Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 22 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Öztürk
 
 
Yayımlanan Sayı :

Trabzon ve Egoizm - 30.12.2005





Trabzon'da sosyal yaşam kendi kendine yeten, kendini tatmin eden ve dışındakilerle pek ilgilenmeyen bir durum arz ediyor. İnsanlar hemen her alandaki gelişmeleri takip ederek kendine has bir duruş belirliyor. Tavır alma, tavır koyma gibi konumlar hep 'Ben merkezli' bir anlayış sergiliyor. Herkes en çok kendi yaptığını, kendi söylediğini beğeniyor.

Egoizm öylesine güçlü ki, kırk yıllık dostluklar bir kalemde çizilip atılabiliyor. Aynı şekilde en ağır hareketlerle gerçekleşen ayrılıklar ortak bir çıkar halinde birdenbire sona erebiliyor. Sosyoloji Bilimi'nde bu tür ilişki biçimi 'Ahbap çavuş ilişki' olarak isimlendiriliyor.

Partisini çok sevdiğini iddia ederek hizmete talip olanlar, talip oldukları şeyi elde edememişse çok kolayca partisine zarar verebiliyor. 'Önce partim, sonra ben' sözleri bir anda tersyüz edilerek 'Ben yoksam, partim de olmasın' biçiminde seyrediyor.

Trabzonspor'u çok sevdiğini iddia ederek hizmete talip olanlar ve Trabzonspor'u her şeyin üstünde tuttuğunu sananlar kendileri yoksa hemen karşı safa geçiyor. Trabzonspor'un daha iyi olması inancından sıyrılıp 'Ben yoksam, sana da yar etmem' deyip yola koyuluyor. Bir yandan kendilerini Trabzonspor'un gerçek sahipleri zannedip öyle davranıyorlar, öbür yandan pay edilecek mal varmış gibi aralarında kavgaya tutuşuyorlar. Sonra göremedikleri yanlışlarına toplum tepki verince şok olup karaları bağlıyorlar. Egoizm burada da öne çıkıyor. 'Önce Trabzonspor, sonra ben' olgusu tersyüz edilerek 'Ben yoksam Trabzonspor'da başarılı olmasın' anlayışına dönüyor.

Ahbap çavuş ilişki Sivil Toplum Örgütleri'nde de öne çıkıyor. Sivil Toplum Kuruluşu'nun başına geçen kişi kolay, kolay gitmiyor. Kendini sürekli kılmak için yola çıktığı arkadaşlarını bir süre sonra tasfiye ediyor. Yeni yol arkadaşları oluşturup yeni yol haritaları çiziyor.

Bugün yapılan TESOB seçimlerine bakarak Trabzon'daki yaşama dair görüşlerimizi sıraladık. Bir dönem önce 'Bu son seçimim' diyen H. İbrahim Kalfaoğlu 16 oyla seçilmesine rağmen keşke yeniden aday olmasaydı. Bir dönem önce H. İbrahim Kalfaoğlu'nun arkasında duran kooperatif Başkanı Metin Kara iki yıldır yaşadıkları kavgalardan ötürü intikam hırsına bürünüp Kalfaoğlu'nu devirmeye kalkmasaydı.

Hani Sayın Kalfaoğlu'nun yola çıktığı arkadaşları? Halil İbrahim Bey 15 yılda acaba kaç yol arkadaşını tasfiye ederek yeni arkadaşlar edindi?

Acaba Metin Kara birlikte kader birliği ettiği arkadaşlarını nasıl tasfiye ederek başkanlık koltuğuna oturdu? Kendisini devirmesinler diye acaba kaç yol arkadaşıyla yollarını ayırdı? Daha ne kadar arkadaşıyla yollarını ayıracak?

Nazım Özcan siyasette ne kadar başarı sağladı da, Sivil Toplum Örgütü'ne talip oldu? Özcan'a siyasette birlikte hareket ettiği kaç arkadaşı sahip çıktı? TESOB’ da dün ortaya çıkan sonuçlar bütün bu soruların cevaplarını veriyor.

Siyasette, sporda, Sivil Toplum Kuruluşu'nda; 'Önce Trabzon, önce Trabzonspor, önce esnafım-işçim-memurum, kentim, vizyonum, misyonum" sözleri hep bireyin kendi içgüdüsünün kamuflaj malzemesi. 'Ben yoksam neyleyim' olgusu bizim gerçek anlayışımız. Bu anlayışı terk etmeden ve birbirimize tam samimiyetimizle yaklaşmadan geleceğin Büyük Trabzon'unu oluşturamayız.

Tabii ki böyle bir iddiamız varsa!

 

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021