliğe neden olabilir.

Çalgının kalitesi de rahatsızlık nedeni olabilir. Örne
ğin tuşları çok sert piyanolar yeni başlayan öğrencilerin el ve parmaklarında ağrılara, serleşmeye yol açabilir. Ağır bir yay, yaylı çalgılarda sorun yaratabilir. Ya da ses üretmesi zor, kalitesiz bir çalgıdan volümlü bir ton üretmeye çalışmak zorlanmaya yol açabilir. Çalgının taşınması, çalgı kutusunun hantal ve ağır olması öğrenciye ilave bir yük getirebilir. El, kol, sırt, omuz vs. organlarda bulunan ufak tefek incinmelerin şiddetini artırabilir.

Ö
ğrencinin genel vücut sağğının yerinde olması fiziksel rahatsızlık riskini azaltan önemli bir etmendir..Öğretmen öğrencinin günlük yaşamı,müzik dışında yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi edinmelidir.Çalgıya ek olarak, uzun süre bilgisayar başında oturarak vakit geçirme, hep aynı pozisyonda masada oturarak ders çalışma, yazı yazmak gibi işler genellikle çalgı çalmada olduğu gibi vücudun üst organlarının kullanımını gerektirir.Dolayısıyla, bu etkinlikler söz edilen organların aşırı kullanılmalarına ve aşınmalarına neden olur.Eğer, bunlara ek olarak, öğrenci ağırlık çalışma, tenis, voleybol benzeri sporlarla da ilgileniyorsa aşırı kullanım sendromu olasılığı hayli artacaktır.

Ö
ğretmen ödev verirken öğrencinin fiziksel özelliklerini, teknik düzeyini ve beğenisi dikkate almalıdır. Öğrenciye teknik düzeyinin ve fiziksel kapasitesinin üzerinde ödevler vermek fiziksel ve ruhsal gerilime yol açabilir. Örneğin, piyanoda elleri küçük ve fazla açılmayan bir öğrenciye oktav ve geniş akorlar içeren parçalar vermek riskli olabilir.

“Müzik e
ğitiminin hangi dalı olursa olsun amaç güzel müzik yapmak ise bu, büyük oranda fiziksel ve teknik problemleri yenme durumuna bağlıdır. Eğer çalgıdan istenilen verim kısıtlanmadan rahatça alınmak isteniyorsa, bu noktada rasgele hareketlerin yerini bilinçli hareketlerin alması gerekir. O nedenle çalgı eğitiminin en başında – ilerde karşılaşılabilecek teknik ve fiziksel problemler göz önüne alınarak- teknik eğitim verilirken kullanılan bedensel yapının tanıtılmasına yönelik eğitime de yer verilmelidir. Bu şekilde gereksiz efordan ve sakatlanmalardan uzak bir çalışma hayatı sağlanmış olabilir” ( Yağışan, 2002 ).

Ö
ğrencinin yakındığı en ufak bir fiziksel rahatsızlık bile öğretmen tarafından ciddiye alınmalıdır.Rahatsızlığın belirtileri, başlama zamanı, hangi pasajlar veya pozisyonlarda ortaya çıktığı saptanmalıdır.Rahatsızlık aşırı ve aralıksız çalışma kökenli ise çalışma saatleri azaltılmalıdır.Ağrılı durumlarda ağrıya rağmen çalışılmasına izin verilmemelidir.Aksi taktirde dinlenme ile geçebilecek bir rahatsızlık daha ciddi bir hastalığa dönüşebilir.Aynı zamanda, öğrencinin tekniği de yeniden gözden geçirilmeli ve hatalar düzeltilmelidir.

Sonuç
Parmaklar,eller ve kollar bir müzisyenin en de
ğerli uzuvlarıdır.Onun tüm mesleki kariyeri,geçimi, tüm yaşamı; nazik bir parmak, sinir, tendon veya kas üzerine hassas bir şekilde dengelenir.Ancak, her düzeyde müzisyenin hayatının herhangi bir döneminde çalgı çalmaktan kaynaklanabilecek fiziksel sorunlarla karşılaşma riski bulunmaktadır.Çalgı öğrenme sürecinde herhangi bir fiziksel rahatsızlıkla karşılaşan öğrenci öğretmeninin ilgi ve desteğine, sorunun çözümü için önerilerine ve yönlendirmesine muhtaçtır.Çalgı eğitimcileri çalgı çalmayı güçleştiren, kısıtlayan, kesintiye uğratan, hatta sona erdiren rahatsızlıklar hakkında öğrencilerini uyarmalı ve bilgilendirmeli ve eğitim sürecinde gerekli önlemleri almalıdırlar.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021