Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nihal Yazgın
 
 
Yayımlanan Sayı : 911

AKÜ Devlet Konservatuvarı halkın müziğe ilgisini değiştirdi. - 24.12.2009






Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Uğur Türkmen konservatuvarın açılması ile Afyonkarahisar'da müzik anlamında bir değişimin yaşandığını belirterek "Konservatuarın Afyon şehrine kültürel değişimine katkısını araştırdım ve bilimsel olarak da ispat ettim. 17 Ağustos'ta Polonya'da düzenlenecek bir sempozyumda da bu konuyu anlatacağım. Bilimsel olarak ispat edilmiştir ki Afyonlu müzik dinlemeye daha çok meraklı oldu Müzik türlerinde daha seçici olmaya başladılar. Çocuklarını enstrüman çalmaya yönlendirmeye başladılar" dedi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. Artay Yağcı ise konservatuvarın 2008'de AKÜ bünyesindeki tüm meslek yüksek okullarına giderek halka açık ücretsiz konserler verdiğini belirterek "Öte yandan belediyelerden bize talepler olmuştur. Mesela Başmakçı Belediyesi düzenlediği Flamingo Festivali için destek istiyor biz de elbette diyoruz. Orada arkadaşlarımız Türk Halk Müziği konseri verdiler. Örneğin Kayabelen'den bir talep geldi oraya gidildi. Demek istediğim bize gelen taleplerde biz hiçbir zaman yapamayız demedik. Bizim ilk amacımız eğitim-öğretim ama hiçbir zaman da halktan kopuk bir biçimde bunu yapmadık" diye konuştu.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. Artay Yağcı ve Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Uğur Türkmen konservatuvarın kurulduğu günden bu yana profesyonel müzik anlamında pek çok değişikliğe neden olduğunu söylediler. Müdür Yardımcısı Türkmen konservatuvar sonrası yaşanan değişikliklerle ilgili bilgiler vererek "Örneğin 3 yıl önce amatör çalgıcılar topluluğu adı altında çocukların sahne aldığı küçük bir konser düzenlemiştik. Aynı konserde bu yıl 42 tane çocuk sahneye çıktı. 3 yılda 10'dan 42'ye yükseldi. Demek ki 10 yıl sonra Afyonkarahisar'da 400 belki 500 tane çocuk enstrüman çalmaya başlayacak. Konservatuarın buna katkısı çok büyük" dedi. Türkmen 15 ilköğretim okulunun katıldığı bir korolar festivali düzenlediklerini de belirterek son festivalde toplam 400 öğrencinin eşine çok rastlanmayacak bir sayı ile sahne aldığını kaydetti. Türkmen şöyle dedi:
"Yine aynı şekilde 15 tane ilköğretim okullarının katıldığı bir korolar festivali oldu. Son olarak 400 çocuk sahneye çıktı ki çok görkemli bir atmosferde gerçekleşti tüm bunlar. Bunlar aileleri de etkiliyor. Aileler de artık müzik türlerinde seçici davranıyor. Örneğin çocuğunu nitelikli enstrümanlar çalması yönünde teşvik ediyor. Piyano veya keman gibi… Nitelikli bir eğitim almasını istiyor. Halk eğitim merkezlerine yönlendiriyor. Müzik kurslarına yönlendiriyor. Gelecek yıl hedefimiz bin tane çocuğu sahneye çıkarmak. Ümit ediyorum bunlar gerçekleşecek."

YAĞCI: "KONSERVATUVAR HİÇ BİR ZAMAN HALKTAN KOPUK OLMADI"

Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. Artay Yağcı konservatuarın her zaman halka iç içe bir kurum olduğunu belirterek bir yıl içerisinde toplam 63 etkinlik düzenlediklerini açıkladı. Yağcı şöyle dedi.

"Geçtiğimiz yıl AKÜ bünyesindeki tüm meslek yüksek okullarına konservatuarımızdan gidilerek oralarda konserler verilmiştir ki bunların hepsi halka açıktır. Öte yandan belediyelerden bize talepler olmuştur. Mesela Başmakçı Belediyesi düzenlediği Flamingo Festivali için destek istiyor biz de elbette diyoruz. Orada arkadaşlarımız Türk Halk Müziği konseri verdiler. Örneğin Kayabelen'den bir talep geldi oraya gidildi. Demek istediğim bize gelen taleplerde biz hiçbir zaman yapamayız demedik. Bizim ilk amacımız eğitim-öğretim ama hiçbir zaman da halktan kopuk bir biçimde bunu yapmadık. Bakın biz konservatuar olarak bir yılda 63 etkinlik düzenlemişiz. Bu sayı anlamında Türkiye genelinde gerçekten muazzam bir sonuç ki Eğe Üniversitesi'nin aynı yıldaki etkinlik sayısı 33 ya da 34…Yine aynı şekilde Jandarma'nın kuruluş yıldönümün nedeniyle bizden hem sanat müziği hem de halk müziği konseri istedi. Hemen dedik ve Jandarma'ya da giderek konser verdik. Aynı biçimde polis okuluna da gittik."

