Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Pervin Kaplan
 
 
Yayımlanan Sayı : 476

Çok Sesli bir koro... - 15.01.2008





S. Vartanantz Korosu tam 68 yıl önce tamamı erkeklerden oluşan müzikseverler tarafından kuruldu. Amacı kilise ayinlerini seslendirmekti. Aradan geçen uzun yıllar içinde koronun ilk zamanlarındaki amatör ruhu aynı kalırken, yapısı hızla değişti. Artık kadın üyelerin çoğunlukta olduğu 65 kişilik koro, şefleri hariç yine amatör müzikçilerden oluşuyor. Ama koro Yunus Emre'den Carl Orff'a kadar uzanan çok geniş bir yelpazede binlerce eseri kapsayan geniş bir repertuvara sahip. Bankacıdan kuyumcuya, ev kadınından hekime kadar her meslekten gönüllüyü barındıran koronun amacı, kültürlerini gelecek kuşaklara aktarabilmek.

Tek profesyonel üye

Çoksesli dinsel ayinleri seslendirmek amacıyla kurulan koronun kendi deyimiyle 'tek profosyoneli' 45 yaşındaki şef Adruşan Halacyan. 15 yıldır koronun şefliği görevini yürüten Halacyan, hem kilisede teksesli ayinleri söyleyen küçükleri hem de çok- sesli müzik yapan ve aralarında 78 yaşındakilerin bile bulunduğu koronun elemanlarını eğitiyor.

14-78 yaşlarında gönüllülerden oluşan koronun 20 yıllık bir çekirdek kadrosu olduğunu söyleyen Halacyan, "Bu 20 kişilik kadro hep sabit ama koronun diğer üyeleri sürekli olarak değişiyor. Evlenenler, çoluk çocuğa karışanlar, bazen ayrılıyor o zaman gidenlerin yerine yenileri geliyor. Aslında biz gençleşerek yenileniyoruz" diye konuşuyor.

Kuruluş amacına uygun olarak çok sesli dinsel içerikli ayinleri seslendiren koroda, 1955 yılından sonra kadınlar da yer almaya başladı. Bugün 65 kişilik kadronun 40'ı kadın. 1985 yılından itibaren ilahi müzik yanında piyanoya uyarlanmış senfonik şiir, operalardan seçme koraller ve oratoryolar da seslendirmeye başlayan S Vartanantz korosu Ermeni cemaatini temsilen davetler üzerine de konser veriyor. Koronun ilkesi ise 'amatör elemanlarla profesyonel seviyede müzik icra etmek' olalarak özetlenebilir.

Koronun elemanlarının küçük yaşlarda kilisede tek sesli olarak ayin söyleyen 6-9 yaşlarındaki çocuklardan seçildiğini anlatan Halacyan, "Bu çocuklar teksesli eğitim alarak yetişiyor, sonra içlerinden müziğe yatkın, kulak ritmi olan ve bu işi severek yapanlar koroya geçiyorlar" diyor.

Her meslekten insan

Koronun kuyumcudan hekime, ev kadınından bankacıya, şirket yöne-ticisinden öğretmene, öğrenciden emekliye kadar her kesimden ve her meslek grubundan kişilerden oluştuduğunu söyleyen Adruşan Halacyan, "Profesyonel müzisyenler haricinde her meslekten insan bu koroda yer alabiliyor" diye konuşuyor.

S. Vartanantz Korosu'nun İstanbul'un en disiplinli korosu olduğunu söyleyen Halacyan, "Burada kimse görevlerini aksatmaz. Herkes ne kadar provalara sadık kalır ve disiplinli çalışılırsa, o kadar başarılı olacağını bilir" diyor. Her yıl repertuvarlarını yenilediklerini ve yılda bir kez büyük konser verdiklerini anlatan Halacyan, "Bu konserde bir yıllık çalışmalarımızı sunuyoruz. Bu repertuvarımız tamamen yeni oluyor, eski yılları hiçbir zaman tekrar etmeyiz. Örneğin bu yıl konserde ilk kez opera parçalarını da seslendirdik" diye konuşuyor.

Camilerde çokseslilik

Halacyan camilerde de çoksesli müziğin yaşatılabileceğini söyleyerek, "Neden olmasın? Biz Ermenilerde, 1800'lü yıllardan bu yana kiliselerimizde çoksesli müzik var. Müslümanlarda bunu yapabilir. Karşı çıkanlar mutlaka olur. İlk kez kiliseye çoksesli müziği sokmak isteyenler afaroz edilmişti, bizde de bu kolay olmadı, tutucular çoksesli müziğe karşı çıktı ama sonunda oldu" diyor.
Koronun en yaşlı elamanlarından biri de Arto Dremeryan. 40 yıldır koronun elemanı olduğunu anlatan Dremeryan, müziğe altı yaşında kilisede başladığını, 10 yaşında da koroya geçtiğini anlatıyor.

Koronun hiçbir provasını aksatmadığını vurgulayan Dremeryan, "Birçok kez arkadaşlarımız ateşler içinde gelir buraya. Üstelik bizim prova yapacak doğru düzgün bir yerimiz bile yoktur. Kilisenin üst katındaki piyanonun başında soğuklarda atkılarımız boynumuzda, eldivenlerimiz elimizde, elektrik ocağının ısısında bir gün bile şikâyet etmeden ve aksatmadan çalışmalarımızı yaparız. 'Neden bu çileyi çekiyorsunuz?' derseniz, 'Sevgiden, coşkudan' deriz. Kültürümüz yok olmasın, nesilden nesile aktarılsın, gelecek kuşaklara kültürümüzü ve en güzel anılarımızı aktaralım diyedir tüm bu çabamız" diye konuşuyor.

Sıra çocuklarında

Koronun solistlerinden Lüsi Kahvecioğlu, koroda yer alan herkesin müzik sevdalısı amatörler olduğunu söylüyor. Ev kadını olduğunu ve 1979 yılından bu yana koronun solisti olarak sahneye çıktığını anlatan Kahvecioğlu, "Benim babam da uzun yıllar koro- da sanatçıydı. Şimdi 78 yaşında. Kendini iyi hissettiği zamanlar yine bize eşlik ediyor" diyor. Evlenince eşi Hayko Kahvecioğlu'nu da koroya kattığını anlatan Kahvecioğlu, "Şimdi 13 yaşındaki oğlum koroya hazırlanıyor. Sonra da 4.5 yaşındaki kızım da önce kilisede teksesli ayinler için hazırlanacak, sonra da koroda yer alacak" diyor.

Yine koronun solistlerinden Sibil Pektorosoğlu da yedi yaşında kilisede teksesli müzikle çalışmalarına başladığını ve 15 yaşında koroya geçtiğini anlatıyor. 10 yıldır koronun bütün çalışmalarına ve konserlerine katıldığını anlatan Pektorosoğlu, "Bugüne kadar hiçbir provayı aksatmadım. Sadece ben değil hepimiz aksatmadan tam kadro burada olmaya çalışıyoruz, çünkü müziği seviyoruz ve hobi olarak bu işi yapıyoruz" diyor.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021