Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 36 müzisyen gazete okuyor
 
 
Esra Okutan
 
 
Yayımlanan Sayı :

İmparator Caz... - 12.07.2007







L.Malson ve C.Bellest ‘den çeviren Esra Okutan



Vokal ve enstrümantal nitelikli bu dindışı müzik, daha büyük, daha zengin, daha çeşitlenmiş bir gerçekliğin kaynağı ve ön belirtileri olarak ilk bluesları da sayarsak, bir asırlık bir geçmişe sahiptir. Caz tarihçisi, bir bakışta elden geçirmesi gereken mecra hangisiyse ona bakar, sonra onu ayıran birçok farklı alanı göz önünde bulundurarak yazmaya başlar. Bu ciddi iş, bilincinde olduğumuz gözüpeklik olmadan yapılamaz.

Kuzey Amerikalılar’ın yüz senelik estetik pratikleri tüm Batı dünyasına yayılan bir duyarlılığı kabul ettirdi; coğrafi konumuna rağmen Japonya’ya, Doğu dünyasının tüm gelişmiş uygarlıklarına, Doğu Avrupa ülkelerine ve Rusya’ya bile. En fazla tecrit altında olan Afrika bundan biraz geç bir tarihte etkilendi ama sonunda Dollar Brand’i ortaya çıkardı (African Marketplace).

Rock soylu kökeniyle övünebilir. Kökeni cazdır. Daha açık söylenirse, muzır yerleri ayıklanmış tümceler sunan popüler cazdır. Caz, dünya çapındaki diğer bütün eğlendirici veya ticari kaygılarla kotarılmış müziklere baskın çıktı. Doğrudan siyah cemaatin ürünü olan ’rhythm and blues’la iyi geçindi. Bu müzikte, caz, kendi kaynaklarından, soyundan birini görebilir: James Brown, Otis Redding, Curtis May-field, Marvin Gaye, Tina Turner, Stevie Wonder.

Caz, Afrika kültürünün çok geniş bir salimini içinde yazıldı. Avrupa’dan gelen diğer dalgalarla çarpışıp büyüyen büyük bir dalgaya dönüştü. Bu Afrikalılık hâlâ mevcut ve birçok müzik içinde yaşıyor; eleştirmen, haklı olarak, bunları cazla kuzen veya bağlantılı kabul ediyor. Bunlar sınırdaş, bitişik, komşu bölümleri ortaya çıkaran sanatlardır.

Eğer bütün bu sanatlardan hiçbiri tantanalı farklılığı, başdöndürücü metamorfozu, yaratıcı bereketliliği, cazın bulunuşunun yüceliğini sunamıyorsa, o takdirde, ona tapınmaya sıra gelince, Brezilya müzikleri sevilebilir: Carlos Jobim, Hermeto Pascoal veya Cesar Camanga Mariano’nun ünlendirdiği incelikli bossa nova. Ayrıca, -kuşkusuz- cazla mutlu bir birliktelik süren Karayip müziği de -genellikle Küba ve Porto Riko- hayranlık kaynağıdır. Çoğu zaman Latin Jazz olarak adlandırılan cömert salsa ondan türemiştir, Machito, Tito Puente, Mongo Santamaria, Ray Barretto, Willie Bobo, Charlie veya Eddie Palmieri tarafından dillendirilerek.

Akrabalık bahsini burada bırakalım. Unutmayalım ki, caz, kuşkusuz, bir şeyleri ödünç alır ama her yerde geliştirip geri verir, kendisine verilmiş olana çokça fayda sağlayarak üstelik. Varyete dünyasının hiçbir sanatçısı, farkında olmasa da, söz bulan erdemlerini bilmezden gelmiyor veya kendi yararına kullanmayı es geçmiyor. Cazcıların doğaçlamasına bir yer açan ve yorumlar için çalış yoğunluğuna getirdiklerinden ilham alan ’Çağdaş Avrupa’ müzik çevreleri olarak adlandırılan çevrim değildir.

Caz stilleri kronolojik bir sıralamayla ortaya çıktı. Hemen her yerde binlerce sentez denemesi veya yeniden düzenleme yapıldı ve yapılacak, François Jeanneau’nun bagetinin altında doğan ve Antoine Herve, Deniş Badault, Didier Letallet veya Laurent Cugny’nin kılavuzluğuyla yoluna mükemmel solistlerle devam eden ONJ gibi. Caz, ona beslenen aşkla kavranırsa, her tür müzikal esere var ettiği en değerli özellikleri sınırsızca sunar: Güçlü, dokunaklı, canlı sesçillik ve denge, iç içe geçmişlik, ritmik bir vuruş. Onsuz bu dünya üzerinde daha az mutlu olurduk.


Kaynak: Dost Kültür Kitaplığı Sayfa:124–126
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019