Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1707




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 12 müzisyen gazete okuyor
 
 
Alper Fidaner
 
 
Yayımlanan Sayı :

Eurovision Şarkı Yarışması: Son Dönem (3. Bölüm) - 22.11.2006





90'lı yıllara gelindiğinde Eurovision Şarkı Yarışması, Türkiye'de gördüğü ilgiyi kaybetmeye başlamıştı. Yıllardır bir türlü elde edilemeyen başarı, izleyiciyi yıldırmaya başlamıştı. 80'lerin ortasında başlayan bu ilgi kaybı, 90'larda özel televizyon kanallarının açılmasıyla iyice artacak, yarışma unutulmaya başlanacaktı..

1990-95 KAYAHAN
1990'da yıldızı oldukça geç parlamış bir müzisyen olan Kayahan, Eurovision yarışmasına katıldı. Kayahan'ın sözlerini yazdığı ve bestelediği Gözlerinin Hapsindeyim, yarışmada 21 puanla 17. Sırada kaldı ama, Türkiye'de çok tutuldu. Kayahan'ı uzun süre liste başında tuttu ve müzik defterinde yeni bir sayfa açtı. Kayahan'ın yanında vokalist olarak yer alan Demet de yarışma sayesinde tanındı ve dikkat çekti.

1991'de Can Uğurluer, İzel Çeliköz ve Reyhan Karaca'dan kurulu üçlünün seslendirdiği, sözleri Aysel Gürel'e müziği Şevket Uğurluer'e ait olan İki Dakika, 44 puan alıp 12. Sıraya yerleşmeyi başardı. Bu keyifli "rock'n roll" şarkısı, bugün artık meşhur pop şarkıcıları olan İzel ve Reyhan Karaca'nın önünü açmayı başardı.

1992'de, Aylin Vatankoş, Aylin Sarıkayalı'nın sözlerini yazdığı, Aldoğan Şimşekyay'nın bestelediği Yaz Bitti ile yarıştı. Sonuç, 17 puan ve 19. Sıra olabildi. 1993'te, Burak Aydos söz ve müziği kendisine ait olan Esmer Yarim'i seslendirdi. Grup, 10 puan alabildi ve 21. Sırada kaldı. 1994'te Türkiye yarışmaya katılmadı. Bir yıllık tatilin ardından 1995'te Arzu Ece, sözlerini Zeynep Talu Kurşuncu'nun yazdığı, Melih Kibar'ın bestelediği Sev ile 21 puan alıp 16. Sırada kaldı. Bu arada, yarışma Türkiye'de iyice gözden düşmüş, unutulmaya yüz tutmuştu. Ciddi bir toparlanmaya ihtiyaç vardı.

1996-97 ŞEBNEM PAKER
Yarışma öyle unutulmuştu ki, Şebnem Paker'in 1996'da Beşinci Mevsim'le 57 puan alıp 12. Sıraya yerleştiğinden pek kimsenin haberi olmadı. Oysa ki, sözlerini Selma Çuhacı'nın yazdığı, Levent Çoker'in bestelediği Beşinci Mevsim, Türkiye'nin Eurovision defterinde yeni bir sayfanın açıldığını gösteren ilk işaret olmuştu. Ne yazık ki gözden kaçtı.

Bir yıl sonra durum çok farklı olacaktı. 1997'de, Türkiye'yi yine Şebnem Paker temsil ediyordu. Bu kez yanında Grup Etnik vardı. Beste bir yıl önce olduğu gibi yine Levent Çoker'indi, sözler bu kez Mehtap Alnıtemiz tarafından yazılmıştı. Dublin'de yapılacak olan finale sessiz sedasız giden ekip, şaşırtıcı bir sonuçla geri döndü. Şebnem Paker ve Grup Etnik, Dinle ile tam 121 puan alıyor ve yarışmayı üçüncü olarak tamamlıyordu. Türkiye ilk kez Eurovision Şarkı Yarışması'nda ciddi bir derece alıyordu.

Dinle, 1984'te Halay'ın açtığı yoldu izleyen bir şarkıydı. Anadolu ezgilerinden yararlanılmış, düzenlemede saz ve ney ön plana çıkarılmıştı. Şebnem Paker de bu ritmik ve akıcı şarkının hakkını verdi, çok başarılı bir yorumla seslendirdi.