TÜRKMEN: "İNSANIN GELİŞİM VE DEĞİŞİMİNİN EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ SANATTIR"

İnsanın gelişim ve değişiminin en önemli göstergesinin sanat olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Türkmen "Sanat toplumsal değişime ilişkin en önemli araçtır. Bunun için de konservatuar elinden geleni yapıyor" dedi. Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğü ile bir protokol imzaladıklarını da açıklayan Türkmen "Buna göre Afyonkarahisar'ın en ücra köşesindeki bir köy ilköğretim okulunun müdürü buradaki İl Milli Eğitim Müdürü'ne gelip 'ben okulumda müzik öğretmeni istiyorum' dediğimiz zaman bizler yetenekli 3 ve 4'ncü sınıf öğrencilerimizi oraya gönderebiliyoruz. Türkiye'de İTÜ Konservatuar'dan sonra bu uygulamayı yürüten tek okuluz. Onun için Afyonkarahisar'ın en ücra köylerine kadar ulaşabiliyoruz" diye konuştu.

TÜRKMEN: "KONSERVATUVAR MEZUNU İŞSİZ KALMAZ"

Konservatuvarların esas işlevinin sanatçı yetiştirmek olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Türkmen "Meslek edindirme ve sanat edindirme noktasında konservatuarlar çok iyi okullardır. Çünkü artık herkes üniversite mezunu olabiliyor. Birçok kişi Bilkent ODTÜ ya da Sabancı mezunu olabilir. Ama bu devrin gençlerini ayrıcalıklı kılacak olan ellerinde bir sanatın olmasıdır. Konservatuarlar güzel sanatlar fakülteleri spor akademileri gençleri bir sanat öğretir. Elinde sanatı olan adam aç kalmaz" dedi.

Sanatçının işsiz kalmasının çok mümkün olmadığını ifade eden Türkmen "Hiçbir şey yapamazsa gider evinde özel ders verir. Bunun yanında derneklerde çalışabilir müzik evlerinde çalışabilir. Kendine ait bir müzik evi açabilir. Otellerde müziğini icra edebilir. İşsizlik noktasında kaygı taşıyacağı belki de en son endişe edenler konservatuar mezunlarıdır" değerlendirmesini yaptı.

Sanatçı tarifini iyi yapmak gerektiğini ifade eden Türkmen sözlerini şöyle sürdürdü:  "Her sanatçı illa Kültür Bakanlığı'nda ya da TRT'de çalışacak diye bir kaide yok. Sanatçı işini yaptığı müddetçe niye çalışmasın otellerde O kadar da çok radikal olmamak gerekir diye düşünüyorum. Konservatuar mezunu kendini nitelikli geliştirdiği takdirde işiz kalmaz. Tabii bunlar son seçeneklerdir.

Konservatuarlar sanatçı yetiştirir. Sanat bilimci sanat sosyologu sanat eleştirmeni yetiştirir. Devlet konservatuarına giren bir öğrenci bunun yanında üniversitede hoca olabilir. Ya da ilköğretimde müzik öğretmeni olabilir. Ya da müzik sosyoloğu müzik felsefecisi ya da müzik psikologu olabilir. Ayrıca ses mühendisi sahne sanatları uzmanı ya da ses teknisyeni olarak kendisini yetiştirilebilir. Müzik eleştirmeni olmak isteyebilir. Belki de müzik tarihçisi olmayı tercih edebilir. Artık Türkiye'nin geldiği hal insanların hangi meslekte olursa olsun işinde çok iyi olmasını gerektiriyor. Yabancı dil bilmek zorundasınız kendinizi geliştirmek alanınızda profesyonelleşmek zorundasınız. Devlet konservatuarları gerek Afyon'da gerekse Türkiye'de çok nitelikli gençler yetiştiriyor. Bizim paydaşlara ihtiyacımız var. Örneğin dernekler belediyeler basın yayın mezunları konservatuar mezunlarına biraz daha odaklanmalıdırlar."

