Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 40 müzisyen gazete okuyor
 
 
Sibel Oral
 
 
Yayımlanan Sayı : 951

Cazdan türkülere Fatih Erkoç... - 19.02.2010





Tüm müzikleri icra eden Fatih Erkoç’un ‘Seher Yeli’ adlı albümü yayınlandı. Fatih Erkoç bu albümde türküleri yorumlasa da gerçek müziğin caz olduğunu söylüyor

Neredeyse bütün müzik aletlerini çalabilen, yıllardır süren başarılı müzik kariyerinde sırtında trombonuyla yol alan, Türk pop müziğinin değil; genel anlamda Türk müziğinin neredeyse her alanında başarılı düzenlemelere imza atan bir isim Fatih Erkoç. Ama tabii ki ona en çok caz müzisyeni sıfatı yakışıyor. Çok fazla ortalarda görünmeyen, görünse de duruşunu bozmayan Fatih Erkoç, bu sene bizlere bir sürpriz yaptı ve bir türkü albümü yayınladı: Seher Yeli. İki CD’den oluşan albümde toplam 24 türkü var. Ayrıca Fatih Erkoç, Karacaoğlan ve Yunus Emre’nin şiirlerini de bu albüm için bestelemiş. Hazır Fatih Erkoç’la yeni albümü vesilesiyle buluşmuşken, popüler kültürden ve tabii buna entegre olan pop müzikten konuşmamak olmazdı. Fatih Erkoç mankenlerin şarkıcı olarak anılmasından bile rahatsız değil, “Yeter ki iyi söylesinler” diyor. Ama ne olursa olsun “İnsanı en çok geliştiren müzik, cazdır” demekten de çekinmiyor. Kendi müzik kariyeri de bunun en somut örneği olsa gerek.

Türkülerden oluşan bir albüm yapmaya nasıl karar verdiniz?
Uzun yıllar farklı kültürlerle ve onların müzikleriyle yoğruldum. Cazdan Klasik Batı Müziği’ne, Pop’tan Türk Sanat Müziği’ne ve hatta bazı ülkelerin halk müziklerine kadar, dinleyip yorumlamadığım müzik türü kalmadı gibi. İşte benim bir yaşam tarzına dönüştürdüğüm bu müzik yolculuğunda, hep bir eksiklik hissettim. Bu albümde bunu paylaşıyorum dinleyiciyle. Tarif etmekte zorlandığım, samimiyeti ve yalınlığıyla, kendilerini benzersiz kılan türkülerimizin, bendeki ve benden yansımasını paylaşmak istedim. Bir anlığın dışında, bu toprakların bana cömertçe sunduğu nefesin bir kısmını, istedim ki bu albümle verebileyim. Ayrıca, türkülere çok yakın olmayan gençlerin bu albümle, bizi en iyi ve en doğru anlatan, bizi biz yapan türkülerimize yakınlaşmalarını arzu ettim.

Peki ya türkülerin seçimlerini nasıl yaptınız?
Öncelikle yöresel gırtlak ile söylenmeyen türküler seçtim. Benim eskiden beri kalbimde ve bilgimde olanlara karar verdim. Bazılarını ise sevgili kardeşim Sinan Erkoç’un, bazılarını da eski gitarcım Tevfik Fikret Tufan’ın önerileriyle albüme almaya karar verdim.

Caz, pop, rock ve türkü söylemek arasında nasıl farklar var?
Hepsinin verdiği haz başkadır. Ancak şunu belirtmem gerekir: Hangi tarz müzik icra edersek edelim, iyi müzikse bu, kesinlikle yorumlayana da dinleyene de büyük hazlar yaşatır ve dinleyicilerin çağdaşlık yolunda ilerlemesine yol açar.

Türküler özellikle de günümüzde unutulmuş gibi geliyor mu?
Unutulmuş değil henüz ama o yöne doğru gidiyor gibi. Gençlerin çoğu başka müziklerle zaman geçiriyor. Bu yüzden, gençler tarafından sevilen sanatçılarımızın, kendi öz müziklerimizle ilgili çalışmalar da yapması gerekir diye düşünüyorum.

Popüler kültürün çarkları arasında bir yozlaşma gözlemliyor musunuz?
Elbette ama bu zaten dünyanın değişimiyle birlikte, kaçınılmaz bir gelişme. Ancak bunu en azda tutmaya çalışmak lazım. İşte bu yüzden, bizi çağdaşlık çizgisinde ilerletecek olan sanata daha yakın olmalıyız. Anneler, babalar ve öğretmenlere bence çok iş düşüyor.

Peki ya caz...
Genellikle dünya çapında sanatçıların, müzisyenlerin, festival zamanlarında ülkemizde verdikleri konserlere ilgi çok iyi. Ama bu zaten bir avuç olan insanlardan kaynaklanıyor. Sanatın ta kendisi olan cazı da dinlemek ve sevmek gerekir. Çünkü insanı en çok geliştiren müzik; cazdır.

Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği’nden günümüzdeki Türk Pop Müziği’ne dek nasıl bir süreçten geçtik sizce?
Gelişimin, pop müziğinin engellenemez bir şekilde bu çizgiye gelmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki dünya ile entegrasyonumuz ilerledikçe, geliştikçe, biz de bu çarkın içine bu şekilde girdik. Yani, pop müziği gelişti, besteci, söz yazarları ve aranjörler çoğaldı. Tabii müzisyenler de çoğaldı. Bunlar “Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği” tanımının yapıldığı zamanlarda yoğun değildi. Bence bu gelişme sevindiricidir. Ancak yine şunu belirtmem gerekir ki: pop müzikle uğraşanlar, işi ciddi ciddi yapmalılar. Ama gelinen noktadan ben şahsen şikayetçi değilim. Tabii şarkı söyleyen arkadaşların, kendilerini daha çok geliştirmeleri şart. Mankenler de şarkı söyleyebilir elbette, ama iyi söylenmeli şarkılar...

Üzerine çalıştığınız projeler var mı?
Sinan Erkoç’a, prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü benim yapacağım ve beş şarkıdan oluşan bir single albümü üzerinde çalışıyorum. Umarım mart sonu dinleyici ile buluşacak. Ekim 2010 gibi de benim kendi pop single’ımı dinleyiciye ulaştıracağım. Belki 2011 başlarında bir Türk Sanat Müziği albümü gelecek. Daha sonraki zamanlarda da projeler devam edecek umarım çünkü aklımda çok proje var...
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020