1998-2002 DURGUN DÖNEM
Dinlenin başarısının ardından, 1998 yılında Unutamazsın ile Türkiye'yi temsil eden Tüzmen, yarışmayı 25 puanla 14. Sırada bitirebildi. Bir yıl sonra 1999'da Grup Etnik eşliğinde Tuğba Önal Dön Artık adlı şarkıyı seslendirdi. Dinle'nin benzeri bir şarkı ile başarıyı yakalama şansı aranmış ama bulunamamıştı. Sonuç parlak değildi: 21 puan ve 16. Sıra.

Durgun dönemin en dikkat çekici şarkısı 2000 yılında yarışan Pınar Ayhan ve SOS'in seslendirdiği Yorgunum Anla oldu. Pınar Ayhan ve SOS, 59 puan alarak 24 ülke arasında 10. Sıraya yükselmeyi başardı. Yarışmaya katıldığımız ilk yıllarda olsa, bu derece büyük bir başarı olarak değerlendirilebilirdi. Ancak, Dinle'nin 97'de kazandığı üçüncülüğün ardından, 10. Sıra önemli bir başarı olarak değerlendirilmedi. 2001'de de Sedat Yüce, Sevgiliye Son adlı şarkısıyla iyi bir derece yaptı. 41 puan aldı ve 11. Sıraya yerleşti. 2002'de Grup Safir'in seslendirdiği Leylaklar Soldu Kalbimde, 16 sırada kaldı ve sadece 29 puan alabildi.

2003 SERTAB ERENER
2033'e gelindiğinde, TRT Eurovision Şarkı Yarışması ile ilgili ciddi bir atılım yapmaya karar vermişti. 1980'de olduğu gibi elemelerden, Türkiye finalinden vazgeçildi ve Sertab Erener'in Türkiye adina yarışmasına karar verildi. Bu karar, özellikle basında çok tartışıldı. Çeşitli bakış açılarıyla, farklı fikirler ortaya çıktı. Sertab Erener'in bu iş için uygun olmadığı söylendi. Bazı yazarlar, Ajda Pekkan'ı örnek vererek, yarışmanın katılan ünlü sanatçıların müzik hayatına ciddi bir darbe vurduğunu, Sertap Erener'in de bu işten zarar göreceğini savundu. Sertab Erener'in şarkısını İngilizce seslendireceğinin duyulmasının artından tartışmalar bu boyuta çekildi.

TRT, Sertap Erener'in plak şirketiyle işbirliği yaptı ve ciddi bir promosyon çalışmasına girişildi. Şarkı, yarışmadan önce tanıtıldı, duyuruldu. Sertap Erener ve Every Way That I Can'in başarısında bu profesyonel çalışmanın önemli bir payı oldu. Finalde sergilenen gösteri de, dansçıların ve koreografinin başarısıyla dikkat çekti.

Sözleri Demir Demirkan'a, bestesi Demir Demirkan ve Sertab Erener'e ait olan Every Way That I Can, Riga'da yapılan 48. Eurovision Şarkı Yarışması'nda hayli çekişmeli geçen bir oylamanın sonunda 167 puanla birinci oldu. Gerçi Sertab Erener ve ekibi yarışmaya iddialı gitmişti ama, yine de bu sonucun Türkiye'de yarattığı etki sevinçten önce şaşkınlık oldu. Ne de olsa yarışmaya 25. kez katılıyorduk ve o güne kadar sadece bir kez üçüncülük alabilmiştik. 1997'de Dinle ile elde edilen başarı, unutulmaya yüz tutan yarışmayı yeniden hatırlamamızı sağlamıştı. Every Way That I Can ile, bu başarı bir adım daha ileriye taşındı. Yıllardır kırılamayan zincir, sonunda parçalandı.

1975'TEN 2003'E
Eurovision Şarkı Yarışması'na ilk kez katıldığımız 1975 yılı, Türkiye'nin geçmişinde "karanlık" diye tanımlanan bir döneme denk geliyordu. Gazetelerde "Hayret, Dün Hiç Banka Soyulmadı" gibi haberler yayınlanıyor, sokaklarda insanlar öldürülüyordu... Yokluklar, kıtlıklar, kuyruklar hayatın vazgeçilmez bir parçasıydı. İlk yıl karşılaştığımız sonuç, belki de bu karanlığın bir yansımasından ibaretti. Aradan yıllar geçip de Türkiye birinci sıraya yükseldiğinde ise durum tersine dönmüştü. 2001'de Türkiye, Avrupa Basketbol Şampiyona'sında ilk kez final maçı oynadı. 2002'de Dünya Kupası'nda futbol milli takımı, ilk defa final grubuna çıktı. Eurovision'la aynı tarihlerde, Nuri Bilge Ceylan Uzak filmi ile, Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü kazandı.

Bitti

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018