Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 36 müzisyen gazete okuyor
 
 
Cenk Erdem
 
 
Yayımlanan Sayı : 884

Hüzünlü bir Lizbon gecesi - 12.11.2009





Dünyaca ünlü yönetmen Carlos Saura, Portekiz’in aşk ve hüzünle dolu fado geleneğini Fados adlı filmiyle beyazperdeye aktarmıştı. Film, bu müzik geleneği üzerine odaklanmış ve birçok nesilden müzisyeni biraraya getirmişti. Şimdi tıpkı filmde olduğu gibi, farklı nesillerden fado şarkıcıları Casa de Fados konserinde biraraya geldi. Yarın akşam saat 20.00’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşecek konserin fonunda filmden sahneler ve film için Patrick de Bana’nın hazırladığı dansların görüntüleri, Lizbon’un meşhur fado evlerinin tüm atmosferi yer alacak. Portekiz’in en ünlü fado şarkıcıları Türkiyeli dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanırken, kadrodaki en ünlü seslerden Margarida Bessa ile 200 yıllık fado geleneğini, fadodaki tutku ve derinlikleri konuştuk...

Casa de Fados, Carlos Saura’nın Fados filmini sahne için uyarlayan ve hem atmosferiyle hem de müzikleriyle tüm fado geleneğini sahneye taşıyan farklı bir proje, bu uyarlamanın yaratıcısı kim?

Casa de Fados, aslında tek bir kişinin değil, birkaç kişinin ortak projesi ama yine de bu fikirle yola çıkan ilk kişi gitarist Pedro de Castro. Bu projenin tüm amacı konser salonuna gelen herkese gerçek bir fado evi deneyimi yaşatabilmek, sadece aklınıza değil ruhunuza işleyen bu müziği geleneksel bir atmosferde hissettirebilmek...

Carlos Saura’nın yaptığının da pek kolay olmadığını düşünüyorum. Öncelikle Saura bir İspanyol, bir Portekizli değil ama müziğe o kadar gönül vermiş biri ki bu şarkıları dinlediğinde tüm geleneği gerçekten hissederek aktarabilmiş. Fado öyle bir müzik ki dinlediğinizde hikâyeyi hissedebiliyorsunuz.

Casa de Fados projesi Lizbon’daki fado evlerinin atmosferini de tekrar yaratıyor, sizce bir mekânın geleneksel bir fado mekânı olması için neler gerekli?

Mekânı fado mekânı yapan şarkıcılar ve müzisyenler. Elbette eski zaman dekorları da mekâna farklı bir atmosfer veriyor ama aşk ve tutku fado evinin gerçek malzemesi ve bunu en iyi şekilde şarkıcılar ve müzisyenlerle hissedebilirsiniz. Yalnız ve yoksul insanların, kaybedilen aşkların hikâyeleri anlatılıyor ama fado evinin atmosferi en çok aşktan ibaret... Mesela biz tamamen geleneksel fado şarkıları söylüyoruz.

Fado’nun öyle bir sihri var ki şarkılar başladığında tek bir varlığa dönüşüyoruz. Hepimizin anlattığı aşk oluyor. Ama bu aşk tutku dolu bir aşk... Bu atmosfer sizi eskilere, saf ve katıksız duygulara götürüyor. Ama özellikle içinizdeki romantik tarafı ortaya çıkarıyor. Bu atmosferin romantik, aşk ve özlem duygularıyla dolu bir atmosfer olduğunu söyleyebilirim... Kederli ve hüzünlü şarkılar eşlik ediyor.

Fado’nun Portekiz’in geleneksel halk müziği olduğunu bilmemize rağmen, bazı İspanyolca şarkılarda oldukça benzerlikler duyuyoruz, Fado’yu kendine has kılan nedir?

Hepimiz fadonun Lizbon çıkışlı olduğunu biliyoruz ama denizcilerin öykülerinden çıkan şarkılar olduğu için kimileri Afrika’dan gelen kökleri olduğunu, kimileri köklerini Brezilya’dan aldığını söylüyorlar. Tüm bunları şarkılarda da hissedebiliyorsunuz ama fadoyu diğerlerinden ayıran en önemli özellik kendine has müziği ve şarkı söyleme biçimi. Geleneksel fado şarkılarına sadece bir Portekiz gitarı ve bir veya iki viyola eşlik ediyor. Son zamanlarda başka enstrümanlar ekleyerek söyleyenler de var ama orijinalinde özellikle kullandığı enstrümanlar ve şarkı söyleme biçimi Fado’yu diğer türlerden çok özgün kılıyor...

Peki sizin konser repertuvarınız nasıl?

Fado’nun çoğunlukla hüzünlü ve melankolik tarafında olacak ama hepsi çok tutkulu şarkılar ve İstanbul konserinde herkes çok romantik hissedecek. Ama her ne kadar az bilinse de özellikle 50’li yıllarda Fado’nun esprili komik hikâyeler anlatan ve mizahla yaklaşan bir türü de vardı. Bizim konserimizde de esprili hikâyeler anlatan şarkılar da olacak. Tüm geleneğiyle Fado şarkılarını ve Lizbon’u hissedeceksiniz...

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019