KONSERVATUVAR AKADEMİSYENLERİ AVRUPA'DA DA DERS VERECEK

Doç. Dr. Artay Yağcı üniversite senatosunda alınan bir karar gereği konservatuvar öğrencilerinin lisans eğitimi sonrasında yapabilecekleri tezsiz yüksek lisans ile ilköğretimde öğretmenlik yapabileceklerini açıklayarak "Bu şu anlama geliyor. Bizim öğrencilerimiz mezun olduklarında müzik öğretmeni olabilecekler. İki yıllık tezsiz yüksek lisans yaparak öğretmen olabilecekler" dedi. Yağcı şu bilgileri verdi:  "Konservatuar olarak biz yüksek lisans ve doktora yapılmasına imkan verebilen bir eğitimin kurumuyuz. Mezun olan arkadaşlarımız gerekli şartları taşımaları ve kabul edilmeleri halinde yüksek lisanslarını ve doktoralarını burada yapabiliyor. Okulumuzdan bu dönem 4 akademisyen AB projesi kapsamında ders vermek için Avrupa'ya gidecek. Hedefimiz Avrupa'dan da buraya ders vermeye öğretim elamanlarını getirebilmektir ve uluslararası camiada konservaturamızının var olmasını sağlamaktır. Biz de Afyonkarahisar'da da bir konservatuar var dedirtmekten öte Avrupa'da da AKÜ var dedirtmeyi planlıyoruz."

TÜRKMEN: "AFYON'DA BİR SENFONİ HAYAL DEĞİL"

Afyonkarahisar'da senfoni kurulmasının bir hayal olmadığını ifade eden Türkmen bunun için üniversite ile birlikte kentin Valilik Belediye ve STK gibi paydaşlarının bir araya gelmesi gerektiğini belirterek bunun sağlanması durumunda 3-4 yıl içinde Afyonkarahisar'da bir konservatuvarın açılmasının mümkün olduğunu söyledi. Türkmen şunları kaydetti:  " Üniversitelerin öğretim elamanı veya okutman istihdam edebilmeleri için ALES ve ÜDS sınavlarını başarı ile geçmiş yüksek lisanslarını tamamlamış bireylerin olması gerekiyor. Sadece bu nitelikteki insanlar akademisyen olarak istihdam edilebiliyor. Maalesef bu nitelikleri taşıyan kişi sayısı az. İkincisi üniversiteler eskisi kadar kadro alamıyor. Bugün bir senfoni için 50-60 kişilik bir kadroya ihtiyaç var. Bu şu anda gerçekçi değil. Senfoni ile değil ama bir oda orkestrası ile başlanabilir. Bizim alt yapımızda buna müsait. AKÜ Devlet Konservatuarı müzik bölümünün bir oda orkestrası var. Onlar geliştirilerek bir senfoniye dönüştürülebilir. 3-4 yıllık bir planla bunu yapmak hiç zor değil. Sanatı seven bir direktörümüz olduğu müddetçe bu işte gönüllü öğretim elamanlarımız olduğu müddetçe bunun gerçekleşmesi mümkündür. Bunun örnekleri var. Bursa Devlet Senfoni Orkestrası Uludağ Üniversitesi eğitim fakültesi öğretim elamanlarının ilk kurduğu küçük bir kadro ile başlıyor. Sonra Kültür Bakanlığı'nın destekleri ile bölgesel bir senfoni oldu. Eskişehir'de iki tane senfoni var. Biri Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin diğeri ise Anadolu Üniversitesi'nin. Bunun gerçekleşmesi için sadece üniversitenin değil. Belki Afyonkarahisar Valiliği'nin belki Afyonkarahisar Belediyesi'nin ya da kentteki kültür sanat derneklerinin katkıları ile yani paydaş kurumların destekleri ile neden Afyonkarahisar'da bir bölge senfonisi olmasın diye soruyorum. Bunun için gerekli alt yapımız da mevcut. Eğer bu paydaşlar bir araya gelirse 3-4 yıl içinde Afyonkarahisar'da bunu gerçekleştirebiliriz."

85 YENİ ÖĞRENCİ ALINACAK

AKÜ Devlet Konservatuvarı 2009'da toplam 85 öğrencisi alınacak. Öğrenci alınacak bölümler ise şu şekilde:

Müzik Bölümü:
Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı: 15
Piyano Anasanat Dalı: 15
Nefesli Çalgılar ve Vurmalı Çalgılar Anasanat Dalı: 5

Türk Sanat Müziği Bölümü:
Temel Bilimler Anasanat Dalı: 15
Ses Eğitimi Anasanat Dalı: 15

Türk Halk Müziği Bölümü:
Çalgı Eğitimi Anasanat Dalı: 10
Ses Eğitimi Anasanat Dalı: 10


 Alıntıdır

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021