Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 27 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı : 445

Münih'ten yükselen bir yıldız - 28.11.2007





13. Uluslararası Eskişehir Festivali’nin açılış konserinde Almanya’nın Münih kentinde yaşayan genç Türk kemancı Hande Özyürek, Georgi Dimitrov yönetimindeki Plovdiv Filarmoni Orkestrası eşliğinde Mozart’ın “Türk Konçertosu” olarak da bilinen “No. 5 La Majör, KV 219 Keman Konçertosu”nu yorumladı.  Özyürek, son yıllarda yurtdışında sağlam kariyer yapan gençlerimiz arasında sivrilen biri.
1976, İstanbul doğumlu olan Hande, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı 19 yaşında birincilikle bitirdi. Çiğdem İyicil’in keman, Cengiz Tanç’ın da kompozisyon öğrencisiydi. Çalışmalarını Türk Eğitim Vakfı bursuyla Almanya’da Detmold Müzik Akademisi’nde Lukas David ve Tim Vogler ile sürdürdü. Daha sonra Antje Wiethaas Ve Joshua Epstein’ın rehberliğindeki solistlik sınıfından üstün başarı ile mezun oldu.

16 yaşından beri sahnede

16 yaşından beri konser sahnesinden inmeyen Özyürek, Türkiye’den başka Avusturya, Almanya, Fransa, Belçika ve İtalya’da verdiği konserlerle kendini Avrupa müzik çevrelerinde tanıttı. Kolay iş değildi bu. Hele Almanya’da müzik, aslanın ağzındaydı; rekabet ortamı kıran kıranaydı. Hande bileğinin hakkıyla önce Münih Filarmoni Orkestrası, daha sonra da Bavyera Radyo Senfoni Orkestrası üyeliğini kazandı. Ünlü şef Maris Janssons’un yönettiği bu orkestra, son yıllarda en çok senfonik CD kaydı yapan ve konser veren orkestra olarak tanınıyor. Aynı zamanda Özyürek gibi genç ve yetenekli elemanlarına solo konser olanakları sağlayan bir yapısı var bu orkestranın.

Saygun 1941’de yazmıştı
Müzisyenin bir başka övülecek yönü de çağdaş Türk bestecilerine verdiği önem. 2007 yılının Adnan Saygun’un 100. doğum yılı olması dolayısıyla Özyürek, Kalan Müzik etiketiyle “Saygun’la Yüz Yüze” başlıklı bir CD çıkardı.

CD’nin özelliği, Saygun’un 1941 yılında yazdığı “Keman ve Piyano için Sonat”ı ile 1956 tarihli, yine keman-piyano için bestelediği “Demet” adlı süitinin ilk kez bir arada kaydedilmesi, ayrıca bu yapıtların Saygun’un iki öğrencisinin eserleriyle birlikte aynı CD’de yer almasıydı.

CD’ye adını veren, Özkan Manav’ın (1967), “Saygun’la Yüz Yüze: Töresel Musiki’den Beş Parça Üzerine Çoğaltmalar” adlı, solo keman için yazılmış eseriydi. Manav, bunu 2005’te bestelemiş ve Özyürek’in adına sunmuştu. Beş bölümden oluşan yapıtta besteci, hocası Saygun’un “Töresel Musiki” adlı kitabından seçtiği beş parçadan yola çıkıyor ve bambaşka yollara giriyordu. Hatta bence boynuz kulağı geçiyor, geleneksel malzemeyi kullanımda öğrencinin kimi zaman ustasından daha mahir olduğu sonucuna varılıyordu.

Babür Tongur da (1955) Saygun’un öğrencisiydi. Hande, 2004 yılında besteciden solo keman için bir eser yazması dileğinde bulunmuştu. Besteci, kısa zamanda tamamladığı eserine “Sevgili Hande Özyürek İçin Sesleniş” adını vermişti ancak 2005 yılı Şubat ayında değerli kemancı Nuri İyicil’in ani ölümü üzerine Tongur, iki bölümlü solo keman için sonatını Nuri İyicil’in anısına adamıştı.

Türk bestecilerini tanımayan ya da az tanıyan müzikseverlere Hande Özyürek’in bu yetkin yorumlarını dinlemelerini tavsiye ederim.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021