Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 428

Erken bir doğum günü Kurt Elling Dörtlüsü - 05.11.2007





Butik caz kulübümüz Nardis’in ebeveyni Zuhal ve Önder Focan çifti, geçen hafta sonu cansiperane bir biçimde yaşaması için çalıştıkları kulüplerinin acı tatlı anılarla geride bıraktığı beş yılın heyecanına dayanamayıp Downbeat dergisi tarafından En İyi Erkek Vokal seçilen Kurt Elling ve dörtlüsünü ağırlayarak erken bir kutlama yaptı.

İstanbul’un festival trafiğine denk gelen günlerde, yolu İstanbul’da kesişen cazcıların tazeledikleri dostluklara, sıcakkanlılığıyla dikkati çeken Elling ve arkadaşları da katılmış oldu böylece.  

Heyecan ve sohbet

Dörtlünün son kez sahnede olacağı cumartesi gecesindeyiz. Nardis’in dar kapısının önünde ve nohut oda bakla sofa girişinde toplanan insanların yüzlerinde huzura ermeye az kalmış gülümseme, hallerinde ise sevinçli bir telaş var. Herkes heyecanla birbirine önceki gecelerde müzisyenlerin çıkarttığı performanslardan ziyade, kurdukları hoş sohbetleri aktarıyor.  

Derken gönül fetihçilerimiz ufukta görünüyor. Onlar da heyecanlı; az buçuk da çakır keyif. Elling, 40 yaşına rağmen yakışıklılığını muhafaza etmiş sırım gibi bir adam. Amerikalı, Chicagolu; ama daha ziyade Alman subaylarını andıran bir görüntüsü var.

Barış dolu günler

Önce arka üçlü hayli uzun bir giriş yapıyor. Hiç de eşlikçi müzisyenler gibi görünmüyorlar. Hepsi şova muktedir. Alkışlar arasında, yoluna çıkanlara takıla takıla geliyor ve “My Foolish Heart” ile başlıyor Elling. Karşımızdaki beş oktavlık bir bariton, oktavları neo-klasik görüntülü, ahşap kapılı modern bir asansörle inip çıkıyor. Yirminci yüzyıl standartlarını ortaçağ mistisizmi içinde söylüyor.

Parça sonunda ince fitilli sahne ceketinin cebinden dörde katlanmış kağıdı çıkararak üzerine alınmış Türkçe notu okumaya çalışıyor. Hepimize barış ve huzur dolu günler diliyor.

Arkasındaki üçlünün yıldızı piyanist Laurence Hobgood. Vokalsiz yerleri o sürüklüyor. Davulcu Kobie Watkins ve basçı Rob Amster, eşlikçiden daha fazlasına sahip. 

Plak kaydı kadar temiz bir sesi var Elling’in. Cümledeki her kelimeyi, kelimedeki her heceyi, hecedeki her harfi; salondaki her bir kulağı ayrı ayrı seviyor. Her satırın altını başka bir keçeli kalemle çiziyor; tek satırı ihmal etmeden ağırlıyor dudaklarının arasında.

Kendi bestelerinin yanında caz standartlarını da son derece özgün yorumluyor. Repertuvarda John Coltrane bestesi “Resolution” ve Jobim klasiği “Louise” bile var. Basın tekrarlayan cümlesi üzerine söylediği son albümündeki “The Waking” ve “And We Will Fly”, hepsi kusursuz ve nevi şahsına münhasır.

Karnedeki tek kırık

Vokal caz türünde defalarca hatim indirmiş, Kabe’yi görmüş Elling. On yıllardır tahtına bir kral oturtamayan, iktidarı hanımlara kaptırarak kraliçelerce yönetilen vokal caz alanında yapılabilecek her şeyi yapıyor. Yürek hoplatan scat, aralıkları geniş farsetto, mikrofonla dudakları arasında sürekli değişen mesafe, esrimesi yüksek bir swing; hepsi var. Repertuvarı ve sahne tarzı da iyi. İftiharlık karnede puanı kıran tek şey, işin şan kısmının zayıflığı. 

Israrla çağrıldığı biste “I Can’t Get Started” ile solo gövde gösterisi yapıyor Elling. Bu da elimiz boş geldiğimiz güzel mekandan ayrılırken kulaklarımıza, gözümüze ve gönlümüze yolluk oluyor.
  

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021